Özgür Özel 'Mücahit Birinci' dosyasını açıkladı: Belge paylaştı + Hakkındaki iddiaların ardından AKP'li Mücahit Birinci'den ilk açıklama +AKP'li Mücahit Birinci hakkında soruşturma başlatıldı -BİRGÜN-

 Özgür Özel 'Mücahit Birinci' dosyasını açıkladı: Belge paylaştı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "AK Parti kuruluş yıl dönümü hediyen geliyor, bekle" dediği dosyayı açıkladı. Özel, AKP'li Mücahit Birinci'nin İBB soruşturmasından tutuklu Murat Kapki ile 31 Temmuz 2025 günü konuştuğunu belirtti. Özel, Birinci'nin Kapki'ye "1,5 sayfalık bir ifade tutanağını önüne koyup, 'Bunu imzalayacaksın ve üstüne de 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış gideceksin' dediğini" aktardı. Özel ayrıca Kapki'nin, Birinci'den şikayetçi olduğu belgeyi de paylaştı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

Özgür Özel, dün Bayrampaşa'daki mitingde, "AK Parti kuruluş yıl dönümü hediyen geliyor, yarın 12.00'yi bekle. Tayyip Bey, hani 'Turpun büyüğü heybede.' diyorsun ya. Heybede tutmayacağım, yarın 12.00'yi bekle. İmzalı, yazılı… Açık açık isimler yazıyor. Ak Toroslar çetesi çöküyor. AK Parti çöküyor. Yarın AK Parti'ye kuruluş yıl dönümü hediyesi" ifadelerini kullanmıştı.

CHP Lideri Özel, burada yaptığı açıklamada söz konusu dosyayı açıkladı.

Özgür Özel, AKP'li Mücahit Birinci, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasından tutuklu olan Murat Kapki ile 31 Temmuz 2025 günü konuştuğunu ifade etti.

Özel, şunları anlattı: "AKP'de görev yapmış Mücahit Birinci denilen arkadaş gider. Murat Kapki'yle konuşur 31 Temmuz 2025 günü. 1,5 sayfalık bir ifade tutanağını önüne koyup, 'Bunu imzalayacaksın ve üstüne de 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış gideceksin' dedi."

Özgür Özel, Murat Kapki'nin Mücahit Birinci'den şikayetçi olduğu belgeyi de kamuoyuyla paylaştı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a çağrıda bulunan Özel, "Tarihi bir noktadasın. HSK'yı olağanüstü toplantıya çağıracaksın. Gerçekten doğru, hepimizin rızasını alabilecek soruşturmayı yapacak birilerini görevlendirip soruşturmayla herkese güvenceyi vereceksin" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel'in açıklamalarının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Mücahit Birinci hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmaya ilişkin konuşan Özel, "Mutlaka, hızlı bir şekilde kendisine ait dijital dökümanlara el konulması lazım" dedi.

Özgür Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

https://youtu.be/nJJp04MDxIM

"Saat 12.00 bir kesit. Bundan öncesi ve bundan sonrası elbette farklı olacak. AK Parti iktidarının tüketinişinin ve savruluşunun önemli bir kilometre taşı...

19 Mart'ta darbenin bildirisini yayınladılar. Manşetlere şöyle yansıdı; 'Ekrem İmamoğlu 650 milyar lira yolsuzluk yaptı, bu paralar ele geçirildi, gözaltına alındı, tutuklanmak için mahkeme önüne çıkarılacak.' O günden sonra dev kasalar dedikleri, bir kör delikli kuruş yok. 560 milyar lira dedikleri paranın 6 yıldır yönettiğimiz belediyenin bütçesinde 60 milyar fazla olduğu çıktı. 1 TL'sini ispatlayamadılar.

Boş dosyayı doldurmak için ilk önce gizli tanık, ağaç isimleri verdiler. O gizli tanıklar bir şey söyledi ama AİHM ve AYM kararları diyor ki; 'Gizli tanık ifadeleri somut olarak desteklenmeli.' Gizli tanıklara iftirayı attırdılar, bir tane somut delil bulamadılar.

Gittiler iftirayı attırdılar, bir tane somut delil bulamadılar. İş geldi yeni bir mekanizmaya; bir kişiye bir avukat zorunluluğu. İftira at kurtul mekanizması. Birazdan en somutunu göreceksiniz.

Öyle bir çorap söküğü başlayacak ki bu iftiralardan; bu itirafları yapanlar, esas nasıl iftira atmaya zorlandıklarını öyle bir anlatacaklar ki dünyanın en büyük organize kötülük hareketi çökecek, bunun dünya çapında izlenecek filmleri olacak. iftira atanların nasıl iftira atmaya zorlandıkları anlatacaklar ki dünya çapında istiyor.

Ben bunları Meclis Başkanımıza biraz anlattım. 'Bunlar olur mu?' dedim. 'Bunlar varsa öl ki öleyim' dedi.

HSK'ya başvurumuzu yaptık. Bir kez daha çağrıda bulunduk; iddia ediyorum ki, biliyorum ki; İBB soruşturması, burayla çalışan müteahhitlerin önemli bir kısmına gözaltı yapıyorlar, içeri koyuyorlar. Sonra itirafçı yapıyorlar, sonra çıkıyorlar.

Yener Toruner, İBB soruşturmasında tutuku olan kişi. Mehmet Yıldırım, kendisiyle konuşmuş. Kızının düğünüyle ilgili kadar konuşmuş. Düğünü iptal ettiler, 'düğüne kadar çıkabilirsin' demiş. 'Oğlun İBB'de çalışıyormuş, savcı da bunu biliyor, oğlunu da alırız' demiş. Gel demiş, bu işi halledelim, güzelce imzanı at, bunları söyle demiş. Kişi 'onu yapamam, bunu yapamam' deyince, 'Korkma ya savcı beyin de haberi var' demiş.

Sayın Yener Toruner, bir suç duyurusu olarak, satır satır yazarak verdi, biz de bunu HSK'ya verdik.

'MÜCAHİT BİRİNCİ' AÇIKLAMASI

Ak toroslar çetesinin irtibat içinde olduğu bir avukat arkadaş, İBB soruşturmasında tutuklu olan Murat Kapki'ye gider. Murat Kapki, kendisinden istenen ifadeye vermediği için içeride tutuklu bir kişi. AKP'de görev yapmış Mücahit Birinci denilen arkadaş gider. Murat Kapki'yle konuşur 31 Temmuz 2025 günü. 1,5 sayfalık bir ifade tutanağını önüne koyup, 'Bunu imzalayacaksın ve üstüne de 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış gideceksin' dedi.

ADALET BAKANI'NA ÇAĞRI

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a sesleniyorum; tarihi bir noktadasın. HSK'yı olağanüstü toplantıya çağıracaksın. Gerçekten doğru, hepimizin rızasını alabilecek soruşturmayı yapacak birilerini görevlendirip soruşturmayla herkese güvenceyi vereceksin. Bu çete çökecek, o bulunamayan ama aslında başka yerlerden temin edilen yerler bulunacak. Ondan sonra bu dosya yeni baştan tıkır tıkır görülecek.

MÜCAHİT BİRİNCİ HAKKINDA SORUŞTURMA

Mücahit Birinci'nin hakkında soruşturma önemli. Mutlaka, hızlı bir şekilde kendisine ait dijital dökümanlara el konulması lazım. Telefonuna, bilgisayarına, ciddi bir arama yapılması lazım. Elini kolunu sallaya sallaya gezmemesi lazım.

                                                              ***

Hakkındaki iddiaların ardından AKP'li Mücahit Birinci'den ilk açıklama

AKP'li Mücahit Birinci, CHP lideri Özgür Özel'in iddialarına yönelik "Şu zırvaların bir bitsin sana kendi öngördüğüm sürede bir cevap vereceğim. Çok uzun sürmeyecek. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacak" diye yanıt verdi. Özel'in açıklamalarının ardından Birinci hakkında soruşturma başlatılmıştı.

AKP'li Mücahit Birinci, CHP lideri Özgür Özel'in açıklamalarına yanıt verdi.

Birinci, X hesabından yaptığı açıklamada, "Şu zırvaların bir bitsin sana kendi öngördüğüm sürede bir cevap vereceğim @eczozgurozel... Çok uzun sürmeyecek. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacak" ifadelerini kullandı.

ÖZEL NE DEMİŞTİ?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP'li Mücahit Birinci'nin İBB soruşturmasından tutuklu Murat Kapki ile 31 Temmuz 2025 günü konuştuğunu, Birinci'nin Kapki'ye "1,5 sayfalık bir ifade tutanağını önüne koyup, 'Bunu imzalayacaksın ve üstüne de 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış gideceksin' dediğini" aktarmıştı. Özel ayrıca Kapki'nin, Birinci'den şikayetçi olduğu belgeyi de paylaşmıştı.

Açıklamaların ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Murat Kapki ve Mücahit Birinci arasında geçtiği belirtilen görüşmeye ilişkin soruşturma başlattı.

                                                        ***

AKP'li Mücahit Birinci hakkında soruşturma başlatıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, AKP'li avukat Mücahit Birinci'nin, İBB soruşturması tutuklularından Murat Kapki ile yaptığı görüşme ve serbest bırakılması için imzalaması gerektiğini söylediği ifadeye yönelik iddialar hakkında soruşturma başlattı. CHP lideri Özel, Birinci'nin Kapki'ye "1,5 sayfalık bir ifade tutanağını önüne koyup, 'Bunu imzalayacaksın ve üstüne de 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış gideceksin' dediğini" aktarmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Murat Kapki ve Mücahit Birinci arasında geçen görüşmeye ilişkin soruşturma başlattı.

Başsavcılık'tan yapılan açıklamada, "Murat KAPKİ ile avukat Mücahit BİRİNCİ arasında cezaevinde gerçekleştirdiği belirtilen görüşme süreci ve içeriği ile ilgili iddialara ilişkin araştırma yapılması amacıyla resen soruşturma başlatılmış olup gelişmelerden ayrıca gerektiğinde bilgilendirme yapılacaktır" denildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"14.08.2025 tarihinde bazı basın yayın kuruluşları , sosyal medya kuruluşları vasıtasıyla öğrenilen ,Cumhuriyet Başsavcılğımızın 2024/228233 sayılı soruşturma dosyamız tutuklu şüphelilerinden Murat KAPKİ ile avukat Mücahit BİRİNCİ arasında cezaevinde gerçekleştirdiği belirtilen görüşme süreci ve içeriği ile ilgili iddialara ilişkin araştırma yapılması amacıyla resen soruşturma başlatılmış olup gelişmelerden ayrıca gerektiğinde bilgilendirme yapılacaktır . Kamuoyuna duyurulur."

ÖZEL BELGE PAYLAŞMIŞTI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezi'nde yaptığı basın açıklamasında, AKP'li avukat Mücahit Birinci'nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturmalarda tutuklanan Murat Kapki ile 31 Temmuz 2025 günü görüştüğünü, Birinci'nin Kapki'ye "1,5 sayfalık bir ifade tutanağını önüne koyup, 'Bunu imzalayacaksın ve üstüne de 2 milyon dolar vereceksin, buradan tıpış tıpış gideceksin' dediğini" aktarmıştı.

Özel ayrıca Kapki'nin, Birinci'den şikayetçi olduğu belgeyi de paylaşmıştı.

                                                                 ***

BİRGÜN

soL "Köşebaşı + Gündem" -14 Ağustos 2025 -

CHP 'Aydın' krizini doğruladı: 'Çerçioğlu yolsuzluk dosyaları nedeniyle AKP'ye geçecek'

CHP Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AKP'ye geçeceğini doğruladı. Özel, Çerçioğlu'na "ya içeri atıl ya da gel partime katıl" dendiğini söyledi. Aydın'da yeni görevlendirmeler yaptığını duyuran CHP "tehditlerle istifa eden" üyelerini geri dönmeye çağırdı.

CHP'li Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun AKP'ye geçeceği CHP tarafından doğrulandı. CHP'nin açıklamasından kısa süre önce AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan sinyali verip partisine yeni katılımlar olacağını belirtmiş ve salondan gelen tezahüratlar üzerine, "Ne kadar Aydın var burada, göreyim" ifadelerini kullanmıştı.

CHP'den Aydın açıklaması

Çerçioğlu’nun AKP’ye geçeceği iddiaları sonrası Aydın’a giden CHP Genel Başkan Yardımcıları Ensar Aytekin ve Gökan Zeybek bugün düzenledikleri basın toplantısında iddiaları doğruladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, tutuklu belediye başkanlarını anımsatarak, "Zayıf halka aradılar, Aydın'da buldular" dedi.

Aydın’da “işten çıkarma tehdidi” ile CHP’den istifa edenlere seslendiğini söyleyen Aytekin “CHP'ye geri dönün. Burası kimseyi aç bırakmayacaktır. Aydın'daki üyelerimize sesleniyorum. Bu ihanete karşı, her bir kişiyi partimize katılmasını davet etmesini istiyoruz. CHP'nin gücü sayesinde yıllardır 'Topuklu Efe' naralarını atanlar önüne bir dosya koyulduğu anda topuklayarak gidip AKP saflarına katılmayı tercih etme noktasına gelmişlerdir. Hainler ile direnenleri asla unutmayacağız” diye konuştu.

Gökhan Zeybek ise Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde yeni görevlendirmeler yaptıklarını duyurdu.

Zeybek CHP’nin Grup Başkanvekili olarak Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in, Grup Sözcüsü olarak Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in seçildiğini açıkladı.

Çerçioğlu’nun yalnızca kendisinin değil beraberinde etkilediği belediye başkanlarını ve meclis üyelerini de AKP’ye götürmek istediğini kaydeden Zeybek, Çerçioğlu için “Bedel ödenen bir dönemde şahsi çıkar iddiası ile iktidar partisine gidiyor olmasını Aydın halkına anlatamayacak” dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, AKP'ye geçeceği iddialarının ardından Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun "başka arayışlar" içine girdiğini doğruladı.

Aydın Büyükşehir Belediyesi'nde grup başkanvekili dahil olmak üzere seçim yaptıklarını duyurdu.

Zeybek, Çerçioğlu için "Belli ki sadece kendisi geçmek istemiyor, beraberinde belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin de bir kısmını AK Parti'ye götürmek istiyor" dedi. 

Çerçioğlu'nun Aydın'da "insan içine çıkamayacağını" insanların ona göstereceğini kaydeden Zeybek "Bugünler geçecek" dedi. 

Zeybek, "Bugünlerden geriye direnenler kalacak" ifadesini kullandı ve "AK Parti'ye geçen belediye başkanlarının siyasi ömürleri sadece bir sonraki seçime kadar olacaktır" diye konuştu.

Özgür Özel: 'Ya içeri atıl ya partime katıl' diyorlar, yazıklar olsun

Silivri'de cezaevi ziyareti sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Özlem Çerçioğlu'yla ilgili şunları söyledi:

"Özlem Çerçioğlu'na şunu söylüyorlar: 'Aziz İhsan Aktaş'la çalışmışsın, ya içeri atıl ya da gel partime katıl'. Olay bundan ibarettir. Özlem Çerçioğlu suçsuz olduğunu iddia edip bu haksızlığa karşı içeride yatan bu kadar mert adam varken bu mertliği gösteremeyip..."

Erdoğan'a seslenen Özel "Aydın'ı almak Aziz İhsan Aktaş üzerinden 'ya içeri tıkıl ya partime katıl' demekle oluyorsa ben sana ne diyeyim? Bu mu mertlik, bu mu senin siyasetteki mücadele gücün? Böyle mi alacaksın Aydın'ı? Bir dahakinde yine alacağım Aydın'ı? Yazıklar olsun!" ifadelerini kullandı.

CHP Gençlik Kolları: İstifa doğru değil, görevden alındılar

CHP Gençlik Kolları Genel Sekreteri Deniz Bozkurt, CHP Aydın İl Gençlik Kolları Başkanı ve yönetiminin görevden alındığını duyurdu.

Bozkurt sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

''Aydın İl Gençlik Kolları Başkanı’nın istifa ettiği haberi doğru olmamakla birlikte, partimizin ilkelerine, amaçlarına ve çalışma kurallarına aykırı disiplinsiz tutumları nedeniyle;

Aydın İl Gençlik Kolları Başkanı Sosyal Kılıç ve Yönetimi,

Karacasu İlçe Gençlik Kolu Başkan ve Yönetimi,

Köşk İlçe Gençlik Kolu Başkan ve Yönetimi,

Karpuzlu İlçe Gençlik Kolu Başkan ve Yönetimi,

Nazilli İlçe Gençlik Kolu Başkan ve Yönetimi,

Yenipazar İlçe Gençlik Kolu Başkan ve Yönetimi,

Gençlik Kolları Merkez Yönetim Kurulumuzca görevden alınmıştır.''

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'yle (İBB) başlayan CHP'li belediyelere yönelik operasyonların ardından partide çatlaklar büyüdü.

Bir süredir operasyonların devam edeceği AKP'li isimler tarafından dillendirilirken, Muğla ve Aydın'ın ismi geçmiş, İzmir'deyse İzBB Başkanı Cemil Tugay önceki yönetimi işaret edip masaya oturduğu bakanlarla aradan sıyrılmıştı.

Daha önce yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen Aydın Büyükşehir Belediyesi'ne İçişleri Bakanlığı 2021'de soruşturma izni vermiş, bakanlık müfettişleri, Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile aralarında üst düzey bürokratların da bulunduğu 32 belediye çalışanı hakkında ön inceleme raporu hazırlamıştı. Ancak Çerçioğlu ve şüpheliler Danıştay'a itiraz etti. Bunun üzerine yeni İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, göreve geldikten sonra tekrar soruşturma izni verdi. Bu izin çerçevesinde de yeniden rapor hazırlandı.

'Çerçioğlu yolsuzluk iddiaları nedeniyle rotasını AKP’ye çevirmişti' iddiaları

Konuyla ilgili bu süre zarfında herhangi bir adım atılmazken, son haftalarda Çerçioğlu'nun AKP'li ve MHP'li isimlerle görüşmeler yaptığı kentte konuşuluyordu.

İlk iddia Çerçioğlu'nun belediye başkanlığından bu yana 16 yıldır yanında bulunan eski basın müdürü ve gazeteci Önder Yıldırımcan'dan 1923tv isimli Youtube kanalında gelmişti. Aydın Şafak'ta yer alan habere göre, Yıldırımcan'a göre Nisan ayında Çerçioğlu AKP'ye geçiş için ön hazırlık ve altyapı çalışmalarına başladı. Yıldırımcan, "AK Parti'ye yakınlığı ile birlikte saygın anket firmalarından biri olarak bilinen Optimar Araştırmanın telefon vasıtasıyla yaptığı anketlerde CHP'li büyükşehir belediye başkanı Özlem Çerçioğlu'nu sorması ilginç değil mi? Valla bana ilginç geldi" diye yazdı.

Hakkında milyarlarca liralık yolsuzluk, usulsüzlük iddiaları bulunan Çerçioğlu için haberde şöyle denildi:

"Çerçioğlu’nun AKP’ye dümen kırmasındaki son etken Genel Başkan Özgür Özel’in Kuşadası ve Didim ziyaretleri oldu. Özel’in Çerçioğlu’nun davetini kabul etmemesi bardağı taşıran son damla oldu. Bu süreçte gelecek dönem adaylığı konusunda umutlarını yitiren Çerçioğlu, Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ve kadim dostu Mehmet Ağar aracılığı ile AKP’ye rozet değiştirebileceği mesajı gönderdi. Bu arada da bu ikilinin girişimleri sonucu ile son Başbakan Binali Yıldırm ile bir görüşme sağlandı. Yıldırım’ın Çerçioğlu’nun transferine yeşil ışık yakması sonrasında Aydın’da Özgür Özel’in aylar öncesinde açıklanan büyük İzmir Mitingi’ne alternatif Haluk Levent Konseri düzenlenerek Aydınlı partililerin CHP’nin Ege buluşması sabote edildi. Tüm çevre iller ve ilçeler İzmir’de Ekrem İmamoğlu’na destek için buluşurken, Çerçioğlu bu organizasyona kişisel katılım sağlayarak niyetini kamufle etti."

Cumhur İttifakı'yla görüşmeler yaptı

Çerçioğlu'nun geçtiğimiz günlerde Aydın MHP’nin önde gelen isimleri İl Başkanı Haluk Alıcık ve Burak Pehlivan ile toplantı yaptığı da ileri sürüldü.

Eski Aydın Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Tahsin Kocaman'ın ardından, Haziran ayında Çerçioğlu'nun 10 yıldan fazla makam şoförlüğünü yapan Aytekin Hızer de AKP'ye katılmıştı.

CHP'li vekil: Sultanhisar, Söke, Yenipazar belediye başkanları da AKP'ye geçecek

HaberTürk'ten Mahir Kılıç'ın yazdığı iddiaya göre, Çerçioğlu'nun 14 Ağustos’ta AKP’ye katılacağı ve rozetini AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takacağı öne sürüldü.

Eski CHP Milletvekili Mehmet Sevigen de tv100'de katıldığı programda, "CHP’ye çok emek vermiş bir arkadaşım aradı. Çerçioğlu’nun bugün istifa ettiğini ve partiden 3 tane belediye başkanı ile AK Parti’ye geçeceğini söylediler" dedi.

Sözcü TV'ye konuşan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ise iddiaları doğrulamakla kalmadı, Sultanhisar, Söke, Yenipazar belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceğini söyledi.

AKP Aydın İl Başkanlığı Özel Kalem Müdürü Cumali Uçar ise yazılı açıklama yaparak iddiaları kesin bir dille reddetti. Uçar, “Sayın Özlem Çerçioğlu’nun ne Cumhur İttifakı paydaşlarımızla ne de AK Partimizde olamayacağını hepimiz biliyoruz. Böyle bir gündemimiz yok. Perşembe günü Aydın’dan sadece Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya ve 13 belediye meclis üyesi partimize katılacak” ifadelerini kullandı.

Çerçioğlu tarafından henüz bir açıklama gelmedi.

4
Özlem Çerçioğlu ve Binali Yıldırım.

Çerçioğlu hakkındaki soruşturmalar

Aydın Şafak'taki habere göre, Çerçioğlu, Aziz İhsan Aktaş dosyasında, ilk tutuklanması gerekenlerin başında geliyordu. Yaklaşık dört milyar liralık ihaleye fesat suçları yaklaşık beş yıl önce İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Arif Yıldırım tarafından tespit edilmişti.

Arif Yıldırım tarafından dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya verilen raporda Çerçioğlu ve diğer adı geçenlerin açığa alınması ve yargılanmaları talep edilmişti.

Habere göre, on milyarlarca liralık operasyon gerektiren asfalt başta, Aydın Tekstil - Kuşadası Tariş – Klorlama - Pompa bakım onarımı gibi suçüstü yolsuzluk dosyaları, yaklaşık bir yıldır Aydın Savcılığı raflarında bekliyordu.

İçişleri Bakanlığı'nın raporunda yer verilen konulardan bazıları şöyleydi:

  • Aydın Büyükşehir Belediye sınırları içinde 18 Ocak 2017'de yapılan 30 ay süreyle ana arterlerin temizlenmesi işi ihalesinde de 922 bin 340 lira olan aylık bedel, 2 milyon 183 bin liraya yükseltildi. Yıllık olarak yüzde 237 oranındaki bu artış, kamu zararına yol açtı. Bu ihale için de belediyeden toplam 65 milyon 501 bin 220 liraya para alan Bilginay Temizlik şirketinin, Barka firmasının alt taşeronuydu.
  • 2019'da kentsel temizlik işi için araç kiralama ihalesi açıldı. Bu ihale için de 33 firma doküman aldı. Ancak, teknik şartnamede yol süpürgesinin klimasız ve sağdan direksiyonlu olma şartı konuldu. Bu nedenle ihaleyi, birlikte giren Barka ile Bilginay firmaları kazandı. Teknik şartnameye konulan yol süpürgesinin klimasız ve sağdan direksiyonlu olma şartı, fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığı için ihalenin iptal edilmesi gerekiyordu.
  • Aydın'da cadde ve sokakların yıkanması ihalesinde 144 bin 103 lira, temizlik aracı kiralama ihalesinde 1 milyon 945 bin 757 lira kamu zararı meydana geldi.
  • Çerçioğlu’nun Necip Hablemitoğlu suikastı şüphelisi Albay Levent Göktaş’ın MLG isimli şirketine 2018-2020 yılları arasında 4 ihale verdiği de öne sürülmüştü. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı 2023 yılında bu konuyla ilgili de soruşturma başlatmıştı.
cc
Özlem Çerçioğlu, 2016 yılında Erdoğan'ın "dolar bozdurun" çağrısına uyarak, 1071 dolar bozdurmuştu.

'İtirafçı Aziz İhsan Aktaş ve Yusuf Yadoğlu’nun şirketleri Aydın’dan da yüklü ihaleler almış'

Aydın'da da ihale alan Bilginay Temizlik şirketi, İBB'ye operasyon sürecinde gündeme gelen "Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" soruşturmasında önemli bir yer tutuyordu.

Gazeteci Yusuf Yavuz da sosyal medya hesabından Çerçioğlu'nun ihaleleriyle gibi paylaşımlar yaptı.

"İtirafçı Aziz İhsan Aktaş ve Yusuf Yadoğlu’nun şirketleri Aydın’dan da yüklü ihaleler almış" diyen Yavuz, "Bilginay ve Akdeniz Temizlik 2017’de 65 milyonluk, Bilginay ve Barka Atık Yön. 2019’da 63,9 milyonluk ihale almış. Sözleşme tarihleri itibari ile yaklaşık 30 milyon dolar. Bugünkü kurla TL karşılığı 1,2 milyar TL. Belediyelerde siyaset üzerinden okuma yapma körleşme belirtisi. Son yıllarda özellikle CHP’li kadın belediye başkanları için 'topuklu Efe' gibi saçma bir yakıştırma moda oldu. Özlem Çerçioğlu da bu yakıştırmanın ekmeğini yedi. Erkek belediye başkanları için de Kurtlar Vadisi fonlu, bu jargonu kullanan bir anlayış var. Bu, halka hakaret!" diye yazdı.

Bilginay ve Akdeniz Temizlik'in 2017’de aldığı 65 milyonluk ihale.

Aile şirketi Jantsa: AKP iddiaları sonrası hisseleri değer kazandı

Odatv'nin haberine göre, Çerçioğlu hakkında konuşulmayan bir başka konuysa aile şirketi Jantsa.

Haberde Mayıs ayında bin 300 işçinin grev kararı aldığı Jantsa'da yaşanan sıkıntıların da iddialarla ilgili olabileceği ileri sürüldü. Jantsa'nın yönetim kurulu başkanlığını Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun kayınbabası Şefik Çerçioğlu, başkanvekilliğini ise eski Aydın Sanayi Odası Başkanı olan eşi Ercan Çerçioğlu yapıyor.

Aydın'ın jant devi Jantsa’nın satış geliri geçen yılın Ocak-Haziran döneminde 3 milyar 387 milyon lira iken, bu yıl aynı dönemde 2 milyar 342 milyon liraya geriledi. Jant firması, geçen yılın ilk yarısında 70,1 milyon lira kâr ederken, bu yıl ise 53,4 milyon lira zarar açıkladı.

Öte yandan Özlem Çerçioğlu'nun AKP'ye geçeceği haberlerinin ardından düşüşteki Jantsa hisseleri yüzde 6 değer kazandı.

j

'Muhtarlara istifa edin baskısı yapıldı': Gökhan Zeybek belediye başkanlarıyla görüşecek

Aydın Şafak’ın iddiasına göre, pek çok muhtarın aranıp CHP’den istifaya zorlandığı, istifa etmezlerse hizmet gelmeyeceği baskısı yapıldığı, yine CHP üyesi Aydın BŞB personelinin partilerinden istifa etmedikleri takdirde işlerinden olacakları uyarısıyla e-Devlet üzerinden istifaya zorlandıkları öğrenildi.

Gazeteci Barış Pehlivan sosyal medya hesabından Aydın Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının WhatsApp konuşmalarını paylaştı. Pehlivan, CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek’i aradığını, Özlem Çerçioğlu’nun AKP’ye transfer olacağı kulisini sorduğunu ve şu yanıtı aldığını söyledi: “Aydın’a gidiyorum, orada yöneteceğiz süreci. Sıkıntılı bir durum var ama parti üyeliği şu an devam ediyor.” 

CHP'li Zeybek istifa edeceği ve AKP’ye geçeceği söylenen diğer ilçe belediye başkanlarıyla "teker teker görüşeceğini" ifade etti.

Aydın Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının WhatsApp konuşmaları.

'Aydın uyuşturucu ve organize suçun başkenti'

Gazeteci Cengiz Erdinç de, kentteki suç oranlarına işaret eden bir paylaşım yaptı.

Erdinç, sosyal medya hesabından, "İstatistikler Aydın'ın uyuşturucu ve organize suçun başkenti olduğunu gösteriyor. Bu da öyle üç beş motorlu çetenin boyunu çok aşan bir şeydir, mesele göründüğünden çok daha büyük ve vahim. Organize suç siyasete çoktan sızmış, artık onu belirliyor" diye yazdı.

rte
11 Ağustos 1968’de Aydın’ın Nazilli ilçesinde doğan Çerçioğlu, 22. ve 23. dönemlerde CHP'den Aydın Milletvekili olarak TBMM’de görev yaptı. 2014’te kentin büyükşehir statüsü kazanmasıyla Aydın’ın ilk Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. 2019'da yeniden aday gösterildi.

İlk istifa geldi

İddialar sonrası CHP Aydın Gençlik Kolları Başkanı Sosyal Kılıç, "Birilerinin iddia ettiği gibi baskıyla değil bizzat kendi hür irademle" diyerek görevinden ve partisinden istifa etti.

Kılıç'ın, 28 Temmuz'da Çerçioğlu'nu makamında ziyaret ettiği biliniyor.

Kılıç, "Gerek parti içinde gördüğüm ardı arkası kesilmeyen anti demokratik uygulamalar, gerekse de görev yaptığım süre boyunca bizlere aidiyet duygusunu bir kere bile hissettirmeyen, bize asla sahip çıkmayan milletvekillerinin tutumları artık bizlerin Cumhuriyet Halk Partisinde siyaset yapabilmemizi olanaksız kılmıştır" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'dan Aydın göndermesi: 'Partimize yeni katılımlar olacak'

Özlem Çerçioğlu'nun AKP'ye katılacağı iddiası tartışılmaya devam ederken AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. 

AKP Kongre Merkezi'nde "AK Gençlik Strateji ve İstişare Kampı Kapanış Programı"nda konuşan Erdoğan, "Yarın katılımlar olacak. Partimize yine bu farklı katılımlarla güçlenerek yolumuza devam edeceğiz" dedi. Erdoğan, salondan gelen tezahüratlar üzerine, "Ne kadar Aydın var burada, göreyim" ifadelerini kullandı.

                                                            ***

Yazarımız Korkut Boratav’a 'Marksist Ekonomi Ödülü' verildi

World Association for Political Economy (WAPE) tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Siyasal Ekonomi Forumu'nda "Dünya Marksist Ekonomi Ödülü" soL yazarı iktisatçı Korkut Boratav’a verildi.

Yeditepe Üniversitesi, 6-8 Ağustos 2025 tarihleri arasında World Association for Political Economy (WAPE) tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Siyasal Ekonomi Forumu'na ev sahipliği yaptı.

Türkiye'de ilk kez yapılan forumun ev sahipliğini Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği (Türk-Çin İş Der) üstlendi.

Forumda ayrıca "Dünya Marksist Ekonomi Ödülü" ve "21. Yüzyıl Dünya Politik Ekonomisi Üstün Başarı Ödülü" verildi.

Forumda "Dünya Marksist Ekonomi Ödülü" alan isimlerden biri de soL yazarı iktisatçı Korkut Boratav oldu.

Dünya Marksist Ekonomi Ödülü’nü kazananlar şunlar oldu: Türkiye’den Korkut Boratav, Çin Wuhan Üniversitesi’nden Jian Xinhua, Kanada Manitoba Üniversitesi’nden Radhika Desai, Çin Najing Finans ve Ekonomi Üniversitesi’nden He Ganqiang.

21. Yüzyıl Dünya Politik Ekonomisi Üstün Başarı Ödülü’nü ise Türkiye’den Özgür Orhangazi’nin ve Alp Erinç Yeldan’ın da aralarında olduğu 12 kişi almaya hak kazandı.

'Beklemediğim bir haberdi'

Korkut Boratav ödül konuşmasında şunları söyledi:

"Hiç beklemediğim bir haberdi. Elbette sınırsız onur duydum. Beni ödüllendiren Kurul’un uyguladığı ölçütleri, gerekçelerini şu an bilmiyorum. Bu nedenle bunları tartışmam mümkün değil. Buna mukabil ödülün ‘Marksist İktisada Ömür Boyu katkılarım’ için verildiğini ayrıca öğrenince, beni Marksizmi öğrenmeye yönelten öznel ve nesnel etkenleri bu toplantıdaki dostlarla, meslektaşlarımla; konuyla ilgilenenlerle paylaşmayı da uygun, hatta gerekli buldum.

1935 doğumluyum. 90 yaşımı sürdürmekteyim. Marksizm gibi bildiğimiz dünyanın pek çok yerinde eleştirel, hatta ‘aykırı’ sayılan bir düşünce sistemine, hatta dünya görüşüne yaklaşma, ilgi duyma dönemi etkenleri herhalde ilk gençlik yıllarında yoğunlaşmış olmalıdır. İlkokul yıllarımda, yani kabaca 1945-öncesinde Türkiye’de beni bu doğrultuda etkilemiş olan birkaç anıyı aktararak başlayayım.

Marksizm ile tanışma

İlkinde 7-8 yaşlarında olmalıyım. Evimiz Ankara’nın Hamamönü semtinde. Babam Pertev Naili Boratav Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF’de) öğretim üyesi. Oturduğumuz apartman dairesinin penceresinden babamın her sabah işe giderken izlediği cadde görülüyor. O gün babamın Fakülte’ye gitmesinden biraz sonra gençlerden oluşan kalabalık bir grup, tempolu sloganlarla aynı caddeden geçiyor; aynı doğrultuda yürüyorlar.

Lisede Almanca öğretmeni olan annem, sloganın ‘Kahrolsun komünistler…’ olduğunu açıklıyor ve ekliyor: ‘Pertev inşallah derse girmemiştir…’

Sonraları öğreneceğim ki nümayiş yapan öğrenciler, babamla aynı fakültede profesör ve doçent olarak çalışan üç “solcu” öğretim üyesinin üniversiteden atılmaları için gösteri yapmaktadır. Bu gösterilerden birinde Üniversite Rektörü’nü de istifaya zorlayacaklardır. Sonunda üç “komünist hoca” üniversiteden ayrılacak; babam mesleğini Fransa’da sürdürecektir.

İkinci anım İstanbul’da Tıp Fakültesi’nin son sınıflarında öğrenci olan Can ve Müeyyet amcalarımla ilgilidir.

Dokuz yaşındayım. Yaz tatili olmalıdır; çünkü Mudurnu kaymakamlığından emekli dedem Naili bey ve karısı Sıdıka hanım’ın Fatih- İstanbul’daki evlerinde kalıyorum. Amcalarım da aynı evde kalıyorlar.

Dedem Naili bey, bir sabah bana seslendi: “Korkut hazırlan; amcalarını görmeye gideceğiz…” Bir süreden beri amcamlar Fatih’te kalmıyorlardı; ama yaz aylarında sık sık gittikleri Mudurnu’da olduklarını düşünüyordum.

Dedemle birlikte Fatih-Harbiye tramvayına bindik. Herhalde bir saate yaklaşan bir yolculuktan sonra Harbiye civarında indik. Fark edeceğim ki Harbiye’deki askerî cezaevinde görüşme günü imiş; dedem beni orada tutuklu olan amcamları ziyarete getirmiş. İkisinin de yüzleri gülüyordu; oturduk, konuştuk. Dedem açıklama yapmadı. “Bak amcanlar burada; merak etme; utanılacak bir şey yapmadılar…” mesajı vererek sonraki yıllar için beni uyarmak istemiş olsa gerek.

Herhalde bir hafta sonra babaannem Sıdıka hanım da iki oğlunu cezaevinde ziyarete gitmişti. Dönüşte sinirliydi. Nedenini anlattı: Nöbetçi subay babaannemin kimliğine baktığında münasebetsizlik yapmış; “hanım, hanım, sen de durmuş, durmuş üç komünist doğurmuşsun…”  demiş. Okur-yazar bir faşist olduğu anlaşılıyor; babamın “komünist profesör Pertev Boratav” olduğunu fark etmiş… Sıdıka hanım geri kalmamış. Haddini bildirmiş: “Halt etmişsin; ben aslan yavrusu üç oğlan doğurdum…”

Dil eğitimi ve dergiler

İlk ideolojik eğitimim bu deneyimlerden oluştu. Sonradan öğrendim ki amcalarım 2’nci Cihan Harbi yıllarında illegal İlerici Gençlik Derneği üyeleri olarak yargılanmaktadır. Bir dernek üyesi Nazi Almanya taraftarı başbakanı protesto eden "Saraçoğlu Faşisttir" yazılı bir pankartı Süleymaniye Camisi’ne asarken yakalanmış; açığa çıkmışlar. Babam da İstanbul Üniversitesi’nden sınıf arkadaşı Sabahattin Ali ve Tan Gazetesi’ni çıkaran dostları Sertel’ler gibi anti-faşistti; Sovyetler Birliği taraftarıydı. Can ve Müeyyet amcamları da etkilemiş olması doğaldır.

Babamın Paris sürgünlüğü yıllarında amcalarımın çevresinde yetiştim. Başta Enternasyonal olmak üzere devrimci marşları öğrendim; benimsedim. Marx’ı, giderek Engels ve Lenin’i de o sayede tanıdım. Kayseri-Talas’taki Amerikan Ortaokulu’nda dört yılık yatılı öğrenciliğimde edindiğim İngilizceyi sonraki yıllarda köreltmedim. Lise ve üniversite yıllarımda Amerika ve İngiltere’deki Marksist dergileri o sayede izleyebildim.

Babamın Rumeli göçmeni bir aileden öğretmen Hayrünnisa ile evlenmesi sonunda oluşan büyük ailede, anneannem ile başlayan on beş öğretmen var. Benim de önce bir politik iktisat öğrencisi, sonra da öğretmeni olarak aynı mesleğe yönelmem adeta kaçınılmazdı.

Özetlediğim bu soy kütüğü, Marksist olmamı da adeta genetik olarak belirlemişti. Türkiye’den, hatta başka coğrafyalardan yaşıtım Marksistlerin bu düşünce sistemini ve eylem rehberini nasıl, ne kadar güçlükle, adeta tırnakları ile kazarak keşfettiklerine tanık oldum. Sürekli karşıtları ile çekişerek, tartışarak; gerçekleştirilen sancılı bir keşif ve öğrenme süreci… Bu insanların yanında ben talihliyim. Ömür boyu kesintisiz çabaları nedeniyle ödüllendirilmeyi gerçekten hak edenler o meslektaşlarım arasındadır.

Bana gelince, genetik ve toplumsal olarak belirlenen, adeta bana bedelsiz olarak sunulan nesnel olanakları israf etmeyerek kaba (“vulgar”) iktisadın bu ilkel önermesini ihlal etmişim. Bu tespitlerini bu ödülle bana aktaran meslektaşlarıma bundan sonra da layık olmaya çalışacağım.

Forum daha önce Pekin, Berlin, Johannesburg, Hanoi, Moskova ve Şanghay, Fuzhou, Atina gibi şehirlerde düzenlenmişti. WAPE yıllık forumları, dünyaca tanınan siyasal iktisatçılarla sosyal bilimcileri buluşturma özelliğine sahip. WAPE'nin 18. Yıllık Forumu'na ABD, Almanya, Avusturya, Brezilya, Çin, Estonya, Hindistan, İngiltere, İtalya, Kanada, Meksika, Japonya, Rusya, Ukrayna, Yunanistan ve Türkiye'den öğretim üyeleri ve uzmanlar bildiri sundu. En kalabalık grup Çin'den gelirken Türkiye'den 16 konuşmacı yer aldı.

                                                                  ***

Batı basınının alçaklığı: İsrail'in öldürdüğü gazeteciye 'terörist' dediler + İsrail’in katlettiği gazetecinin küçük kızı dünyaya seslenmişti: 'Babam için korkuyorum, savaşı bitirin' -soL-

Batı basınının alçaklığı: İsrail'in öldürdüğü gazeteciye 'terörist' dediler

Batı basını İsrail söylemlerini papağan gibi tekrarlamaya devam ediyor. İsrail'in sadık müttefiki basın kuruluşları, Gazze'de öldürülen Filistinli gazetecinin "terörist" olduğu yalanını bilinçli bir şekilde manşete taşıdı.

İsrail, Gazze'de her gün insanlık suçu işliyor. Bu suçları dünyanın duymasını engellemek için de aylardır gazetecileri açıkça hedef alıyor.

İsrail güçleri son olarak Gazze'de El Cezire muhabiri Enes es-Şerif'i öldürdü. Muhabiri aylardır hedef alan İsrail ordusu, es-Şerif'in Hamas üyesi olduğuna dair açık bir yalan ortaya attı. Es-Şerif'in Hamas üyesi olmadığı kısa bir süre içinde ortaya çıktı.

Ancak İsrail'in sadık müttefiki basın kuruluşları bu yalanı bilinçli bir şekilde manşete taşımayı tercih etti. ABD'li, İngiliz ve Alman basınları, İsrail'e yaranmak adına üst üste büyük bir gazetecilik fiyaskosuna imza attı.

BBC 'hem gazeteci hem terörist' dedi

İngiliz yayın kuruluşu BBC, Gazze'de Filistinli gazetecilerin öldürülmesiyle ilgili haberlerinde büyük tepki gördü. Binlerce kişi, yayıncıyı "İsrail söylemini papağan gibi tekrarlamakla" suçladı.

Birçok kişi ölümlerin yasını tutarken, BBC, İsrail'in es-Şerif'in hem "gazeteci hem de terörist" olarak "çifte rol" üstlendiği iddiasını tekrarladı. Bir çevrimiçi yorumcu, bunu "İsrail tarafından öldürüldükten hemen sonra karakter suikastı" olarak nitelendirdi.

Ayrı bir yayında da, bir BBC haber sunucusu, İsrail'in es-Şerif'i Hamas üyesi olmakla suçladığını belirtti. 

Sosyal medya kullanıcıları da dahil olmak üzere birçok izleyici bu ifadelere sert tepki gösterdi. Bazıları BBC'nin yayın yapmasının yasaklanmasını talep etti.

Bild'in başlığı: 'Terörist kılığına girmiş gazeteci'

El Şerif'in İsrail tarafından öldürülmesinin haberleştirilme şekline dair tepkiler BBC'nin ötesine geçti. Diğer Batılı medya kuruluşları da, İsrail'in Gazze'ye 21 ay süren saldırısı sırasında yaptıkları haberler veya haber yapmamaları nedeniyle eleştirildi. Tepki gösteren birçok kişi, bu medya kuruluşlarını İsrail'e saldırılarında suç ortaklığı yapmakla suçladı.

Alman Bild gazetesi de, haberi "Gazze'de terörist kılığına girmiş gazeteci" başlığıyla verdi. Gazete, sonrasında başlığı "Öldürülen gazetecinin terörist olduğu iddiası" diye değiştirdi. Ancak ilk başlığın görseli çoktan sosyal medyada dolaşıma girmişti. 

Zaten başlığın güncellenmiş halinin de özünde ilkinden pek bir farkı yoktu. Gazete, İsrail ordusunun çoktan yanlışlanmış iddiasını öne çıkarmakta ısrar etmiş oldu.

ABD'li gazeteden de benzer başlık

Benzer bir habercilik fiyaskosu da ABD basınından geldi.

ABD'li New York Post gazetesi de, ilgili haberin başlığa İsrail'in asılsız iddiasını çekti.

New York Post, haberi, "İsrail, bir El Cezire muhabiri kılığındaki bir Hamas teröristini öldürdüğünü söyledi" başlığıyla verdi. Bu da doğrudan, “terörist” vurgusu yaparak aktarılmış bir başlık olarak öne çıktı.

                                                            ***

İsrail’in katlettiği gazetecinin küçük kızı dünyaya seslenmişti: 'Babam için korkuyorum, savaşı bitirin'

İsrail'in Gazze’de gazetecilerin çadırına düzenlediği saldırıda katlettiği gazetecilerin sayısı 6’ya yükseldi. İsrail'in hedef alarak öldürdüğü El Cezire muhabirinin 4 yaşındaki kızı Şam iki ay önce dünyaya "Savaşı bitirin" diye seslenmişti.

İsrail ordusunun dün Gazze’de Şifa Hastanesi’nin önünde gazetecilerin çadırını hedef alarak düzenlediği saldırıda El Cezire muhabiri Enes Eş-Şerif dahil beş El Cezire çalışanı yaşamını yitirmişti.

Şifa Hastanesi’nden bugün yapılan açıklamaya göre saldırıda serbest gazeteci Muhammed El Halidi de yaşamını yitirdi. Böylece İsrail’in dün gazetecilerin çadırını hedef aldığı hava saldırısında ölen gazetecilerin sayısı 6’ya yükseldi. 6’sı gazeteci toplam 7 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıda Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün açıklamasına göre 3 gazeteci de yaralandı.

İsrail ordusu daha önce “bir Hamas hücresini yönettiğini” iddia ederek hedef aldığı El Cezire muhabiri Enes Eş-Şerif’i dünkü saldırıda kasıtlı olarak öldürdüğünü kabul etmişti.

Katar hükümetinin finanse ettiği El Cezire İsrail’in bu iddiasını yalanlarken, Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Sani de İsrail’in Gazze Şeridi’nde gazetecileri kasıtlı olarak hedef almasını kınadı. El Sani bu saldırının İsrail’in suçlarının “hayal gücünün ötesinde olduğunu ortaya koyduğunu” belirtti.

Daha önce Pulitzer Ödülü'nü kazanan Reuters ekibindeydi

İngiliz haber ajansı Reuters, 28 yaşında İsrail tarafından katledilen Enes Eş-Şerif’in daha önce, 2024 yılında “İsrail-Hamas savaşı”nı konu alan haberleriyle Son Dakika Haber Fotoğrafçılığı kategorisinde Pulitzer Ödülü kazanan Reuters ekibinde yer aldığını yazdı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın sözcüsü saldırıya ilişkin “Gazze'de gazetecilerin tekrar tekrar hedef alınmasından ciddi endişe duyuyoruz” açıklamasını yaptı.

BM İnsan Hakları Ofisi, gazetecilerin öldürülmesini kınayarak, İsrail ordusunun eylemlerinin "uluslararası insancıl hukukun ciddi bir ihlali" olduğunu ve Filistinlilerin haftalar içindeki en ağır bombardımanları yaşadığını bildirdi.

Birçok insan hakları ve gazeteci örgütü yetkilisi de İsrail’in gazetecileri sistematik bir biçimde katlederek Gazze’de işlediği suçların tanıklarını ortadan kaldırmaya çalıştığını vurguladı.

İsrail gazetecilerin çadırına düzenlediği hava saldırısında Enes eş-Şerif ile birlikte El Cezire muhabiri Muhammed Kurayka, kameramanlar İbrahim Zaher, Mümin Aliva ve yardımcısı Muhammed Nufal’den oluşan 5 kişilik El Cezire ekibini katletti. 

İsrail ordusu Enes Eş-Şerif'in babasını da katletmişti

İsrail 28 yaşındaki El Cezire muhabiri Enes Eş-Şerif’in Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki aile evine bir yıldan uzun bir süre önce hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda Eş-Şerif’in 65 yaşındaki babası hayatını kaybetmişti.

Gazze'nin işgali kararının ardından gelen saldırı

Dünkü saldırı İsrail'in savaş kabinesinin Gazze kentini işgal etme ve yaklaşık bir milyon insanı zorla yerinden etme planını onaylamasından birkaç gün sonra gerçekleşti.

Öte yandan Filistinliler, iki milyondan fazla insana ev sahipliği yapan Gazze'nin halihazırda İsrail işgali altında olduğunu belirtiyor.

İsrail’in izni olmadan hiçbir şeyin girip çıkamadığı Gazze Şeridi’nde 2 Mart'tan bu yana uygulanan tam İsrail ablukası nedeniyle son birkaç haftada 100'den fazla çocuk da dahil olmak üzere 200'den fazla kişinin ölümüne yol açan bir açlık krizi yaşanıyor. Gazze'de gıda yardım noktalarında toplanan Filistinlilere İsrail saldırıları da sürüyor. Sadece bugün Refah'ta yardım bekleyen en az 6 kişi İsrail saldırısında yaşamını yitirdi.

Gazeteciler için cenaze töreni: Naaşlarının üzerine Filistin bayrakları ve basın yelekleri örtüldü

Eş-Şerif ile 5 gazetecinin cenazeleri bugün Gazze’de toprağa verildi. Cenazeye Eş-Şerif’in biri henüz 15 aylık oğlu ile 4 yaşındaki küçük kızı da akrabalarıyla birlikte katıldı.

Yüzlerce Filistinlinin katıldığı cenaze töreninde gazetecilerin naaşları El-Şifa Hastanesi'nden Gazze'nin merkezindeki Şeyh Rıdvan Mezarlığı'na taşındı.

Gazetecilerin meslektaşları, arkadaşları ve ailelerinin katıldığı cenaze töreninde gazetecilerin naaşları üzerine Filistin bayrakları ve “basın yelekleri” örtüldü.

El Cezire’nin cenaze törenine ilişkin görüntülere dayandırdığı haberinde kalabalıkların “Canımız, kanımız sana feda olsun Enes” diye slogan attığı kaydedildi.

Eş-Şerif'i "Gazze'nin en cesur gazetecilerinden biri" olarak niteleyen El Cezire Medya Ağı, İsrail’in saldırısının Gazze'nin işgali beklentisinde, buna karşı sesleri susturmak için “umutsuz bir girişim” olduğunu belirtti.

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), katliamlardan "dehşete düştüğünü" açıkladı. CPJ Bölge Direktörü Sara Qudah, "İsrail'in gazetecileri güvenilir kanıt sunmadan militan olarak etiketleme alışkanlığı, amacı ve basın özgürlüğüne saygısı konusunda ciddi sorular ortaya çıkarıyor. Bu cinayetlerden sorumlu olanlar hesap vermeli” dedi.

İsrail ordusu dün Gazze'de Şifa Hastanesi önünde gazetecilerin çadırını bombaladı. Saldırıda 5'i El Cezire ekibinden olmak üzere 6 gazeteci katledildi. Filistinliler saldırının ardından bölgede oluşan hasarı inceledi. (Foto: Mahmoud İssa - AA)

BM Güvenlik Konseyi'ne çağrı

Sınır Tanımayan Gazeteciler adlı medya izleme kuruluşu Eş-Şerif’i “Gazze Şeridi'nin en ünlü gazetecilerinden biri ve İsrail'in Gazze'deki Filistinlilere yaşattığı acıların sesi" olarak nitelendirdi. Uluslararası toplumdan güçlü bir eylem olmazsa gazetecilere yönelik bu tür “yargısız infazlar”a daha sık tanık olunacağını belirten kuruluş Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni müdahale etmeye çağırdı.

Gazetecilerin katledilmesi Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarındaki Birzeit Üniversitesi öğrencileri tarafından da protesto edildi.

Saldırı Ramallah'taki Birzeit Üniversitesi öğrencileri tarafından protesto edildi. (Foto: Issam Rimawi - AA)

Hamas: İsrail planladığı 'büyük suçlar' öncesinde gazetecileri susturmaya çalışıyor

Hamas da İsrail’in gazetecilere yönelik katliamını kınadığı açıklamasında İsrail’in kuşatma altındaki bölgede Filistinlilere yönelik planladığı “büyük suçlar” öncesinde Gazze’deki gazetecileri susturmaya çalıştığını kaydetti. Örgütün açıklamasında Enes Eş-Şerif’in Gazze'deki kıtlık sahnelerini ve İsrail'in yıkıcı ablukasının etkilerini belgeleyerek "özgür gazeteciliğin sembolü" olduğu vurgulandı.

Enes Eş-Şerif'in küçük kızı dünyaya seslenmişti: Tavuk, et, su istiyoruz, her şeyi istiyoruz, savaşı bitirin!

Öte yandan gazeteci Enes eş-Şerif'in 4 yaşındaki kızı Şam’ın bir videodaki sözleri yeniden gündeme geldi.

Eş-Şerif kızının Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yıkıntılar arasında çekilen video klibini 16 Haziran’da X hesabından “Küçük Şam Enes eş-Şerif'in Gazze'deki 620 günlük imha savaşının ardından dünyaya mesajı: Bu küçük yürek bu ağır yükleri nasıl taşıyabilir?! Çocuklarımız savaşın olgunlaştırdığı acıların meyveleridir!” sözleriyle paylaşmıştı.

Videoda küçük kız şu sözlerle dünyaya seslenmişti:

"Ben Gazze Şeridi'nin kuzeyinden Enes eş-Şerif’in çocuğu Şam’ım. Dört yaşındayım. Savaşı yaşadım. İşgal bizi ve evlerimizi bombaladı. Netanyahu savaşı durdurmak istemiyor. Keşke Cibaliye'deki evimize geri dönebilseydim. İşgal evimizi bombaladı ve dedemi öldürdü. Dünya çocukları gibi yaşamak istiyorum. İşgal bizi bombalamaya devam ediyor. Savaşın bitmesini istiyoruz çünkü yorulduk. Yiyecek istiyoruz. Tavuk istiyoruz. Et istiyoruz. Su istiyoruz. Her şeyi istiyoruz. Bombalama yüzünden babam için korkuyorum. Savaşın durmasını istiyoruz. Dünyaya sesleniyoruz. Savaşı bitirin." (https://twitter.com/i/status/1934696709172375934)

SÖZCÜ "Gündem" -13 Ağustos 2025-

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve 3 ilçe belediye başkanı AKP'ye geçiyor

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile CHP’li Sultanhisar, Söke ve Yenipazar belediye başkanlarının AKP'ye geçeceğini ileri sürüldü.(https://www.sozcu.com.tr/aydin-buyuksehir-belediye-baskani-ozlem-cercioglu-ve-3-ilce-belediye-baskani-akp-ye-geciyor-p211461)

Maden talanına Atatürk kalkanı -Başak Kaya-

Cengiz Holding, Türkiye’nin meyve-sebze deposu Alpagut’ta siyanürlü altın aramak için onay aldı. Halkı madene ikna için Atatürk’lü broşürler bastırdı. Ulu Önder’in sözlerini kullanıp talan projesini ve siyanürü savundu. Ancak vatandaşın yanıtı sert oldu: Suyumuz ve toprağımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.(https://www.sozcu.com.tr/maden-talanina-ataturk-kalkani-p211457)

'Psikolojim bozuldu' dedi, CHP'deki tüm görevlerinden istifa etti

Antalya'da Manavgat Belediyesine yönelik düzenlenen operasyonda tutuklanan ve daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Gülsüm Özer, başkan yardımcılığı, CHP meclis üyeliği ve parti üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.(https://www.sozcu.com.tr/psikolojim-bozuldu-dedi-chp-deki-tum-gorevlerinden-istifa-etti-p211372)

Zeytinde skandal karar -Erdoğan Süzer-

İktidar, kediye ciğer teslim etti. Kömür çıkarmak için nerede ne kadar zeytin ağacı kesileceğine ‘uzman heyet’ karar verecek. Ancak sözde uzman heyetini şirketler belirleyecek.(https://www.sozcu.com.tr/zeytinde-skandal-karar-p211455)

Kanal piyangosu yine AKP’li isimlere vurdu -Deniz Ayhan-


‘İstanbul’a ihanet’ olarak nitelendirilen Kanal İstanbul projesinde 4.7 milyar liralık iki ihale daha verildi. İhaleyi kazananlar ise AKP milletvekili adayları.(
https://www.sozcu.com.tr/kanal-piyangosu-yine-akp-li-isimlere-vurdu-p211458)

Öne Çıkan Yayın

T-24 "Köşebaşı + Gündem" -12 Ocak 2026-

“ABD bir gangster devlettir”, “Patria o muerte”; Gustavo Petro -Ercan Uygur-  ABD Venezüella’ya ve ayrıca Kolmbiya’ya asker çıkarıp işgale g...