Depremin yıktığı Hatay’ın Reyhanlı ilçesi, devletin ilgisizliği nedeniyle yeni bir yıkımla karşı karşıya. Reyhanlı Barajından yer altı suyunun sızması nedeniyle bölge bataklığa dönerken, zeytin ağaçları kurudu, buğdaylar çürüdü, yeni ürün ekilemiyor. Yeni ağaç ekilse bile ürün vermesi en az 7 yıl sürecek. Zararın karşılanması için atılan hiçbir adım yok.
/././
Reyhanlı'da çiftçiler boğuldu: Barajdaki sızıntı tarımı vurdu, zeytinlikler kurudu -Volkan Pekal-
Reyhanlı Barajında aylardır devam eden su sızıntısı, Doğuayrancı Mahallesi’nde tarımsal üretimi durma noktasına getirdi. Havaların ısınmasıyla birlikte yüzeydeki su çekilse de toprak hâlâ suya doymuş durumda.
***
Hatay– Reyhanlı Barajında, kış aylarında artan yağışlarla birlikte doluluk oranının yükselmesi sonucu meydana gelen yer altı su sızıntıları, Doğuayrancı köyü ve çevresindeki tarım arazilerinde hasara yol açtı. İlk aylarda sel görüntülerine neden olan su baskınları, yaz sıcaklarının etkisiyle büyük ölçüde çekildi. Ancak köylüler, toprağın hâlâ suya doymuş olduğunu, bahçelerin çamur içinde kaldığını ve üretimin yeniden başlamasının mümkün olmadığını söylüyor.
Bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinlikler de aylarca su içinde kaldığı için kurudu. Yeniden dikilecek fidanların verim vermesi için en az 7-8 yıl beklenmesi gerekiyor. Çiftçiler ise yalnızca bugünkü zararlarını değil, önümüzdeki yıllarda üretim yapıp yapamayacaklarını da bilmediklerini ifade ediyor. Su altında kalan arazilerde buğday hasadı gerçekleştirilemediği gibi, toprak hâlâ ekime uygun olmadığı için yeni mahsul de ekilemedi.
DSİ’nin çözümü suyu yeniden baraja pompalamak
Devlet Su İşleri (DSİ), sızan suları açılan hendeklerde toplayarak jeneratörlerle çalışan pompalar aracılığıyla yeniden baraja basıyor. Ancak köylüler bu yöntemin sorunu çözmediğini belirterek uygulamayı “Taşıma suyla değirmen döndürmek” olarak nitelendiriyor. Bahçelerde suyun hâlâ çekilmediğini söyleyen üreticiler, sızıntının kaynağının ortadan kaldırılmasını talep ediyor.
Köylülerden Emine Tokyürek, kuruyan zeytin ağaçlarını göstererek yaşananların barajın dolmasının ardından başladığını söyledi. Bahçelerde aylarca su kaldığını belirten Tokyürek, “Ağaçlar suyun içinde kaldı, kurumaya başladı. Kuyular doldu, taştı. Tuvaletler taştı. Şimdi bile kuyular yerden su veriyor. Bahçelerin içi hâlâ çamur” ifadelerini kullandı. Kurulan pompaların sorunu çözmediğini ifade eden Tokyürek, “Yukarıda makineler çalışıyor, kurutmaya çalışıyorlar ama bize faydası yok. Tarladaki sular hendeklere akıyor, makineler de hendekteki suyu çekip yeniden baraja veriyor. Bunlar boş işler” dedi.
‘130 zeytin ağacım kurudu, sebze ekemedik’
Su baskınının aylar sürdüğünü anlatan Tokyürek, bahçelerin yaklaşık dört aydır çamur içinde olduğunu belirtti. Kuruyan zeytin ağaçlarını tek tek gösteren Tokyürek, artık bu ağaçların kurtarılamayacağını belirterek “Tamamen kurudu. Artık meyve vermez. Hepsini sökeceğiz. Burada 130 tane zeytin ağacım var. İki üç tane derken hepsi yavaş yavaş kuruyor” dedi. Zeytinlerin yeniden dikilmesinin de çözüm olmayabileceğini söyleyen Tokyürek, “Köy düzelirse yeniden ağaç ekeriz. Düzelmezse nasıl ekeceğiz? Ekemeyiz, boş kalacak” diye konuştu.
‘Kimse zararımızı karşılamadı’
Bu yıl sebze ve meyve de yetiştiremediklerini söyleyen Tokyürek, “Bir tane meyve, sebze bile ekemedik. Neresi güneş gördüyse ancak oraya bir şey ekebildik” ifadelerini kullandı.
Yaşadıkları mağduriyet karşısında yalnız bırakıldıklarını söyleyen Tokyürek, zararlarının karşılanmasını istediklerini belirterek “Bizim tek istediğimiz bir çözüm bulunması ve zararımızın karşılanması. Ne gelen var ne soran var. Kimse zararımızı karşılamadı. Yılların emeği gitti” dedi.‘600 kiloluk buğdayı alamadık’
Köylülerden Talat Vurak, sızıntının yalnızca zeytinlikleri değil, buğday ve mısır tarlalarını da kullanılamaz hale getirdiğini söyledi. Vurak, “Buğday bitti, öldü. Yer altından barajdan gelen sudan etkilendi. Alanın içi çamur, su dolu. Karşıda gördüğünüz yere kadar su geldi. Hâlâ içine yürüyerek giremezsiniz. Buradan normalde 600 kilo buğday alıyorduk, şimdi hiçbir şey alamadık” dedi.
DSİ ekiplerinin buğday zararını tespit ettiğini ancak ödemeye ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini söyleyen Vurak, “Buğdayın değerini tespit ettiler ama ağaçları tespit etmediler. Onlar için tekrar geleceklerini söylediler. Ne zaman ödeme yapılacak, onu da bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘300 zeytin ağacının yarısı kurudu’
Kardeşiyle birlikte yüzlerce zeytin ağacının bulunduğunu belirten Vurak, “Kardeşimin yüz, benim de iki yüz zeytin ağacım var. İlk günden bu yana bunların yarısı kurudu. Şimdi diğerleri de sararmaya başladı. Bir ay sonra ürün verecek ağaçlar suyun içinde çürüyüp gidiyor” diye konuştu.
DSİ’nin bölgede kurduğu pompaların sorunu çözmediğini dile getiren Vurak, “Burada kuyulardan su çekiliyor, büyük jeneratörlerle kanala aktarılıyor ama hiçbir faydasını göremiyoruz. Gelin bahçeye bakın; her yer çamur, ağaçlarımız gözümüzün önünde kuruyor” dedi.
‘Geleceği göremiyoruz’
Çiftçilerden Aziz Batıray ise en büyük endişelerinin gelecek yıllarda da üretim yapamamak olduğunu belirterek “Su çekilmediği sürece burada gelecek yok. Tarla boş kalacak. Barajın en az yüzde 50’si boşaltılsa belki bu sızma durur” dedi. Yaklaşık 50 dönüm buğday ektiklerini ancak hasat yapamadıklarını anlatan Batıray, normal yıllarda dönüm başına 800-900 kilogram verim aldıklarını belirterek bu yıl ürünün tamamen tarlada kaldığını ifade etti.
‘Sigorta da karşılamıyor’
DSİ’nin bölgede zarar tespiti yaptığını ancak henüz herhangi bir ödeme yapılmadığını söyleyen Batıray, “Zarar tespit edildi ama ortada ne ödeme var ne de açıklanan bir rakam. Muhatap bulamıyoruz. Sigorta da bunu karşılamıyor çünkü zarar barajdan kaynaklandı” dedi. Batıray, “Biz burada iki ürün ekiyorduk. Bu yıl pamuk da ekilemedi. Toprak suyun içinde kaldığı sürece çürüme devam edecek. Bundan sonra ne yapılacağını bekliyoruz” diye konuştu.
“Kalıcı çözüm gerekli”
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara da geçtiğimiz haftalarda bölgede incelemelerde bulunarak yaşanan mağduriyeti yerinde gözlemledi. Kara, son yağışlarla birlikte barajdaki doluluk oranının ciddi seviyelere ulaştığını, teknik bir sorun ya da çatlak nedeniyle düzenli olarak su sızıntısı yaşandığını ifade etti. Mevcut uygulamada sızan suyun pompalarla yeniden baraja aktarıldığını ancak bu devridaim yönteminin yeterli olmadığını belirten Kara, sızıntının kontrol altına alınmaması halinde olası bir sel felaketinin can ve mal kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Kara, DSİ ve ilgili kurumların acil, kalıcı ve teknik önlemleri hayata geçirmesi çağrısı yaptı.
Volkan Pekal
Görseller: Volkan Pekal/Evrensel




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder