3 Temmuz 2026 Türkiye siyasi tarihinde uzun yıllar unutulmayacak günler arasına girdi. Bir komedi gösterisindeki başarılı ve cesur performansıyla ülke gündemine giren Deniz Göktaş, iktidar medyası ve siyasetçilerinin, hatta konuyla ilgili Cuma hutbesi okutan Diyanet’in kesintisiz şekilde hedef göstermesinin ardından tutuklandı.
***Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına adliye önünde tepki: 'Mizahtan korkan rejimler çöken rejimlerdir'
-Eylem Nazlıer - Irmak Su Timur -
Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelen yurttaşlar, Komedyen Deniz Göktaş’ın serbest bırakılması talebiyle eylem düzenledi. Milletvekilleri ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı açıklamada, gözaltı ve baskılara karşı dayanışma mesajları verildi.
***
Bugün tutuklanan Komedyen Deniz Göktaş’a destek vermek amacıyla sabah saatlerinden itibaren çok sayıda yurttaş Çağlayan Adliyesi önünde bir araya geldi.
Hakkında önce “dini değerleri aşağılama”, ardından da “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamaları yöneltilen Göktaş’ın savcılık ifadesi yaklaşık iki saat sürdü. Savcılığın tutuklama talebiyle sevk ettiği Göktaş hakkında tutuklama kararı verildi.
Kararın ardından adliye koridorlarında bulunan yurttaşlar, “Deniz Göktaş yalnız değildir” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı. Adliye önünde de çok sayıda kişinin katılımıyla açıklama yapıldı. Açıklama boyunca “Deniz Göktaş yalnız değildir” ve “AKP mezara, halk iktidara” sloganları yükseldi.
Ahmet Şık: Herkes mücadelenin safına gelmeli
Eylemde konuşan TİP Milletvekili Ahmet Şık, yaşananların yalnızca bir kişiyi değil, ifade özgürlüğünü hedef aldığını belirterek, “Bu düzene itiraz etmeyen dilsiz şeytanlardan olmamak için herkes mücadelenin safına gelmeli” dedi.
Özçağdaş: Mizah, gücü elinde tutanları sorgulamak içindir
CHP Milletvekili Suat Özçağdaş ise mizahın toplumsal eleştirinin önemli araçlarından biri olduğunu vurguladı. Özçağdaş, “Geriye dönüp baktığımızda bu iktidarın bu ülkeye yaptığı kötülüklerden biri olarak insanların yaşam sevincini ve umudunu elinden aldığını söyleyebileceğiz. Mizah hiciv için vardır. Gücü elinde tutanların o gücü nasıl kullandıklarını görmeleri için vardır. Deniz Göktaş bu ülkeye geri döndü ve ters kelepçeyle gözaltına alındı” diye konuştu.
Bayhan: Bütün alkışlar Deniz’e olsun
Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan da Deniz Göktaş’ın sanatıyla kendisini kanıtladığını belirterek, “Deniz bize yeteneğini ispat etti. Mizahtan korkan rejimler çöken rejimlerdir. Sahne Deniz’in, bütün alkışlar Deniz’e olsun” ifadelerini kullandı.
“Deniz yalnız değil”
Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı Hakan Öztürk, Göktaş’ın mizah yoluyla gerçekleri dile getirdiğini belirterek, “Deniz Göktaş, Kopernik gibi gerçekleri söyledi. Politik konuştu, mizahıyla tavrını ortaya koydu ve birilerini rahatsız etti. Deniz kardeşim, yalnız değilsin” dedi.
Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkan Yardımcısı Derya Koca ise Göktaş’ın baskılara rağmen sanatını icra etmeye devam ettiğini ifade ederek, “Deniz, başına gelebilecekleri bilmesine rağmen ülkesine döndü ve sanatını yapmayı sürdürdü. Şimdi bizi korkutabileceklerini sanıyorlar. Ama Deniz’i oradan alacağız” diye konuştu.
Açıklamada söz alan İbrahim Aydın ise iktidarın uzun süredir yargıyı muhalifler üzerinde baskı aracı olarak kullandığını belirtti. Gazetecilerin, sendikacıların ve siyasetçilerin sık sık tutuklama talepleriyle adliyelere getirildiğini belirten Aydın, Deniz Göktaş’a yönelik dayanışmanın büyütüleceğini söyledi. Aydın, “Bu ülkede mizahı ve sözü susturmaya yönelik baskılar sürse de bu mücadele devam edecek” dedi.
***
Bugün tutuklanan Komedyen Deniz Göktaş’a destek vermek amacıyla sabah saatlerinden itibaren çok sayıda yurttaş Çağlayan Adliyesi önünde bir araya geldi.
Hakkında önce “dini değerleri aşağılama”, ardından da “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamaları yöneltilen Göktaş’ın savcılık ifadesi yaklaşık iki saat sürdü. Savcılığın tutuklama talebiyle sevk ettiği Göktaş hakkında tutuklama kararı verildi.
Kararın ardından adliye koridorlarında bulunan yurttaşlar, “Deniz Göktaş yalnız değildir” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı. Adliye önünde de çok sayıda kişinin katılımıyla açıklama yapıldı. Açıklama boyunca “Deniz Göktaş yalnız değildir” ve “AKP mezara, halk iktidara” sloganları yükseldi.
Ahmet Şık: Herkes mücadelenin safına gelmeli
Eylemde konuşan TİP Milletvekili Ahmet Şık, yaşananların yalnızca bir kişiyi değil, ifade özgürlüğünü hedef aldığını belirterek, “Bu düzene itiraz etmeyen dilsiz şeytanlardan olmamak için herkes mücadelenin safına gelmeli” dedi.
Özçağdaş: Mizah, gücü elinde tutanları sorgulamak içindir
CHP Milletvekili Suat Özçağdaş ise mizahın toplumsal eleştirinin önemli araçlarından biri olduğunu vurguladı. Özçağdaş, “Geriye dönüp baktığımızda bu iktidarın bu ülkeye yaptığı kötülüklerden biri olarak insanların yaşam sevincini ve umudunu elinden aldığını söyleyebileceğiz. Mizah hiciv için vardır. Gücü elinde tutanların o gücü nasıl kullandıklarını görmeleri için vardır. Deniz Göktaş bu ülkeye geri döndü ve ters kelepçeyle gözaltına alındı” diye konuştu.
Bayhan: Bütün alkışlar Deniz’e olsun
Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan da Deniz Göktaş’ın sanatıyla kendisini kanıtladığını belirterek, “Deniz bize yeteneğini ispat etti. Mizahtan korkan rejimler çöken rejimlerdir. Sahne Deniz’in, bütün alkışlar Deniz’e olsun” ifadelerini kullandı.
“Deniz yalnız değil”
Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı Hakan Öztürk, Göktaş’ın mizah yoluyla gerçekleri dile getirdiğini belirterek, “Deniz Göktaş, Kopernik gibi gerçekleri söyledi. Politik konuştu, mizahıyla tavrını ortaya koydu ve birilerini rahatsız etti. Deniz kardeşim, yalnız değilsin” dedi.
Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkan Yardımcısı Derya Koca ise Göktaş’ın baskılara rağmen sanatını icra etmeye devam ettiğini ifade ederek, “Deniz, başına gelebilecekleri bilmesine rağmen ülkesine döndü ve sanatını yapmayı sürdürdü. Şimdi bizi korkutabileceklerini sanıyorlar. Ama Deniz’i oradan alacağız” diye konuştu.
Açıklamada söz alan İbrahim Aydın ise iktidarın uzun süredir yargıyı muhalifler üzerinde baskı aracı olarak kullandığını belirtti. Gazetecilerin, sendikacıların ve siyasetçilerin sık sık tutuklama talepleriyle adliyelere getirildiğini belirten Aydın, Deniz Göktaş’a yönelik dayanışmanın büyütüleceğini söyledi. Aydın, “Bu ülkede mizahı ve sözü susturmaya yönelik baskılar sürse de bu mücadele devam edecek” dedi.
***
Deniz Göktaş’ın babası -Kamil Tekin Sürek -
Deniz Göktaş beklendiği gibi gözaltına alınarak tutuklandı. Ama hukuki olarak isnat edilen suçlar tutuklanmayı gerektirecek suçlar değil. Hakkında soruşturma açılması, gözaltına alınması ve tutuklanmasının nedeni siyasi.
