ABD Büyükelçisi Tom Barrack ile Bakan Yaşar Güler'in oturma düzeni tepkiye yol açtı: Büyükelçi mi sömürge valisi mi?
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Ankara'da ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı kabul ettiği görüşme sonrası Bakanlık sayfasından servis edilen fotoğraflar büyük tepkiye neden oldu.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı kabul etti.
Kabulde Büyükelçi Barrack'ın tekli koltukta otururken Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve TSK'nin komuta kademesinin konuk gibi yan koltuklarda oturması tepki çekti.
Bakan'ın Barrack'ı kabul fotoğrafına muhalefetten tepki geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, ortaya çıkan fotoğraf üzerine yaptığı açıklamada, bu ülkenin bir yurttaşı ve bir milletvekili olarak hem üzgünüm hem de kızgın olduğunu belirtti.
"BU KARE 'EŞİTİZ' DEMİYOR"
Kamuoyuna servis edilen o fotoğraf son derece rahatsız edici olduğunu vurgulayan Bakan, "Çünkü mesele bir fotoğraf karesi değil; Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl temsil edildiği meselesidir" dedi.
Halktv.com.tr'nin haberine göre Murat Bakan, değerlendirmesinde şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanı, diplomasi ile kişisel samimiyeti birbirinden ayırmak zorundadır. Devlet ilişkileri samimiyetle, nezaketle değil; protokolle, eşitlik ilkesiyle yürür. Protokol dediğiniz şey bir formalite değildir; makamın ağırlığını, tarafların eşitliğini, devletin ciddiyetini dışarıya gösteren ölçüdür.
Görüşme Millî Savunma Bakanlığı makamında yapılıyorsa ve Türkiye’nin Millî Savunma Bakanı kendi makamında, kendi bayrağının altında, kendi kurumunda “kenara düşmüş” bir görüntü veriyorsa, buna “kötü fotoğraf” deyip geçemeyiz. Orada kadraj hatası yok devlet ciddiyetine zarar veren bir tablo var.
Bu kare “eşitiz” demiyor. Tam tersine, “bir taraf merkezde, bir taraf kenarda” diyor. Ve kenarda kalan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Millî Savunma Bakanı
Biz egemen bir devletiz. Bu topraklar da müstemleke değildir. Hiçbir yabancı temsilci, hangi devleti temsil ederse etsin, Ankara’da bir Türk bakanının makamında “ev sahibi” görüntüsü veremez; “başköşe sahibi” gibi oturtulamaz. Burada söz konusu olan kişiler değil; devletin itibarıdır, milletin onurudur. Diplomaside ayrıntı yoktur; her ayrıntının bir anlamı vardır. Bu nedenle bu kareyi 'basit bir fotoğraf' diye geçiştiremeyiz. İtirazımız budur."
LÜTFÜ TÜRKKAN: BÜYÜKELÇİ Mİ SÖMÜRGE VALİSİ Mİ?
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da X hesabından yaptığı açıklamada, "Tom Barrack, böyle bir oturma düzenine bizden başka sadece Suriye’de rastlayabilir. Bu adam Büyükelçi mi, sömürge valisi mi? Türkiye’yi bu kadar acz içinde göstermek, hiç kimsenin haddi değildir" dedi.
ŞAMİL TAYYAR: HİÇ OLMAZSA YAYINLAMASAYDINIZ
Fotoğraf AKP'nin içinde de tepkiye yol açtı. AKP'li eski milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, fotoğrafın çok incitici olduğunu belirterek, "Büyükelçi, sanki cumhurbaşkanı veya başbakan gibi bizim heyeti kabul etmiş! Böyle bir oturma düzeni olmaz, çok incitici. Hiç olmazsa yayınlamasaydınız" ifadelerini kullandı.
***
Yaşar Güler ile Tom Barrack görüştü, verilen fotoğraf gündem oldu CHP’li Namık Tan: ‘Protokolü bilmeyen Dışişleri’nden öğrensin’
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı bakanlıkta kabul etti. Kamuoyunda, görüşmenin içeriğinden çok, Barrack’ın tam ortada yer aldığı fotoğraf konuşuldu. Bu fotoğrafa, “Barrack ev sahibi mi” şeklinde eleştiriler geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, tüm ülkelere uygulanan bu protokolün yanlış olduğunu söyleyerek, “Protokol esaslarını bir sebeple bilmeyenler yetkili kurum olarak Dışişleri Bakanlığımıza başvurarak gerekli bilgiyi alabilirler” dedi.
Suriye’nin kuzeyinde hareketli günler yaşanırken, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, dün Ankara’da, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüştü. Millî Savunma Bakanlığının (MSB) görüşmeye ilişkin paylaştığı fotoğraf gündem oldu.
NEDEN ORTADA OTURDUĞU TARTIŞILDI
Fotoğrafta solda 4 kişilik Amerikalı heyet, tam ortada Barrack, sağda ise Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile birlikte 2 komutan yer aldı. Barrack’ın ortada oturması, “Bu kişi ev sahibi mi?” sözleriyle eleştirilirken, Barrack’a yönelik “Sömürge valisi” söylemi yeniden dillendirildi. Ancak MSB’nin daha önce paylaştığı fotoğraflara bakıldığında, bu oturma düzeninin Barrack’a özgü olmadığı, Ürdün Genelkurmay Başkanı ve Libya Genelkurmay Başkanı’nın da aynı şekilde kabul edildiği görüldü.
"PROTOKOL KURALINI BİLMEYEN DIŞİŞLERİNE BAŞVURSUN"
CHP’nin Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, tüm ülkelere uygulanan bu protokolü eleştirerek, “Devletin protokolü tektir. Ağırlama, karşılama usulleri bakanlıklara ya da kurumlara göre değişiklik göstermez. Şayet bakanlığın protokolden sorumlu birimlerine, işin erbabı olmayan eş, dost, akraba, hemşeri tayin etmediyseniz, bu kişilerin de devletin genel teamüllerinden haberdar olmaları beklenir. Protokol esaslarını bir sebeple bilmeyenler de yetkili kurum olarak Dışişleri Bakanlığımıza başvurarak gerekli bilgiyi alabilirler. Bir Bakan ve yakın personelinden, devlet teamülleri ile ilgili asgari donanıma haiz olmalarını beklerdik” diye konuştu.
***
Bahis soruşturmasında yeni gelişme: Eyüpspor dahil 9 şirkete kayyım atandı!
Süper Lig kulüplerinden Eyüpspor'un yönetimine TMSF tarafından kayyım atandı.
İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği, yürütülen soruşturma kapsamında Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. dahil 9 şirkete kayyım atanmasına karar verdi. *Metal Filo Hizmetleri Otomotiv Anonim Şirketi, *Metal Auto Motorlu Araçlar Anonim Şirketi, *Bi Poliçe Sigorta Acenteliği Limited Şirketi, *BM Grup Ticaret Gıda Otomotiv İnşaat Limited Şirketi, *Easy Drive Filo Anonim Şirketi,*Metal Oto Ticaret Anonim Şirketi, *Metal Mimarlık Anonim Şirketi,*Metal Havacılık Anonim Şirketi,*Eyüpspor Futbol Yatırımları Anonim Şirketi
Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “futbolda bahis” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında “müsabaka sonucunu etkileme” suçlamasıyla 10 Kasım’da tutuklanmıştı.
***
Türkiye'nin 2025 yılında faize ödediği parayla neler yapılabilirdi? Havaalanları, hastaneler, konutlar...-Çağrı Kubilay Avcı-
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı merkezi yönetim bütçe verileri, 2025 yılında faize milyarlarca liranın gittiğini gösterdi. Bütçeden faize ayrılan para ile yüz binlerce konut yapılması mümkün olurken 6 Şubat depremlerinde oluşan tüm konut hasarına eşdeğer olduğu görüldü.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yayımladığı Aralık 2025 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu, gelir-gider dengesinde faiz harcamalarının belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılında 1 trilyon 799,1 milyar TL açık verdi. Bir önceki yıl bütçe açığı 2,1 trilyon TL seviyesinde gerçekleşmişti.
GELİR-GİDER DENGESİ BOZULDU
Ocak–aralık dönemini kapsayan verilere göre, bütçe giderleri 14 trilyon 634,6 milyar TL'ye ulaşırken, bütçe gelirleri 12 trilyon 835,5 milyar TL'de kaldı. Artan faiz harcamaları, bütçe dengesinin açık vermesinde belirleyici unsur olarak öne çıktı.
FAİZ GİDERLERİ REKORU KIRDI
Rapora göre, 2025 yılı genelinde faiz giderleri 2 trilyon 54,4 milyar TL'ye yükseldi. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 61,7 oranında artış anlamına geliyor. Faiz hariç bütçe giderleri ise 12 trilyon 580,2 milyar TL oldu.
2024 yılında faiz dışı açık veren bütçe, 2025'te 255,3 milyar TL faiz dışı fazla verdi. Ancak faiz giderlerindeki hızlı artış, toplam bütçe dengesinin açıkta kalmasına neden oldu.
ARALIK AYINDA AÇIK ARTTI
Aralık 2025'te merkezi yönetim bütçesi 528,1 milyar TL açık verdi. Aynı ayda bütçe giderleri 1 trilyon 792 milyar TL, bütçe gelirleri ise 1 trilyon 263,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Aralık ayında faiz harcamaları 116,7 milyar TL olarak kaydedilirken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 55 artış yaşandı. Aynı dönemde faiz dışı açık 411,5 milyar TL oldu.
VERGİ GELİRLERİ VE HARCAMA KALEMLERİ
2025 yılında vergi gelirleri 11 trilyon 49,5 milyar TL'ye yükseldi. Gelirler içinde en yüksek payı gelir vergisi ve dolaylı vergiler aldı. Harcamalar tarafında ise cari transferler, personel giderleri ve faiz ödemeleri öne çıkan kalemler oldu.
FAİZE ÖDENEN PARAYLA NELER YAPILABİLİRDİ?
2025 yılında faize ödenen 2 trilyon 54,4 milyar TL'lik tutar, 2025 yılı dolar/TL ortalaması olan 39,22 seviyesine göre 52,6 milyar dolara denk geliyor. Bu rakam üzerinden karşılaştırmalı bir hesaplama yapıldığında ortaya çarpıcı sonuçlar çıkıyor.
2013 yılında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olarak görev yapan Binali Yıldırım, Marmaray'ın açılışından önce verdiği röportajda projenin 8 milyar TL tuttuğunu belirtmişti. O dönem dolar/TL kuru 1,8 seviyesindeydi, yani maliyet dolar bazında 4,4 milyar dolara denk geliyordu.
Bu hesaba göre, 2025'te faize ödenen parayla 12 adet Marmaray projesi sıfırdan yapılabilirdi.
Yapım maliyeti 1,5 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilen 2 bin 682 yatak kapasiteli Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nden ise 35 adet inşa edilebilirdi.
Yapım maliyeti 2009 yılında 6,9 milyar dolar olarak tahmin edilen, ancak projenin tamamlandığı 2019 tarihinde 13,6 milyar dolar harcanan Osmangazi Köprüsü'nden de 4 adet yapılabilecek seviyede bir kaynak faize gitti.
HATAY İÇİN TOPLANAN YARDIMIN 505 KATI
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve resmi kaynaklara göre 23 bin 453 yurttaşın hayatını kaybettiği, 30 bin 762 yurttaşın yaralandığı depremde en büyük hasarı alan illerden biri Hatay oldu. İlin yeniden inşası için yapılan yardım ve yatırımların toplam tutarı 4 milyar 90 milyon 723 bin liraya ulaştı. Yapılan yardımların dolar karşılığı 104 milyon 301 bin 963 dolar.
Karşılaştırmalı bir hesaplama yapıldığında, 2025'te faize ödenen miktarla Hatay için toplanan miktarın tam 505 katı kaynak ilin yeniden inşası için sağlanabilirdi.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından 6 Şubat depremlerinin ekonomik etkileri hakkında yapılan araştırmaya göre tüm illerde ortaya çıkan konut hasarı 57 milyar dolar olarak ifade edilmişti. Bu da tüm konutlarının tekrar inşası ve güçlendirilmesi için gereken paranın neredeyse tamamının 1 yıllık faize gittiğini ortaya koydu.
'YÜZYILIN KONUT PROJESİ'NE 688 BİN EK KONUT
AKP iktidarı tarafından 'Yüzyılın Konut Projesi' olarak nitelendirilen 500 bin sosyal konut projesinin toplam maliyeti, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından "Yapacağımız bu proje, 1,5 trilyon liralık bir projedir" şeklinde açıklanmıştı. Projenin toplam maliyeti dolar bazında 38 milyar 245 milyon 792 bin 962 dolar olarak hesaplanıyor. Faize ödenen parayla benzer nitelikte 688 bin 235 konut inşa edilebilirdi.
20 YILLIK ÖZELLEŞTİRMELERE DENK GELDİ
52,6 milyar dolarlık faiz ödemesi, AKP döneminde satılması tartışmalara neden olan pek çok stratejik kuruluşun toplam özelleştirme bedeliyle neredeyse eşdeğer. TEKEL İçki Fabrikaları ve Tesisleri, İzmit SEKA Fabrikası, ASELSAN, ERDEMİR (Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları), TÜPRAŞ (Türkiye Petrol Rafinerileri), PETKİM (Petrokimya Holding) ve İSDEMİR (İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları) gibi pek çok fabrika ve üretim tesisleriyle birlikte çeşitli şirket ve enerji dağıtım firmasının da içinde olduğu yüzlerce özelleştirme yapıldı.
2002'den 2022'ye değin yapılan özelleştirmelerin toplam büyüklüğü 63 milyar dolar olarak belirtilmişti. 2025 yılında yapılan faiz ödemesinin AKP iktidarının 20 yılda satılan yüzlerce şirketten elde edilen paraya neredeyse eşit olması dikkat çekti.
***





