Günün hatırlatması: AKP'liler emeklilerin geçim derdi için ne demişti?-soL-
Emeklilerin geçim derdi, Ankara'daki eylemde bir yurttaşın canına kıyma girişimine yol açacak bir çaresizliğe dayandı. Peki iktidar şimdiye kadar emeklilerin geçim derdi konusunda ne demişti?
AKP iktidarı yıllardır emekçilerin gırtlağına bastı ve “ekonomiyi düzelteceğim” bahanesiyle sermayeyi kurtarırken on milyonlarca emekçiyi mutlak yoksulluğa mahkum etti.
En büyük darbeyi, geçinemeyecek hale gelen emekliler aldı.
Bugün birçok ilde “Geçinemiyoruz” eylemi düzenledi emekli yurttaşlar. Fakat, ne yazık ki, Ankara’da bir emeklinin eylem sırasında yanında getirdiği tabancasıyla arkadaşlarının önünde intihar girişiminde bulunması gündeme oturdu.
Bu noktaya göz göre göre gelindi.
Peki iktidar, şimdiye kadar bu meselede ne dedi?
soL Haber hatırlatıyor.
‘Belki başka nedenlerle orada kalıyorlardır’
Geçtiğimiz aralık ayında Oksijen’den Mine Şenocaklı’nın yaptığı “Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları!” haberi büyük tartışma yaratmıştı.
O sırada Meclis’te bütçe görüşmeleri vardı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a bu konu, emeklilerin hali soruldu.
Göktaş, “Belki başka nedenlerle orada kalıyorlardır” yanıtı verdi.
Bu açıklaması çok tepki toplayınca, birkaç gün sonra bu defa gidip Ankara otellerinde kalan emeklilerle görüştüklerini söyledi ve şöyle dedi: Üzülerek gördük ki devletimizin sunduğu tüm imkanlara rağmen bireysel tercihler bilinçli olarak vatandaşlarımızı yanıltmak amacıyla toplumsal bir kriz gibi sunulmaya çalışıldı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş‘Emekliler uzun yaşıyor bu nedenle aylıklar düşük kalıyor’
Geçtiğimiz Ekim ayında vergi ve sosyal güvenlik mevzuatında değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinin TBMM Plan Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri sırasında eski Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Raci Kaya, emekli maaşlarının düşüklüğünü emeklilerin geçmişe göre daha uzun yaşamasına bağladı: Türkiye olarak, bütün SGK olarak, toplam aldığım primlerin, bana ödenen primlerin ortalama süresi yirmi yıl, Avrupa’da, Almanya’da bu süre kırk beş yıl, ortalamada da kırk yıl. Bunu niye vurguluyorum? Eskiden ‘mezarda emeklilik’ deniyordu, 50-55 yaşta ölüyorduk, şu anda 78 ortalamaya gelmişiz yani bütün veriler OECD verileridir. Yirmi yıl prim ödedikten sonra emeklilikte şu anda EYT’yle birlikte 48 yaşında emekli oldu insanlar.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Raci Kaya görevden alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) üyeliğine atanmıştı.‘Sen İsviçre’de yaşamıyorsun’
Hasan Ufuk Çakır. CHP’den milletvekili seçilmişti, AKP’ye transfer oldu, “asker selamı” verdi.
AKP’nin askeri olduktan sonra, geçtiğimiz Şubat ayında katıldığı bir televizyon programında şu sözleri sarf etti: 20 bin TL maaşın üzerinde tepinip duruyorlar. Sen İsviçre’de yaşamıyorsun. O tarafta Yunanistan, şurada Ermenistan var… İngiliz geldiğinde benim namusuma bakacak da, senin namusuna bakmayacak mı? Neden bunu düşünmüyorsunuz ya?
CHP’den istifa edip AKP’ye geçen Çakır’a rozetini AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan takmış, Çakır Erdoğan’a asker selamı vermişti. Çakır, Erdoğan'ın fotoğrafına selam durmasıyla gündeme gelmişti.Önce ‘algı operasyonu’, sonra ‘milletvekili maaşı da yetmiyor ki’...
AKP Milletvekili Mestan Özcan.
Yukarıda bahsettiğimiz emeklilerin Ankara’da ucuz otellerde kalmasıyla ilgili gündem için geçtiğimiz Aralık ayında “algı operasyonu” demişti: Emeklilerimizin gerçek sorunlarını, siyasi polemiklerin ve algı operasyonlarının malzemesi haline getiren bu yaklaşımları biz kabul etmiyoruz. Evet, emeklilerimiz vardır; evet, hayat pahalılığı vardır ama sanki bu sorunlar bu ülkede ilk kez yaşanıyormuş gibi, sanki bu ülkede 2002'den beri yapılan bir şey yokmuş gibi…
Bir ay sonra, basın mensuplarıyla buluşmada konu emekli maaşlarından açılınca, esas milletvekili maaşının yetmediğini anlatmaya koyuldu: Şöyle söyleyeyim: Ben emekli maaşımla milletvekili maaşımı sana vereceğim. Sen de gel, bunları bir ay içerisinde idare et. Buyurun, siz bu işin altından kalkın, çıkın. Başka bir şey söylemiyorum. Şöyle zannediyorlar: Arabayı devlet veriyor sanıyorlar milletvekillerine. Hayır, devlet araba vermiyor. Arabanın mazotunu veriyor sanıyorlar. Hayır, arabanın mazotunu falan da vermiyor. 'Uçaklar size bedava' diyorlar. Hayır, hiç bedava uçak falan yok. İndirimli var ama çok basit bir indirim.