Deniz Göktaş’ın geniş bir kitlenin sempatisini toplaması, videosunun 10 milyona yakın kimse tarafından izlenmesi iktidarı rahatsız etti. Deniz’in cesurca çıkışı karşısında sessiz kalmak istemediler, Deniz’in söylediklerine söyleyecek çok fazla söz bulamayınca istihbarat yardıma geldi. Yandaş basına bilgi geçmeye başladı. İstihbari bilgilendirmeye göre Deniz’in çok övdüğü ve onun gibi olmak istediği babası aslında bir terörist imiş.
İstihbari bilgi şöyle: “Ölü Deniz adlı bir buçuk saatlik şovunda tam 26 kez bahsettiği ve ‘Giderek benziyorum’ dediği babasının, 57 kişinin hayatını kaybettiği ‘Çorum Olayları’nda sahada olduğu ve terör örgütüne yardım ve yataklıktan yıllarca hapiste yattığı öğrenildi. Deniz Göktaş’ın, ‘İşçi memur eylemlerinde hak arayan bir devrimci’ olarak lanse ettiği babası Kemal Göktaş’ın, 1980’li yıllarda, Marksist-Leninist çizgide olan, Che Guevara tarzı silahlı mücadele ve gerilla savaşını benimseyen marjinal sol terör örgütü THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) içerisinde faaliyet gösterdiği belirtildi.”
İmran Deniz isminden Deniz’in babasının siyasi düşüncelerini tahmin etmek zor değil. Yalnız Deniz olsa belki biraz zordur ama bir diğer isim de İmran ise babanın bir dönem “Halkın Kurtuluşu” olarak da bilinen işçi sınıfının devrimci partisinin taraftarı olduğu anlaşılır. Bir de Çorumlu ise bu tahmin olmaktan çıkar, kesindir.
Gelelim “Çorum Olayları”na. Söze konu olan, olay değil bir katliamdı. Sivas, Maraş katliamları gibi. Maraş katliamını gerçekleştirenler bir benzerini yapmak için 1980 ocak ayından itibaren hazırlıklara giriştiler. Faşistler tarafından aylarca Alevilere ve devrimcilere karşı bildiriler dağıtıldı. Askeri istihbaratçılar sık sık Çorum’a gelmeye başladı. ABD Konsolosluğu 2. Katibi CIA ajanı Robert Alexander Peck de Çorum’u ziyaret edenlerden biriydi.
Katliam yaklaşırken emniyet müdürü görevden alınıp MHP’li olduğu bilinen Tunceli valisi ile atandı. Milli Eğitim Müdürlüğüne yine MHP’li biri getirildi. MHP’lilere yaygın olarak silah ruhsatı verilmeye başlandı. Demokrat bilinen 40 civarında polis başka illere atandı. SSK hastanesine bile MHP’liler doldurulurdu. Hastaneye gelecek ölü ve yaralılar nedeniyle.
19 Mayıs törenlerinde kızların kıyafetlerinden ötürü bildirilerle halk kışkırtılmaya çalışıldı. Nihayet, MHP Milletvekili Gün Sazak’ın 27 Mayıs günü Ankara’ da öldürülmesi sonrası saldırı başlatıldı. 29 Mayıs’ta faşistler Çorum’da Alevi ve solcu olarak bilinen kişilerin evlerine ve iş yerlerine saldırmaya başladı. Devrimciler Alevi mahallelerine giden yollara barikatlar kurdu ve silahlı olarak saldırılara karşı halkı korumaya çalıştılar.
27 Mayıs’tan 6 Temmuz’a kadar faşistlerin saldırısı ve devrimcilerin savunması devam etti. Tam 40 gün. Bu rakam devletin saldırganları koruduğunun ve desteklediğinin de kanıtıdır. 40 günün sonunda 57 Alevi, solcu, demokrat Çorumlu öldü, 200’den fazlası yaralandı. Ama devrimcilerin kurduğu barikat ve direniş olmasa ölü sayısı muhtemelen yüzleri bulacaktı. İşte o günlerde bu barikatlarda bulunanlar faşistlerin söylediği gibi teröristler değil, halkın can ve mal güvenliğini korumak için canlarını ortaya koymuş halk kahramanlarıdır. Aynı günlerde tanklarla, panzerlerle ve yüzleri maskeli faşistlerle Fatsa’ya da saldırılmıştır. Zaten 2 ay sonra da 12 Eylül faşist darbesi gerçekleştirilir.
Bir düzeltme daha; barikatlardaki devrimcilerin çoğunluğu TDKP ve Devrimci Yol taraftarlarıdır. O günlerde THKO, TDKP’ ye dönüşmüştü. İmran Aydın da Ankara’ da polis işkencesi ile 1991 yılında öldürülen TDKP taraftarı işçidir.
İstihbaratçıların ve yandaş basının Deniz’in babası hakkında yaydıkları bilgiler onu ve oğlunu karalamaz, onurlandırır. Keşke Maraş’ta da Sivas’ ta da barikatlar kurulabilse ve insanların faşistlerce katledilmesi önlenebilseydi.
/././
Tutuklanan Deniz Göktaş'tan ilk açıklama: 'Neşemizi çalamazlar'
"Ölü Deniz" gösterisinde yaptığı şakalar nedeniyle "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, avukatlarına yaptığı ilk açıklamada "Neşemizi çalamayacaklar" dedi.
***
Harbiye'de 1 Haziran'da sahnelediği ve YouTube'da 24 Haziran'da yayımladığı “Ölü Deniz” isimli gösterisinde kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek dün yurt dışından dönüşünde gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, bugün sevk edildiği İstanbul Adliyesinde tutuklandı.
"Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla tutuklanan Göktaş, karar sonrası avukatlarına yaptığı ilk açıklamada "Neşemizi çalamayacaklar" dedi.
Göktaş'ın açıklamasını gazeteci Barış Pehlivan soyasl medya hesabından yaptığı paylaşımda aktardı. Pehlivan, paylaşımında "Deniz Göktaş’ın avukatı Metin Aslan ile konuştum. İki özel bilgi paylaştı… Bir: Deniz tutuklama sonrası avukatlarına 'Neşemizi çalamayacaklar' demiş. İki: Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na 'CHP’yi salın' demiş" ifadelerini kullandı.
https://x.com/barispehlivan/status/2073019995185979684
Gösterisinde şakasını yapmıştı
Göktaş tutuklanmasına gerekçe edilen gösterisinde, 2023 seçimlerine dair "Neşemizi çalamayacaklar" yorumuna ilişkin de konuşmuştu. Göktaş şunları dile getirmişti: "Maalesef hayatımda siyasetten en umutlu olduğum aydı mayıs 2023. Sonunda yine aynı görüntü. Seçim gecesi, televizyonda pasta dilimleri açık. Koltuğu gömüldüm, ve dedim ki artık kaldıramıyorum. Politik bir şey izlemeyeceğim ve bir daha politka konuşmayacağım. Sonra kız arkadaşım geldi. Her seçim yenilgisinden sonra söylediği bir duası var. Ama giderek daha ruhsuz, jet imam gibi söylediği bir şeye dönüştü. Geldi, 'Neşemizi çalamazlar ya' dedi. Bana. Ben 'Evet' dedim, 'Çok doğru bir tespit. 30 yılımızı özetleyen bir tespit'… 'Evet' dedim, 'Neşemi çalmalarına izin vermeyeceğim'… Diğer insanlara bakmaya başladım bunalımla nasıl başa çıkıyorlar diye…"
***
Deniz Göktaş’ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
Stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek yurt dışından dönüşünde gözaltına alınan Deniz Göktaş’ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.***
Stand-up gösterisi "Ölü Deniz"deki ifadeleri gerekçe gösterilerek, “Cumhurbaşkanı'na hakaret” ile “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamaları ile hakkında soruşturma başlatılan ve yurt dışından dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınan Deniz Göktaş’ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.
HaberTürk'ün haberine göre; tarafına yöneltilen “halkın belirli bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” kastının olmadığını söyledi. Bu gösteriyi yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yaptığını belirten Göktaş, “100 binin üzerinde seyirci bu gösterimi izlemiştir ve hiçbirisinden bu kısma dair incindiklerine dair bir şikayet gelmemiştir. Gösterim boyunca birçok konuda konuşuyorum. Sadece dindarlar değil, her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında konuşmalarım vardır. Burada da kötü bir şey demiyorum. Favori kitabım diyorum. ‘Çeviride sorun var’ cümlemi de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur, böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm” dedi.
Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediğini kabul etmeyen Göktaş, “Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok. Gösteri boyunca bu tarz popüler figürler, ideolojiler Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır, başkaca bir amacım yoktur. Üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.
***
EVRENSEL.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder