ABD Başkanı Trump'ın mal varlığı açıklandı: Binlerce kalemlik finansal varlık, 927 sayfalık mali beyan raporu
ABD Kamu Etiği Ofisi (OGE) tarafından yayımlanan yıllık mali beyan raporu, Başkan Donald Trump'ın binlerce kalemde finansal varlığı bulunduğunu ortaya koydu.
OGE, Trump'ın 927 sayfalık yıllık mali beyan raporunu yayımladı.
Raporda, Trump'ın hükümet dışındaki pozisyonları da yer alırken çeşitli şirketlerde yürüttüğü yöneticilik ve başkanlık görevleri listelendi.
Başkan Trump'ın eşi Melania Trump'ın da mal varlıklarının bildirildiği raporda, "Melania" adlı kitap ve film projeleri ile NFT satışlarından sağlanan telif hakları ve net gelirler detaylandırıldı.
Raporun en uzun bölümünde ise Trump'ın farklı yatırım hesapları altında tutulan binlerce kalemde finansal varlığı yer aldı.
Trump'ın portföyünde Apple, Microsoft, Alphabet, Nvidia, Amazon, Tesla ve Meta gibi büyük şirketlerin hisse senetlerinin yanı sıra çok sayıda belediye ve devlet tahvili ile borsa yatırım fonu bulunduğu görüldü.
Tablolarda, Trump'ın yatırım pozisyonları ve bu yatırımlardan elde edilen temettü, sermaye kazancı ve faiz gelirleri, net tutarlar yerine geniş değer aralıklarıyla gösterildi.
OGE ayrıca ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in 17 sayfadan oluşan yıllık mali beyan raporunu da yayımladı.
Vance'in raporunda, kitabından, kurucusu olduğu Narya Capital firmasından, yönetici ortak olarak görev yaptığı Rise of the Rest Seed Fund'dan elde ettiği kazançlar ve değeri 250 bin ile 500 bin dolar arasında değişen bitcoin varlıkları ayrıntılı olarak yer aldı.
ABD'de Başkan ve Başkan Yardımcısı dahil mali bildirim yükümlülüğü bulunan hükümet yetkilileri, mal varlıklarını OGE'ye rapor ediyor.
***
Yargıdan Trump'a bir darbe daha: ABD Yüksek Mahkemesi, doğumla kazanılan vatandaşlık uygulamasını kaldırmayı reddetti -Buse Söğütlü-
ABD Yüksek Mahkemesi, ABD'de doğan bebeklerin anayasal olarak vatandaşlık hakkına sahip olduğuna hükmederek, Başkan Donald Trump'ın 150 yıllık bu uygulamayı sona erdirme girişimini reddetti. Mahkeme Başkanı John Roberts, 6'ya karşı 3 oyla alınan kararda, ABD'de "yasadışı şekilde bulunan ya da geçici statüyle bulunan ebeveynlerden doğan çocukların" da 14. Değişiklik uyarınca "doğumdan itibaren ABD vatandaşı" olduğunu belirtti. https://t24.com.tr/dunya/yargidan-trumpa-bir-darbe-daha-abd-yuksek-mahkemesi-dogumla-kazanilan-vatandaslik-uygulamasini-kaldirmayi-reddetti,1332984
***
Türkiye'de sorumluluğu "nasip" ve "kader" aldı: Dünya Kupası'nda istifalar peş peşe geliyor - İlhan Çelik-
Turnuvada beklentileri karşılayamayan 5 ülkenin teknik direktörü, takımlarının elenmesinin hemen ardından istifa kararı aldı; Suudi Arabistan Federasyon Başkanı görevini bıraktı.
Kuzey Amerika'nın (ABD, Kanada ve Meksika) ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası'nda alınan başarısız sonuçlar, birçok ülkede istifaları da beraberinde getirdi. Beklentilerin altında kalarak turnuvaya erken veda eden takımlarda, sorumluluğu üstlenen federasyon başkanları ve teknik direktörler peş peşe görevlerinden ayrılırken; Türkiye cephesinde istifa kararı çıkmadı. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu başarısızlığı "Allah nasip etmedi" diye açıklarken teknik direktör Vincenzo Montella "Kader bizden yana değildi" dedi.
2026 Dünya Kupası'nda beklentilerin altında kalan ülkelerde istifalar peş peşe gelmeye devam ediyor. Son olarak Uruguay teknik direktörü Bielsa ve Hollanda teknik direktörü Koeman da görevinden ayrılma kararı aldı.
Türkiye'de sorumluluğu "nasip" ve "kader" üstlendi
Turnuvaya erken veda eden ve kamuoyunda büyük eleştiri toplayan A Milli Takım'da, istifa rüzgarının aksine yola devam kararı alındı. Federasyon ve teknik heyet eleştiriler karşısında kendisini savunurken "nasip" ve "kader" vurgusu yaptı.
Hacıosmanoğlu: Allah nasip etmedi
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, teknik heyet ve oyunculara sahip çıkarak görev değişimine gidilmeyeceğini belirtti. Hayal kırıklığı yaratan elenme süreciyle ilgili eleştirilere yanıt veren Hacıosmanoğlu, durumu "Allah nasip etmedi, inşallah Avrupa Şampiyonası'nda vatandaşlarımızı güldürürüz" sözleriyle özetledi.
Montella: Kader bizden yana değildi
Turnuva istatistiklerinde üstün olmalarına rağmen istedikleri sonuçları alamadıklarını belirten Teknik Direktör Vincenzo Montella ise istifa etmeyeceğini ve daha da güçlendiğini açıkladı. İtalyan çalıştırıcı, özellikle Paraguay mağlubiyetinin ardından yaptığı değerlendirmede, "İki maçta 65 şut var, topla oynamayı söylemiyorum bile. Kader bizden yana değildi" ifadelerini kullandı.

A Milli Takım'a 16 milyon dolar prim dağıtıldı
İbrahim Hacıosmanoğlu, FIFA'dan gelen 14 milyon doların üzerine 2 milyon dolar daha eklediklerini ve takıma 16 milyon dolar prim dağıtıldığını duyurdu ve şunları söyledi: "FIFA'dan 14 milyon Dolar prim geldi. Biz de 2 milyon dolar daha ekledik. Elemelere giderken kadroya çağırdığımız bütün futbolculara eşit böldük. Onların da kaptanları her futbolcudan para alarak kendi aralarında prim dağıttılar."
Suudi Arabistan Federasyon Başkanı istifa etti
İspanya, Uruguay ve Yeşil Burun Adaları'nın yer aldığı H Grubu'nu sadece 2 puanla son sırada tamamlayan Suudi Arabistan'da ilk fatura federasyon başkanına kesildi. 2019 yılından bu yana görevde olan Yasser Al-Misehal, başarısızlığın tüm sorumluluğunu üstlendiğini belirterek Suudi Arabistan Futbol Federasyonu (SAFF) Başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı.
Teknik direktörlerden peş peşe istifalar
Turnuvada beklentileri karşılayamayan 5 ülkenin teknik direktörü, takımlarının elenmesinin hemen ardından istifa kararı aldı:
Uruguay (Marcelo Bielsa): Suudi Arabistan ve Yeşil Burun Adaları ile berabere kalıp İspanya'ya mağlup olan Uruguay'da, takımın gruptan çıkamaması üzerine ünlü Arjantinli çalıştırıcı Marcelo Bielsa görevini bıraktığını duyurdu.
Hollanda (Ronald Koeman): Turnuvanın favorileri arasında gösterilen ancak Son 32 Turu'nda Fas'a sürpriz bir şekilde elenen Hollanda'da teknik direktör Ronald Koeman, mağlubiyetin üzerinden saatler geçtikten sonra istifasını sundu.
Çekya (Miroslav Koubek): A Grubu'nda sadece 1 puan alabilen Çekya'da, teknik direktör Miroslav Koubek'in görevine son verildiği açıklandı. Çekya Futbol Federasyonu Başkanı David Trunda, ayrılık kararının karşılıklı anlaşılarak alındığını teyit etti.
Güney Kore (Hong Myung-bo): A Grubu'nu üçüncü sırada tamamlayan ancak "en iyi üçüncüler" arasına giremeyerek Son 32 biletini kaçıran Güney Kore'de, teknik direktör Hong Myung-bo takımın kamp yaptığı Meksika'da düzenlediği basın toplantısıyla istifa etti.
İskoçya (Steve Clarke): C Grubu'nda averajla geride kalan İskoçya'da, 7 yıldır takımın başında olan tecrübeli çalıştırıcı Steve Clarke resmi bir veda mektubu yayımlayarak görevinden ayrıldığını açıkladı.
Güney Kore elendi, Devlet Başkanı "soruşturma" talimatı verdi
Şu ana kadar turnuvadan elenen hiçbir ülkede Spor Bakanı düzeyinde bir istifa yaşanmamıştır. Ancak elenmenin siyasi ve idari boyutta en çok yankı uyandırdığı ülke Güney Kore oldu.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, milli takımın elenmesini "liyakatsizlik ve hizipçilik" olarak nitelendirerek sert bir tepki gösterdi. Devlet Başkanı, Kültür, Spor ve Turizm Bakanlığı'na takımın başarısızlık nedenlerini araştırması ve spor idaresinde ülke çapında reformlar başlatması için doğrudan soruşturma talimatı verdi.
***
Fatih Altaylı'dan Hacıosmanoğlu'na tepki: Yalan söylüyor; eşinin jinekoloğunu bile federasyona doldurdu
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun "TFF'de sadece yeğenimi işe aldım" sözleri tartışma yarattı. Gazeteci Fatih Altaylı, bu açıklamaya sert tepki göstererek federasyonda göreve getirildiğini öne sürdüğü isimlerin yer aldığı bir liste paylaştı. Altaylı, "Yalan söylüyor. Eşinin jinekoloğu bile orada" ifadelerini kullandı. https://t24.com.tr/spor/fatih-altaylidan-haciosmanogluna-tepki-yalan-soyluyor-esinin-jinekologunu-bile-federasyona-doldurdu,1332976
***
NATO Genel Sekreteri Rutte: Ankara'daki zirvenin en önemli konularından biri savunma sanayisi üretimini artırmak olacak
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesi yaptığı açıklamalarda zirvenin en önemli konularından birinin savunma sanayii üretiminin artırılması olacağını söyledi. Rutte, NATO için mevcut en büyük tehdidin Rusya olduğunu belirtti. https://t24.com.tr/dunya/nato-genel-sekreteri-rutte-ankaradaki-zirvenin-en-onemli-konularindan-biri-savunma-sanayisi-uretimini-artirmak-olacak,1333002
***
Dilovası faciası soruşturması | Belediye yöneticisi: İlçenin yüzde 95’i kaçak, camiler ruhsatsız, kamu binaları kaçak yapı statüsünde!-Tolga Şardan-
“Dilovası ilçesi yoğun göç ile oluşmuş, Türkiye’nin birçok bölgesi gibi yoğun kaçak yapılaşmanın olduğu bir ilçedir. Merkezinde bulunan mevcut yapı stoğunun yaklaşık yüzde 95’i kaçak yapı statüsünde olup imar mevzuatına aykırı yapılardır. Ayrıca altı tane mahalle doğrudan devlet ormanı üzerine kurulmuştur. Bu mahallelerdeki binlerce yapı ‘kaçak yapı’ statüsündedir. Örneğin, Dilovası ilçesi genelinde 34 cami bulunmaktadır. Bu camilerin 29’u ‘ruhsatsız’ ve ‘kaçak yapı’ statüsündedir. Aynı şekilde, ilçe emniyet müdürlüğü gibi pek çok kamu yapısı da ‘kaçak yapı’ statüsündedir"
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te parfüm imalathanesinde gerçekleşen ve 7 yurttaşın yaşamını yitirdiği faciayla ilgili hazırlanan müfettiş raporunun detaylarını aktarmaya devam ediyorum.
Olayın ardından ilçeye gelen İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri, ön inceleme çalışması sırasında belediye personelinden Cihan Sorgucu’nun ifadesini aldı.
Sorgucu, sıradan bir belediye personeli değil. Dilovası Belediyesi’nin ilk Yapı Kontrol Müdürü. Önceki Belediye Başkanı Hamza Şayir döneminde başından geçenleri ifadesinde anlatınca, müfettişler de Sorgucu’nun aktardığı şekliyle anlatımlarını kayıtlara geçirdi.
Uzatmadan Sorgucu’nun anlatımlarının önemli bölümlerini özetleyerek Büyüteç’e aldım.
İlçe kaçak, camiler kaçak, kamu kurumları kaçak!
Sorgucu’nun anlatımları müfettiş raporunda şöyle yer aldı:
“(…) Dilovası ilçesi yoğun göç ile oluşmuş, Türkiye’nin birçok bölgesi gibi yoğun kaçak yapılaşmanın olduğu bir ilçedir. Merkezinde bulunan mevcut yapı stoğunun yaklaşık yüzde 95’i kaçak yapı statüsünde olup imar mevzuatına aykırı yapılardır.
Ayrıca altı tane mahalle doğrudan devlet ormanı üzerine kurulmuştur. Bu mahallelerdeki binlerce yapı ‘kaçak yapı’ statüsündedir. Devlet, orman üzerine kurulmuş altı mahalleye tüzel kişilik unvanı vermiş. Bu mahallelerin muhtarlıklar bulunmakta, camileri bulunmakta, okulları bulunmakta. Her türlü kamu hizmetinden, ulaşım, elektrik, su, doğalgaz altyapısından yararlanmaktadır.
Örneğin, Dilovası ilçesi genelinde 34 cami bulunmaktadır. Bu camilerin 29’u ‘ruhsatsız’ ve ‘kaçak yapı’ statüsündedir. Aynı şekilde, ilçe emniyet müdürlüğü gibi pek çok kamu yapısı da ‘kaçak yapı’ statüsündedir. Bunların, gerek altyapı gerekse üstyapı hizmetleri kaçak yapı statüsünde olmasına rağmen halen devam etmektedir.
Dolayısıyla kaçak yapı sorunu, Dilovası’nda gerek Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı (ÇŞİB) gerek valilik ve gerekse kaymakamlık düzeyinde bilinen ve ilçenin yaklaşık yüzde 95’ni kapsayan ciddi bir sorun teşkil etmekte. Bu açıdan ele alındığında, bu durum ilçe belediyesinin kısıtlı imkanları ve kendi yerel dinamikleriyle kısa vadede çözülebilecek bir sorunu olmaktan çıkmış. Ancak merkezi hükümetin desteği ve planlaması ile bir bütün çalışmayla çözülebilecek bir büyük soruna dönüşmüştür. (…)”
“30 yıl önceki yıkım kararları bekliyor”
Eski Yapı Kontrol Müdürü Sorgucu, müfettişlere aktardığı kapsamlı ifadesinde, yıkım kararı alınmış kaçak yapılara yönelik Dilovası Belediyesi’nde yaşananları ise şöyle anlattı:
“(…) Belediyenin kuruluşundan itibaren günümüze kadar kaçak yapı işlemi yapılmış ve yıkım kararı alınmış yüzlerce kaçak yapı dosyası bulunmaktadır. Halihazırda belde belediyesi süreci de dahil olmak üzere 30 yıl önce yıkım kararı alınmış ancak günümüze kadar bütçe imkansızlıklar ve teknik imkanları yetersizliğinden dolayı yıkımı gerçekleştirilememiş dosyalar bulunmaktadır.
Bu veriler ışığında bahsi geçen Mimar Sinan Mahallesi’nde yangının gerçekleştiği bina gibi binlerce bina şu an Dilovası’nda ayakta durmakta ve her an yeni bir yangınla can ve mal kaybına sebebiyet verecek şekilde beklemektedir.
“Çözüm mümkün olmadı”
Bu durum; sadece Dilovası özelinde değil, Türkiye’de birçok şehirde yüzbinlerce kaçak bina yıkılmayı beklemektedir. Ve sadece Dilovası’nda bulunan yerel ölçekte bir sorun değil, ülkesel bir problem olarak karşımızda durmaktadır.
Bu amaçla 8 Temmuz 2025 tarihinde yapılan ve katılımın olmadığı genel yıkım ihalesi ile kısa vadede sorunu çözmek de mümkün olmadı. Bu nedenle Dilovası şehir merkezinde bulunan ve tamamına yakın kaçak yapı statüsünde olan yapıların tamamı için kalıcı bir çözüm üretmek amacıyla belediyemiz, Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, ÇŞİB, bölge milletvekillerimiz ve TOKİ ile birlikte yapılan çalışma ve değerlendirmeler neticesinde, ÇŞİ Bakanı Murat Kurum’un bizzat Dilovası’nda yaptığı konuşma ile kamuoyuna duyurduğu proje kapsamında Dilovası Tavşancıl Mahallesi’nde 187 hektar büyüklüğünde bir alan rezerve alanı ilan edildi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı adına Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırmalar tamamlandı, imar planları yapıldı ve kentsel dönüşümde kullanılmak üzere bu alana 15 bin konut yapılması planlandı. (…)”
Belediye Başkanı’nın mobbingi!
Sorgucu’nun, müfettişlere anlattığı bilgiler arasından özellikle Yapı Kontrol Müdürü olduğu dönemde bizzat Belediye Başkanı Hamza Şayir’den gördüğü sistemli baskı ve yıldırma eylemlerini anlattı.
2019’daki yerel seçimlerde Hamza Şayir’in Dilovası Belediye Başkanı seçilmesiyle sonrasında kendisine yönelik mobbing yaptığını belirten Sorgucu, şöyle konuştu ifadesinde:
“(…) 2019 yılında yapılan yerel seçimler sonucunda Hamza Şayir belediye başkanı olarak göreve geldi. Göreve başladığı ilk aylardan itibaren tarafıma sürekli baskı yaptı. Mobbinge maruz kalarak görevimi kanunlara uygun olarak yapmamı engelledi. Hamza Şayir, yasalara aykırı talimatlarını yerine getirmediğim için hiçbir ikaz ve uyarı yapmadan beni Fen İşleri Müdürlüğü görevinden alıp Temizlik İşleri Müdürlüğü görevine atadı.
Sonrasında mahkemeyi kazanmama rağmen, beni görevime iade etmeyerek mahkeme kararlarını uygulamadı. Bulunduğum birimde, görev ve yetki alanında kalan işleri yapmaya çalışırken kanunlara aykırı olan farklı bir talimatını yerine getirmediğim için beni henüz yeni atandığım bu görevden de aldı, Kentsel Tasarım Müdürü olarak görevlendirdi. Kahramanmaraş depremi sonrasında ‘kanunlara uygun iş yapan kişi’ arayışına cevap olarak beni uygun görmüş ve 17 Mart 2023 tarihinden itibaren Yapı Kontrol Müdürü olarak göreve atadı.
Başkan’ın arkadaşına tutanak, müdürlükten aldırdı!
Ancak burada da görevimi yasalara ve kanunlara uygun olarak yapmaya çalışırken, kendi yakın arkadaşına ait olan kaçak yapıya tutanak tutmama engel olmak için Yapı Kontrol Müdürlüğü’nden alarak görevimi yapmama mani oldu.
Sonrasında, beni asaleten görevde yükselme sınavı ile kazandığım müdürlük kadrosundan alıp, 17 Ekim 2023 tarihinde uzman kadrosuna atadı. Bu karara yapmış olduğum 26 Ekim 2023 tarihli itiraz sonucunda görevime iade edilmeme rağmen yine mahkeme kararlarına uymayarak görevime iade etmedi.
Toplam beş yıllık süreç içerisinde beş tane farklı birimde görevlendirilmiş ve sürekli baskıya maruz bırakıldığında görevimi yapacak imkân ve fırsatlar hiçbir zaman oluşmadı.
2019 - 2024 tarihleri arasında belediye başkanı olan Hamza Şayir, birçok toplantısında belediye başkanının yetkilerinin geniş olduğundan ve kendi tabiriyle ‘bir para basmaya bir de adam asmaya gücüm yetmez’ diyerek kanunlara uygun olarak yapmak istediğimiz işlemlere imkân ve fırsat vermedi.
Bırakın herhangi bir yapıyı yıkmayı, bir tutanak tutarken bile 15 dakika içinde ikaz edilmeden, sorgulanmadan, suçumun ne olduğu belirtilmeden görevden alındığım bir ortamda, bir kaçak yapıyı yıkmak imkansız hale gelmişti. Toplam görevde kalma sürem olan yedi aylık kısa süre içerisinde yeni kurulan ve imkân olanakları kısıtlı olan bir bütçeyle Dilovası tarihinin tamamını kapsayacak kaçak yapıların yıkımını gerçekleştirme imkanım olmadı. Bunu istememe rağmen buna ne müsaade edilmiş ne de bu yönde bir zaman sunuldu.
Yapı Kontrol Müdürlüğü, tarihte ilk defa kurulan yeni bir müdürlük olmasından dolayı bir müdür, iki yazıcı, bir saha görevlisi ve bir zabıta gibi çok az personel ile oluşturuldu. Neredeyse 30 yıllık geçmişte yer alan yıkım dosyalarının devredilmesinin ve incelenmesinin zaman alması, yıkım ihalesi düzenleyecek bir bütçenin ayrılmaması, ekipman ve iş gücü eksikliği nedeniyle programı yapılması imkânsız oldu.
Hatta bu konuyla ilgili gerekli yazışmaları yapmış ve bu imkânsızlığı belirten durumu başkanlık makamına sunmak üzere Özel Kalem Müdürlüğü’ne yazıyla belirttim. (…)”
* * *
Eski Yapı Kontrol Müdürü Sorgucu, savcılık tarafından önce gözaltına alındı. Ardından tutuklandı. İfadesi okuduğunuz kadar olmayan ve başka konularda da müfettişlere bilgi veren Sorgucu’nun suçlu olup olmadığına “bağımsız yargı” karar verecek!
Ayrıca dosyanın bütününe bakıldığında “iyi iş çıkarmış” görünüyor.
Ancak Sorgucu’nun anlatımlarına bakılırsa; dosyada önemli konumda bir kişi daha olması gerekiyor sanırım.
“O” kişiyle ilgili henüz adli ya da idari bir işlem yapılmamış anlaşılan.
Ayrıca müfettişlerin tespitine göre, 7 masum insanın hayatına mâl olan yangının gerçekleştiği iş yeri mevzuata göre hem kaçak hem de ruhsatsız. Bina hakkında 25 Ağustos 2021’de alınan yıkılma kararı var. Ancak her ne hikmetse yıkım kararı uygulanmadı.
Dolayısıyla sadece önceki Belediye Başkanı Hamza Şayir değil mevcut Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu’nun da sorumluluğu var faciada.
Okuduğunuz Büyüteç’in kalem alındığı saatlerde Çiftçi’nin “sokak köpekleriyle mücadele” çerçevesinde üç belediye başkanı hakkında “gerekli yükümlülüklerini yerine getirmedikleri” gerekçesiyle soruşturma izni verdiği bilgisi gündeme düştü.
Göreve başlamasından önceki dönemde yaşanması nedeniyle “Dilovası dosyası” hakkında bilgi sahibi olmama olasılığı bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, eski belediye yöneticisinin dikkat çekici iddiaları ve açıklamaları ışığında “insan yaşamına değer vermek adına” AKP’li Eski Belediye Başkanı Hasan Şayir ve mevcut Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu hakkında acaba müfettiş görevlendirmesi yapar mı?
/././












.webp)