Görev süresi boyunca Meclis’e tek bir kanun teklifi veya soru önergesi vermeyen Özcan’ın, komisyonlarda da herhangi bir konuşma yapmadığı görüldü.‘Tasarruf için emekliler ve asgari ücretliden kesmek lazım’
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, geçtiğimiz yıl Eylül ayında bir Youtube programında yaptığı açıklamalarda emekli maaşları konusunda külfetmiş gibi bahsetti: Allah’a binlerce şükür emeklilerin maaşını zor koşulda olsak da ödüyoruz.
Almanya ve İngiltere gibi ülkelerin tasarruf tedbirlerine gittiğini belirten Işıkhan, tasarrufu sağlamak için sosyal yardımlardan, emekliler ve asgari ücretlilerden kesmek gerektiğini söyledi.
2024 yılında Işıkhan emeklilere “nefes alıyorken” çalışmaları çağrısı yapmış ve emekliye Erdoğan’ı örnek göstererek “Cumhurbaşkanımız bile nasıl özveri ile çalışıyor” demişti.‘Gabar’daki petrolü bekleyin’
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu
Geçtiğimiz Şubat ayında AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, emekli maaşlarının düşüklüğü konusundaki eleştirilere yanıt olarak “Gabar’ı bekleyin” dedi: Terörden temizlediğimiz Gabar'da günlük 80 bin varilin üzerinde gravitesi yüksek petrol arzıyla ve 710 milyar metreküplük doğal gaz rezervimizin hanelerimize ulaşmasıyla devletimizin cebinde kalacağını görüyoruz. Bu kaynaklar başta emeklilerimiz olmak üzere bütün toplum kesimlerine refah seviyesini artırıcı, refah farkı olarak ulaştırılacaktır.
***
Ankara'da emekli eyleminde intihar: Resmi açıklama hâlâ gelmedi, emekliler 'hükümet istifa' dedi.-soL
Geçinemeyen emekliler seslerini duyurmak için Anayasa Mahkemesi'nin önünde bir araya geldi. Buluşma sırasında bir emekli yanında getirdiği silahıyla intihar etti. Hastaneye kaldırılmasına rağmen yaşamını yitirdi. Olayla ilgili yaşanan tüm gelişmeler haberimizde.
Açlığa, sefalete mahkûm edilen emekliler bugün daha adil bir yaşam talebiyle ülkenin dört bir yanında sokağa çıktı.
Yurttaşlar, çok sayıda emekli derneği ve temsilciliklerinin çağrısıyla İstanbul’dan Ankara’ya, Edirne’den Adana’ya kadar 86 noktada seyyanen zam talebiyle iktidara seslendi.
Eylemlerin merkezi Ankara'da Anayasa Mahkemesi'nin önüydü. 25 emekli örgütü seyyanen zam hakkı için saat 15.00'te buluştu.
Buluşma sırasında eyleme katılan bir emekli yanında getirdiği silahıyla intihar etti.
Emeklinin elinde "Para için değil, onur için" yazılı döviz vardı.
İntihar girişimi sonrası emekliler "Hükümet istifa!" sloganı attı.
"İntihar girişiminde bulunmadan önce birileriyle konuşurken, 'Torunum oldu, ona altın takamadım' demiş. Bu söz bile emeklinin halini, yaşadıklarını anlatmaya yetiyor."
"Dedi ki 'Ben artık geçinemiyorum. Para için değil, onurum için yaşamak istiyorum'. Bu sözlerinden sonra kafasına silahı dayadı. Silah patladı, yere yığıldı, başından kanlar akmaya başladı."
"Yıllarını ülkenin hizmetine sunmuş olan bizler, emekli olduktan sonra bu sıkıntıları yaşıyorsak benzeri olaylar kaçınılmaz olacaktır."
"Sözün bittiği yerdeyiz. Daha ne yapabiliriz? Toplu intihar mı edelim?"
Olay sırasında orada bulunan yurttaşlar yaşananları soL’a anlattı. Görgü tanıklarının açıklamalarını ilgili haberimizde okuyabilirsiniz.
https://haber.sol.org.tr/sites/default/files/2026-09/istifa.mp4
Resmi açıklama henüz gelmedi
İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Olay yerine sevk edilen ekipler, intihar girişiminde bulunan emekliye ilk müdahalede bulundu.
Emeklinin sağlık durumuna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
'Emekli maaşıyla geçinemediğini söyledi'
Avukat Ali Erdem Gündoğan “Bugün burada Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz'in açmış olduğu seyyanen zam davasıyla ilgili basın açıklaması için toplanmıştık. Fakat bizi çok üzen bir olay gerçekleşti burada. Bir emekli polis memuru arkadaşımız emekli maaşıyla geçinemediğini, emekli maaşıyla hayatını idame ettiremediğini söyleyerek arkadaşlara, daha sonra beylik tabancasını çıkararak intihara teşebbüs etmiştir. Bizi çok üzmüştür bu olay. O nedenle burada basın açıklamasını erteliyoruz. Daha sonra basın açıklamasını yapacağız. Bu intihar olayı da emeklinin ne hale geldiğini gösteriyor. Bugün emekli maaşıyla geçinmek, barınmak, sağlık ya da gıda temel ihtiyaçlarını karşılamak imkansız hale gelmiştir” dedi.
Seyyanen zam davasını açan Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal üyesi Seyfettin Çilesiz, “Ben yaşanan bu müessif olay nedeniyle konuşamayacağım. Eğer hayattaysa şifa diliyorum, rahmetli olmuşsa Allah rahmet eylesin diyorum. Olayı canlı olarak gören arkadaşım Ömer Bey bu konuda belki bizi aydınlatabilir” dedi.
https://twitter.com/i/status/2103467212673548429
TKP'den tepki: 'İktidar emekli insanımıza ‘Siz artık bu toplumda fazlalıksınız’ diyor'
Türkiye Komünist Partisi, Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde düzenlenen emekli eylemi sırasında bir vatandaşın yaşamına son verme girişiminde bulunması üzerine bir açıklama yayımladı. Açıklamada iktidarın ekonomi politikaları eleştirilerek, yaşananlar "çürümüş düzenin en acı özeti" olarak nitelendirildi, omuz omuza durma çağrısı yapıldı.
Açıklamanın tamamı şöyle:
“Ankara’da Anayasa Mahkemesi önündeki ‘geçinemiyoruz’ eyleminde bir emekli yaşamına son verme girişiminde bulundu. Sağlık durumunun çok ağır olduğunu öğrendiğimiz vatandaşımız için acil şifalar diliyoruz.
Bu çürümüş düzenin emekçilere reva gördüğü vahşi tablonun en yalın ve en acı özetidir.
İktidarın yıllardır sürdürdüğü ekonomi politikaları; ömrünü çalışarak, didinerek harcamış milyonlarca emekli insanımıza ‘Siz artık bu toplumda fazlalıksınız’ diyor.
Bu kirli çarka tek bir insanımızı dahi kurban vermemek için omuz omuza duracak, birbirimizden güç alacağız!
Halkımızın canına ve ekmeğine kasteden bu sömürü çarkından hesabı mutlaka soracağız.”
Emekli polis memuru Ali Şekeroğlu hayatını kaybetti
Emekli polis memurunun yaşamını kaybettiğini Seyfettin Çilesiz duyurdu.
X hesabından paylaşım yapan Çilesiz, "İntihar girişiminde bulunan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu maalesef vefat etmiştir. Ailesinin ve tüm emeklilerin başı sağolsun" dedi.
Emeklinin duyulmayan sesi: Yurttaşlar sefalet koşullarında yaşıyor
Hak sahipleriyle birlikte Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emekli var. Bunun 12,3 milyonu doğrudan doğruya yaşlılık aylığı alan emeklilerden oluşuyor, geri kalanı da dul, yetim ve diğer hak sahiplerinden meydana geliyor.
Yaşlılık aylığı alan 12,3 milyon emeklinin de 8,8 milyonunu işçi emeklileri oluşturuyor, en büyük emekli kesimi bu grup. Toplam 17 milyonluk emekli kesimi, aslında 16 milyon civarındaki çalışan kesim kadar niceliksel bir ağırlığa sahip.
Emekli yurttaşlar yoksulluk ve sefalet koşullarında otellerde, otogarlarda barınmak zorunda kalmalarıyla gündem olmuştu.
Günün hatırlatması: AKP'liler emeklilerin geçim derdi için ne demişti?
Emeklilerin geçim derdi, Ankara'daki eylemde bir yurttaşın canına kıyma girişimine yol açacak bir çaresizliğe dayandı. Peki iktidar şimdiye kadar emeklilerin geçim derdi konusunda ne demişti?
💬Bakan Mahinur Göktaş [Emeklilerin ucuz otel odalarında kalmaları konusunda]: ‘Belki başka nedenlerle orada kalıyorlardır’
💬Eski SGK Başkanı Raci Kaya: 'Emekliler uzun yaşıyor bu nedenle aylıklar düşük kalıyor'
💬AKP'li vekil Hasan Ufuk Çakır: ‘20 bin TL maaşın üzerinde tepinip duruyorlar. Sen İsviçre’de yaşamıyorsun’
💬AKP'li vekil Mestan Özcan: 'Milletvekili maaşı da yetmiyor ki'
💬Bakan Vedat Işıkhan: 'Allah’a binlerce şükür emeklilerin maaşını zor koşulda olsak da ödüyoruz'
💬AKP'li vekil Muhammet Emin Akbaşoğlu: 'Gabar’ı bekleyin'
Emekliyi açlık sınırına kim, nasıl itti?
Emekli aylıkları yıllar içinde enflasyon karşısında eritildi, seyyanen zam talepleri karşılıksız bırakıldı. Milyonlarca emekliyi açlık sınırının altına iten tablonun arkasında, iktidarın kemer sıkma politikaları ve patronlara aktarılan kaynaklar bulunuyor.
📍En düşük emekli aylığına sadece 3 bin 552 lira zam yapıldı.
📍Ne refah payı ne iyileştirme verildi. Bir kuruş bile seyyanen zam eklemedi.
📍Emeklinin aylığıyla açlık sınırı arasındaki makas 13 bin 836 lira oldu.
📍Çalışmak zorunda kalan emekli sayısı 3'e katlandı.
📍AKP "teşvik" adı altında patronlara dağıttığı vergi imtiyazlarını sadece 1 aylığına almaya karar verse, buradan elde ettiği kaynakla emeklilere ek zam yapabilirdi.
Emeklilerin geçim derdi ölüme kapı aralıyor: 8 ayda 108 yaşlı yurttaş iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi
Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde "geçinemiyoruz" diyerek bir araya gelen emeklilerin buluşmasında yaşanan intihar girişimi, yoksulluğun artık emeklilerin canına tak ettiği gerçeğini yüzümüze çarptı. İSİG Meclisi verilerine göre 2026'nın ilk 8 ayında en az 108 emekli ve 65 yaş üstü işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
İSİG verilerine göre 2026'da 65 yaş üstü ölümleri 👇
Ocak: 6, Şubat: 7, Mart: 6, Nisan: 18, Mayıs: 13, Haziran: 22, Temmuz: 15, Ağustos: 21
***
Ankara'daki emekliler eylem için niye Anayasa Mahkemesi'nin önünü seçmişti?-soL-
Anayasa Mahkemesi önünde emekli polis Ali Şekeroğlu'nun yaşamına son verdiği eylem sadece "eşitlik" talep ediyordu. Kamu emekçilerine verilen seyyanen zammın emeklilere yansıtılmaması tepki çekmişti. Anayasa Mahkemesi önünde toplanan emekliler seslerini duyurmak, yüksek yargıyı harekete geçirmek istemişti.
Geçinemeyen emekliler seslerini duyurmak için Anayasa Mahkemesi'nin önünde bir araya gelmişti.
Buluşmaya elinde "Para değil, onur için" yazılı döviz bulunan polis emeklisi Ali Şekeroğlu, yanında getirdiği silahını başına dayadı ve ateşledi.
Bu noktaya göz göre göre gelindi.
Peki, emekliler neden Anayasa Mahkemesi'nin önündeydi?
Emekliler eşitlik için AYM önündeydi
Emekliler bugün sadece Ankara'da değil, 81 ilde seyyanen zam talebiyle sokaklara çıktı.
Ancak Ankara'daki eylemin adresi özel bir anlam taşıyordu. Çünkü Anayasa Mahkemesi Komisyonu'nun verdiği bir onay emekliler için seyyanen zam umudu olmuştu.
15 Temmuz 2023 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemeyle çalışan memurlara 8 bin 77 lira tutarında seyyanen artış yapılırken, bu hak kamu emeklilerine tanınmamıştı.
Bu eşitsizliğin giderilmesi amacıyla Eski Yargıtay Üyesi Seyfettin Çilesiz ve avukat Ali Erdem Gündoğan tarafından hukuki süreç başlatıldı. Dava Aralık 2025'te yerel mahkemede görülmeye başlandı. Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz, yerel mahkemelerden sonuç alamayınca bireysel başvuru hakkını kullanarak Nisan 2026'da Anayasa Mahkemesi'ne gitti. Yapılan bu başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi Komisyonu, 18 Eylül'de dosyayı "kabul edilebilir" buldu ve karar verilmek üzere esastan incelemeye aldı.
Adaletsiz uygulamanın emekliye bedeli 621 bin lira
Anayasa'da yer alan eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine aykırılık iddiasıyla yürütülen başvuruda, zammın yansıtılmaması sebebiyle kamu emeklilerinin yaşadığı ekonomik kayıplar detaylı şekilde ele alındı. Zammın verilmediği günden bu yana geçen 39 aylık süreçte kamu emeklilerinin aylık net 24 bin 962 lira, toplam süreçte ise 621 bin 400 lira tutarında hak kaybına uğradığı ifade edildi.
Anayasa Mahkemesi’nin esastan incelemeye aldığı dosyaya dair henüz nihai kararını açıklamaması emekliler arasında tepkiye yol açtı. Uzun süren bekleyişe karşı sabırlarının kalmadığını belirten emekliler, mahkemenin kararını bir an önce açıklaması talebiyle mahkeme önünde toplanma kararı aldı.
Davanın kamu emeklileri lehine sonuçlanması durumunda, hem geriye dönük toplu ödemelerin yapılacağı hem de maaşlarda kalıcı ve büyük bir güncellemenin yaşanması talep ediliyor. Milyonlarca emekli, Anayasa Mahkemesi’nden çıkacak kararı bekliyor.
***
Emekliyi açlık sınırına kim, nasıl itti? -soL
Emekli aylıkları yıllar içinde enflasyon karşısında eritildi, seyyanen zam talepleri karşılıksız bırakıldı. Milyonlarca emekliyi açlık sınırının altına iten tablonun arkasında, iktidarın kemer sıkma politikaları ve patronlara aktarılan kaynaklar bulunuyor.
Yıllardır açlık sınırının altına mahkum edilen emekliler bugün 81 ilde sokağa çıktı.
Tek talepleri onları enflasyondan bir nebze olsun koruyacak seyyanen zamdı.
Kamu emekçilerine verilen seyyanen zammın emeklilere yansıtılmaması için 2023'te Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bir başvurunun "kabul edilebilir" bulunması emeklileri heyecanlandırmıştı.
Kararın da olumlu çıkması için Ankara'daki buluşmanın adresi Anayasa Mahkemesi olarak belirlendi.
Saat 15.00'teki buluşmaya dakikalar kala, elinde "Para değil, onur için" yazılı döviz bulunan bir emekli yanında getirdiği silahını başına dayadı ve ateşledi.
Akıllarda aynı soru vardı: Emeklileri canına kıymaya teşebbüs edecek noktaya nasıl gelinmişti? Yıllarca çalışıp emekliliğe hak kazanan insanları "Geçinemiyoruz" diyerek sokağa çıkmak zorunda bırakacak bu vahşi tablo nasıl oluşmuştu?
AKP'nin emekliye reva gördüğü: 3 bin 552 TL
İşçi emeklisine Ağustos ayında sadece resmi enflasyon kadar, yani yüzde 17 zam yapıldı.
İktidar inisiyatif kullanmadı. Ne refah payı ne iyileştirme verildi. Bir kuruş bile seyyanen zam eklemedi.
Böylece en düşük emekli aylığı 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldı.
Toplamda 4,5 milyon kamu emekçisi ve 3,5 milyon kamu emeklisi yine enflasyonun gerisinde bırakıldı.
Üstelik bu zam oranları, çarşı-pazardaki gerçek fiyat hareketlerinin çok gerisinde kalan TÜİK verilerine göre belirlendi.
Gelinen noktada emekli aylığı market-manav alışverişine dahi yetmiyor.
Emeklinin aylığıyla açlık sınırı arasındaki makas 13 bin 836 lira oldu.

Kamu emeklilerinin durumu daha vahim. Onlar için resmi enflasyonu görmek bile imkansız hale getirilmiş durumda.
Toplu sözleşme hükümleri nedeniyle altı aylık zam, geçmiş zammın mahsubu esasına dayandığı için kamu emeklilerinin aleyhine işliyor. Bu nedenle kamu emeklileri resmi enflasyonun 4,25 puan altında kaldı, sadece yüzde 13,52 zam aldı.
Çalışmak zorunda kalan emekli sayısı 3'e katlandı
En düşük emekli aylığı alanların sayısı 2019'da emeklilerin yüzde 7'siyken 2026'da yüzde 31'e çıkarak yaklaşık 5,1 milyon kişiye yükseldi.
Bugün her üç emekliden biri taban maaş ile geçinmeye çalışıyor.
Son 6 yılda çalışan emekli sayısı neredeyse üç katına çıktı. Türkiye'deki 17 milyon emeklinin yaklaşık 8,5 milyonunun kayıtlı veya kayıt dışı bir şekilde çalışmaya devam ettiği tahmin ediliyor.
Emeklilerin yüzde 62,2'si çalışmadan temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağını, yüzde 89'u ise emekliyken çalışma nedeninin ekonomik zorluklar olduğunu söylüyor.
Bu geçim derdinin görünmeyen yüzü doğrudan "iş cinayetleri" istatistiklerinde saklı.
İSİG Meclisi verilerine göre 2026'nın ilk 8 ayında en az 108 emekli ve 65 yaş üstü işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
Bahaneleri hazır: 'Savaş var', 'kaynak yok'...
AKP’ye göre bu bile fazla. Nitekim emeklinin alım gücünü biraz olsun artırabilecek bir fırsatlar sessizlikle geçiştirildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı da emekli aylıklarına iyileştirme yapılması ihtimaline “dedikodu” demiş ve bir kuruş dahi ek zam verilmeyeceğini duyurmuştu.
Emekli zamlarının görüşüldüğü Meclis komisyonunda konuşan AKP’li Yaşar Kırkpınar neden daha fazla zam yapılmadığını şöyle açıklamıştı: "Tabii ki bizler de emeklilerimizin bu artıştan daha fazla artışlarla refah seviyelerini yükseltilmesini istiyoruz, arzu ediyoruz ama buradaki gerek bölgenin gerekse dünyanın gerekse ülkemizin ekonomik şartları ve koşulları göz önünde bulundurularak bu değerlendirmeyi yaptık."
Emekliye asgari ücret için patronlardan 1 aylık vergi yeter
"Savaş" ve "kaynak yok" bahanesine sarılan AKP, 4 yıldır düşmeyen kronik enflasyonu görmezden gelmeye devam ediyor.
Peki, AKP’yi bunca bahane ve çarpıtmaya iten ne? Yani en düşük emekli aylığını asgari ücrete eşitlemek için kaç para lazım?
En düşük emekli aylığını alan kişi sayısı 5 milyon. En düşük aylığı almayan ama asgari ücretin altında kalan emekli sayısının da 5 milyon olduğu tahmin ediliyor.
Bu 10 milyon emeklinin aylığını 6 ay boyunca asgari ücrete eşitlemenin bütçeye yükü 270 milyar lira.
Emekliye yapılmayan zam, hükümetin bu yılki bütçe giderlerinin yüzde 1,4’üne denk düşüyor. Bu da gösteriyor ki emekliye ek zam yapmak hükümeti krize sokmuyor.
İktidarın daha yılın başında patronlardan almaktan vazgeçtiği vergi tutarı en az 3,2 trilyon lira. Yani AKP patronlardan sadece 1 aylığına vergi almaya karar verirse, buradan elde ettiği kaynakla emeklilere ek zam yapabilir.
Özetle, ortada iddia edildiği gibi ekonomik bir zorunluluk yok, açıkça sınıfsal bir saldırı var.
Kaynaklar, emeklinin mutfağına girmek yerine sermayenin büyümesine ve bütçe disiplini adı altında kemer sıkma politikalarına kurban ediliyor. Emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum eden "kaynak yok" masalı, bizzat iktidarın kendi verileriyle çökmüş bulunuyor.
***
TKP: 'İktidar emekli insanımıza ‘Siz artık bu toplumda fazlalıksınız’ diyor' -soL-
Türkiye Komünist Partisi, Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde düzenlenen emekli eylemi sırasında bir vatandaşın yaşamına son verme girişiminde bulunması üzerine bir açıklama yayımladı. Açıklamada iktidarın ekonomi politikaları eleştirilerek, yaşananlar "çürümüş düzenin en acı özeti" olarak nitelendirildi, omuz omuza durma çağrısı yapıldı.
Ankara'da Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde, emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekmek amacıyla düzenlediği eylemde bir emekli vatandaşın yaşamına son verme girişiminde bulundu. Sağlık durumunun ağır olduğu öğrenilen vatandaşın hastanedeki tedavisi sürerken, olaya ilişkin Türkiye Komünist Partisi (TKP) yazılı bir açıklama yayımladı.
Hastaneye kaldırılan emekli vatandaş için acil şifalar dilenen açıklamada, hükümetin ekonomi politikalarına yönelik sert eleştiriler yer aldı.
Yaşanan olayı "Bu çürümüş düzenin emekçilere reva gördüğü vahşi tablonun en yalın ve en acı özetidir" sözleriyle tanımlayan parti, mevcut ekonomik koşulların emekliler üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti.
TKP'nin açıklamasında, "İktidarın yıllardır sürdürdüğü ekonomi politikaları; ömrünü çalışarak, didinerek harcamış milyonlarca emekli insanımıza 'Siz artık bu toplumda fazlalıksınız' diyor" ifadelerine yer verildi.
Ekonomik kriz ve yoksullaşma karşısında dayanışma çağrısında bulunulan açıklamada, "Bu kirli çarka tek bir insanımızı dahi kurban vermemek için omuz omuza duracak, birbirimizden güç alacağız" denildi.
Açıklama, "Halkımızın canına ve ekmeğine kasteden bu sömürü çarkından hesabı mutlaka soracağız" ifadeleriyle sona erdi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
“Ankara’da Anayasa Mahkemesi önündeki ‘geçinemiyoruz’ eyleminde bir emekli yaşamına son verme girişiminde bulundu. Sağlık durumunun çok ağır olduğunu öğrendiğimiz vatandaşımız için acil şifalar diliyoruz.
Bu çürümüş düzenin emekçilere reva gördüğü vahşi tablonun en yalın ve en acı özetidir.
İktidarın yıllardır sürdürdüğü ekonomi politikaları; ömrünü çalışarak, didinerek harcamış milyonlarca emekli insanımıza ‘Siz artık bu toplumda fazlalıksınız’ diyor.
Bu kirli çarka tek bir insanımızı dahi kurban vermemek için omuz omuza duracak, birbirimizden güç alacağız!
Halkımızın canına ve ekmeğine kasteden bu sömürü çarkından hesabı mutlaka soracağız.
***
Emeklilerin geçim derdi ölüme kapı aralıyor: 8 ayda 108 yaşlı yurttaş iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.-soL-
Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde "geçinemiyoruz" diyerek bir araya gelen emeklilerin buluşmasında yaşanan intihar girişimi, yoksulluğun artık emeklilerin canına tak ettiği gerçeğini yüzümüze çarptı. İSİG Meclisi verilerine göre 2026'nın ilk 8 ayında en az 108 emekli ve 65 yaş üstü işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde "geçinemiyoruz" diyerek bir araya gelen emeklilerin buluşmasında yaşanan intihar girişimi, yoksulluğun artık emeklilerin canına tak ettiği gerçeğini yüzümüze çarptı.
Emekli maaşıyla geçinemeyen, kimi zaman emeklilik hakkını dahi elde edemediği için çalışmaya devam etmek zorunda kalan yüz binlerce yaşlı yurttaş var.
Bu geçim derdinin görünmeyen yüzü doğrudan "iş cinayetleri" istatistiklerinde saklı.
Geçinemedikleri için inşaatlarda, tarlalarda ya da fabrikalarda çalışmaya devam eden emekliler, çalışırken hayatını kaybedenler arasında yer alıyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin aylık raporları, emeklilerin ölüm oranındaki artışı somut rakamlarla ortaya koyuyor.
İSİG verilerine göre 2026'da 65 yaş üstü ölümleri
İSİG Meclisi'nin Ocak-Ağustos 2026 dönemine ait aylık raporlarında yer alan "yaş gruplarına göre dağılım" tablolarına göre, yılın ilk sekiz ayında 65 yaşı devirmiş en az 108 işçi, çalışırken hayatını kaybetti.
Aylara göre dağılım şöyle:
- Ocak: 6
- Şubat: 7
- Mart: 6
- Nisan: 18
- Mayıs: 13
- Haziran: 22
- Temmuz: 15
- Ağustos: 21
Rakamlar özellikle Nisan, Haziran ve Ağustos aylarında belirgin bir sıçrama gösterdi.
İSİG Meclisi, Mayıs ayı raporunda bu tabloya özel bir başlık ayırarak "Emeklilik hakkını kazanamayan ya da kazandığı halde geçinemediği için inşaatlarda çalışan, tarlalarda çift süren, sokaklarda atık toplayan 50'li, 60'lı ve 70'li yaşlardaki işçiler düşerek, zehirlenerek, trafik kazasında hayatlarını kaybetmeye devam ediyor" ifadesine yer verdi.
Hangi sektörlerde çalışırken öldüler?
Raporlara göre 65 yaş üstü ölümleri belirli bir sektöre değil, güvencesizliğin en yoğun olduğu üç alana yayılmış halde:
Tarım: Yaşlı işçi ölümlerindeki artışın en görünür nedenlerinden biri tarımsal üretim dönemleri. Nisan, Mayıs, Haziran ve Ağustos aylarında çiftçi/tarım işçisi ölümlerindeki artış, yaşlı ölümlerindeki artışla doğrudan örtüştü. Traktör devrilmeleri, hasat döneminde aşırı çalışma ve sigortasızlık öne çıkan nedenler arasında.
İnşaat: Emeklilik yaşını geçmiş birçok işçi, düşük emekli maaşını tamamlamak için inşaat şantiyelerinde çalışmaya devam ediyor. Yüksekten düşme ve ezilme/göçük kaynaklı ölümler bu grupta da sık görülen nedenler arasında.
Fabrika/Sanayi ve taşımacılık: Raporlarda özellikle mobilya, metal ve gıda fabrikalarında ağır çalışma koşulları altında kalp krizi/beyin kanaması nedenli ölümlerin 50 yaş üstü ve 65 yaş üstü işçilerde yoğunlaştığına dikkat çekiliyor. Taşımacılıkta ise uzun mesai yapan yaşlı şoförlerin trafik kazalarında hayatını kaybetmesi tekrarlayan bir örüntü olarak kayıtlara geçti.
İSİG Meclisi, bu tabloyu "2024 yılı iktidar tarafından 'emekliler yılı' ilan edilmişti ancak gerçekler tam tersi" sözleriyle özetledi.
/././
Emekli ölümüne çırpınıyor!-Atilla Özsever/soL-
Seyyanen zam eylemiyle ilgili olarak bugün Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde bir emeklinin “geçinemiyor” diyerek intihar etmesi, emeklilerin yaşam koşullarının ne kadar vahim bir durumda olduğunu gösteriyor. İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde de emekliler adeta haykırdı!
Memurlara verilen seyyanen zammın başta memur emeklileri olmak üzere tüm emeklilere yansıtılması talebiyle 81 ilde emekliler sokağa çıktı. Konuyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan bireysel başvurunun bugün (25 Eylül 2026) Yüksek Mahkeme’de görüşülmesi gündeme gelince emekli örgütleri harekete geçti.
Emekli polis memuru Ali Şekeroğlu isimli bir yurttaş, bugün AYM önünde, “Emekliyim. Geçinemiyorum. Gelinim işsiz, damadım işsiz” dedikten sonra beylik tabancasıyla intihar girişiminde bulundu. Daha sonra Gazi Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırılan Ali Şekeroğlu’nun bütün tıbbi müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği bildirildi.
Bu durum, 17 milyonluk bir emekli kitlesinin büyük bir çoğunluğunun hangi yaşam koşullarında olduğunu bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. 23 bin 552 liralık en düşük emekli aylığının açlık sınırının (37 bin 388 lira) neredeyse yarısı kadar olması da emeklilerin ne kadar güç koşullarda yaşadıklarını gözler önüne seriyor.
'Para değil onur için'
Emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun intiharından önce “Para için değil, onurumuz için” yazılı bir dövizi tuttuğu hatırlatıldı. Eyleme katılan kuruluşlar içinde yer alan Tüm Emeklilerin Sendikası tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Emekliler sadaka istemiyor. Bir ömür çalışarak kazandıkları haklarını, insanca yaşayabilecek bir aylığı ve onurlu bir yaşamı istiyor. ‘Para için değil, onurumuz için’ sözü unutulmamalıdır.”
Türkiye Komünist Partisi (TKP) de yaptığı açıklamada, “Bu durum, çürümüş düzenin emekçilere reva gördüğü vahşi tablonun en yalın ve en acı özetidir. Halkımızın canına ve ekmeğine kasteden bu sömürü çarkından hesabı mutlaka soracağız” denildi.
Seyyanen zam talebi
Birlik Dayanışmacı Emekliler adlı emekli yurttaş inisiyatifinin çağrısı üzerine emekli sendikası, derneği ve platformundan oluşan 24 emekli örgütü, 2023 yılından itibaren memurlara ödenen seyyanen zammın memur emeklileri ile birlikte işçi, Bağ-Kur’lu dahil tüm emeklilere yansıtılması talebiyle bugün 81 ilde basın açıklaması etkinliğinde bulundu.
Bu konuda öncelikle memurlara verilen seyyanen zammın memur emeklilerine de yansıtılması yönünde Anayasa Mahkemesi’ne bir bireysel başvuru yapılmıştı. Bu başvurunun bugün AYM’de ilk görüşmesinin yapılacağı bildirilmişti.
2023 yılında memurlara 8 bin 77 lira olarak ödenen seyyanen zammın bugünkü değeri net 24 bin 962 liradır. Memur emeklilerinin aylık 24 bin 962 lira ve toplam olarak da 39 aylık 621 bin 400 lira bir kayba uğradığı ifade edildi.
Çağlayan’daki eylem
İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde de Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK Devrimci Emekliler Sendikası ve Emekli Meclisleri Sendikası’nın oluşturduğu Emekli Sendikaları Platformu basın açıklaması etkinliğinde bulundu.
Etkinlikte yapılan ortak açıklamada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında seçimlerden önce memurlara verilecek seyyanen zammın memur emeklilerine de yansıtılacağı sözü hatırlatıldı. Açıklamada, “AKP Grup Başkanı Emin Akbaşoğlu da ‘Bu düzenlemeden bütün emekliler yararlanacaktır’ sözünü vermesine rağmen bugüne kadar verilen sözler tutulmadı” denildi.
“Emeklilerin devasa bir yoksulluk içinde bulunduğu” belirtilen açıklamada, AYM’nin de bir an önce bu başvuruyu sonuçlandırıp emekli lehine hak edilen kararı vermesi gerektiği ifade edildi.

Haykırılan sloganlar
Emekliler, Çağlayan’daki etkinlikte şu sloganları haykırdılar:
“Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Sermayeye değil, emekliye bütçe”, “Sefalete teslim olmayacağız”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Hükümet istifa”, “Yılgınlık yok, direniş var”.
Etkinliğe ayrıca Emeklilerin Sesi Derneği üyeleri de destek verdi, çeşitli siyasi parti temsilcileri de eylem alanındaydı. Bu arada etkinliğe daha fazla katılımın olması gerektiği de gözlemlendi.
/././
(Derleyen: mstfkrc)








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder