Enflasyon herkesi aynı vurmuyor! Farklı gelir grupları peynir, süt, yumurta gibi aynı temel gıdaları tüketse de yoksulların sepetindeki ürünlerin fiyatı, yüksek gelirlilerin daha kaliteli tükettiği marka ürünlerin fiyatına göre daha hızlı artıyor. Son iki ayda dar gelirlinin aldığı ürün fiyatı yüzde 8 kat artarken, zengininki yüzde 1.5 bile artmadı. Aynı tür malları tüketen insanlar gelir düzeylerine bağlı farklı enflasyon yaşarken, TÜİK’in ‘ortalama enflasyonu’ sadece sofradaki krizi gizliyor.
***Bugün bir kez daha “enflasyon eşitsizliği” meselesi üzerinde durmak istiyorum. Bu kavrama ve bu kavramı ölçmeye ve etkilerini tartışmaya yönelik kimi çalışmaların bazı sonuçlarından önceki bir yazımda da bahsetmiştim. Kavramın özelliği şu: Kavram burada yalnızca farklı gelir gruplarının farklı tüketim sepetlerine sahip olduğunu dolayısıyla enflasyonun herkes için geçerli tek bir değeri olmadığını söylemekle yetinmiyor. Daha önemli bir noktaya işaret ediyor: İnsanlar çoğu zaman aynı tür malları tüketseler bile bunların farklı marka, kalite ve fiyat segmentlerini satın alıyorlar. Örneğin, herkes peynir, süt, yağ, yumurta veya tavuk tüketiyor; ancak düşük gelirli bir hane ile yüksek gelirli bir hane peynirin ya da yağın farklı markalarını ve farklı kalite düzeyinde olanları satın alıyor. Enflasyon eşitsizliği tam da burada ortaya çıkıyor. Çünkü bu farklı segmentlerdeki “aynı” malların fiyatları aynı oranda artmıyor. Çoğu durumda düşük gelirli hanelerin tükettiği daha ucuz ürünlerin fiyatları daha hızlı yükselirken, orta ve yüksek gelir gruplarının tükettiği ürünlerde fiyat artışları daha sınırlı kalabiliyor. Sonuç olarak, aynı tür malları tüketen farklı insanlar gelir düzeylerine bağlı olarak farklı enflasyon oranlarına maruz kalabiliyorlar.
Bu nedenle enflasyonun tek ve ortak bir deneyim olduğunu varsaymak yanıltıcıdır. Ortalama enflasyon oranı toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı fiyat artışlarını görünmez kılabilir. Enflasyon eşitsizliği tartışması, enflasyonun aynı zamanda sınıfsal bir süreç olduğunu ve fiyat artışlarının toplumsal gruplar arasında eşit dağılmadığını göstermektedir.
Bu kısa yazıda dördüncü sınıfta bitirme projesi olarak bir öğrencime verdiğim küçük ve zaman sınırlı bir çalışmanın sonuçlarını sizinle paylaşacağım. Çalışmada Türkiye'nin farklı gelir gruplarına hitap eden dört zincir marketinde 10 temel gıda ürününün 24 Mart-29 Mayıs 2026 tarihleri arasındaki fiyatları izlenerek- yirmi fiyat verisi ama burada kısaltarak kullanacağız- oluşturulan bir endeksten hareketle enflasyon eşitsizliği inceleniyor. A ve B marketleri asıl olarak düşük ve orta-düşük gelir düzeyindeki tüketicilere yönelikken, C ve D marketleri orta-üst ve üst gelir grubundaki tüketicilere yönelik marketler. Aşağıdaki tablo dört marketin sepet fiyat endeksini veriyor.
Tablo 1. Market Bazında Fiyat Endeksleri (24 Mart 2026=100)
Tarih | A Marketi | B Marketi | C Marketi | D Marketi |
24.03 | 100,00 | 100,00 | 100,00 | 100,00 |
31.03 | 104,54 | 101,12 | 97,69 | 100,00 |
14.04 | 102,53 | 103,29 | 95,24 | 100,00 |
01.05 | 101,09 | 105,47 | 99,66 | 102,22 |
15.05 | 103,82 | 97,43 | 100,84 | 102,22 |
29.05 | 104,92 | 111,06 | 100,36 | 102,43 |
İkinci olarak, temel gıda sepeti üzerinden düşük ve orta-düşük gelirli hanelerin maruz kaldığı fiyat değişimini ifade eden Düşük ve Orta-Düşük Gelir Fiyat Endeksi hesapladık. Basitçe A ve B marketlerinin fiyat artışlarının ortalaması olan bu veri aşağıdaki gibi seyretmiştir.
Tablo 2. Düşük-Orta Düşük Gelir Fiyat Endeksi
Tarih | Endeks |
24.03 | 100,00 |
31.03 | 102,83 |
14.04 | 102,91 |
01.05 | 103,28 |
15.05 | 100,63 |
29.05 | 107,99 |
C ve D marketlerinin fiyat artışlarına dayalı olarak hesaplanan orta-üst ve üst gelir fiyat endeksi verileri de aşağıdaki gibidir.
Tablo 3. Orta-Üst ve Yüksek Gelir Fiyat Endeksi
Tarih | Endeks |
24.03 | 100,00 |
31.03 | 98,85 |
14.04 | 97,62 |
01.05 | 100,94 |
15.05 | 101,53 |
29.05 | 101,40 |
Bu durum, yüksek gelir gruplarına hitap eden marketlerin fiyatlama stratejilerinin farklı olabileceğine işaret etmektedir. Daha yoğun rekabet, müşteri kaybetme endişesi vb. nedenler burada etkili olabilir.
Son olarak enflasyon eşitsizliği başlığı altında iki farklı gelir grubunun enflasyon oranları arasındaki farkı hesapladık.
Tablo 4. Enflasyon Eşitsizliği Endeksi
Tarih | Fark |
24.03 | 0,00 |
31.03 | 3,98 |
14.04 | 5,29 |
01.05 | 2,34 |
15.05 | -0,90 |
29.05 | 6,59 |
Sonuç bir kez daha bize enflasyonun tek bir değer olmadığını, farklı toplumsal kesimlerin farklı enflasyon oranları olduğunu hatırlatıyor. Sonuçlar ortalama enflasyon oranlarının, özellikle düşük gelirli hanelerin gündelik hayatında yaşanan fiyat baskısını tam olarak yansıtmadığını vurguladığı gibi, ortalama enflasyon oranına bağlı olarak oluşturulan ücret ve maaş zamları, sosyal destek ve yoksulluk yardımları vb.nin de büyük olasılıkla olması gerekenden daha düşük olduğuna işaret ediyor.Bugünkü politikaların yanlış iliklediği ilk düğme ise enflasyonun yüksek olmasından en çok mağdur olanları enflasyonun sebebi olarak ortaya koymasıdır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder