İddia: Mustafa Çiftçi, bakanlığı Bilal Erdoğan'a göre şekillendirecek; Akın Gürlek'le dokunulmazlıkların kaldırılması gündemi artacak
Muhalefetteki siyasetçilere göre kabinedeki değişim hem siyasetin daha da sertleşeceğinin hem de seçim sathına girildiğinin işareti.
CHP'li bir yetkiliye göre Türkiye siyasetinde "daha sert bir döneme" giriliyor ve bu kendini sadece yargı alanında hissettirmeyecek. Yeni atanan İçişleri Bakanı Çiftçi'nin Yerlikaya'ya kıyasla "daha sert" olduğu yorumu yapan bir yetkiliye göre, bundan sonra toplumsal olaylarda göstericilere daha sert uygulamalar görülebilir.
CHP'li üst düzey bir yetkili cezaevleri izinleri konusunda Gürlek'in eski bakan Yılmaz Tunç'a zaman zaman sinirlendiğini ve bu kadar çok izin verilmesinin doğru bulmadığını aktardığını söyleyerek, yeni dönemde izin konusunun sorun oluşturabileceğini belirtiyor.
DW Türkçe'de yer alan habere göre, Ankara kulislerinde yeni Bakan Çiftçi'nin Bilal Erdoğan'a yakın olduğu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partinin ardından İçişleri ve valileri de oğlu Bilal Erdoğan'a göre şekillendirmekte olduğu konuşuluyor.
İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek
CHP kurultayı iptal davası, dokunulmazlıklar mı sırada?
Sadece CHP'de değil diğer partilerdeki bazı siyasetçilerde de yeni bakanların "daha katı" tutum alacağı beklentisi bulunuyor. Sayıları az olmakla birlikte bazı siyasetçiler ise Gürlek'in Adalet Bakanlığı koltuğuna oturtularak bir nevi ödüllendirildiğini ancak eski görevinden "daha pasif" bir pozisyona oturtulduğu yorumları yapıyor.
Ancak çoğunluk Türkiye siyasetini ve özellikle CHP'yi daha zor zamanların beklediği görüşünde. Bu siyasetçiye göre önümüzdeki dönemde halen TBMM'de bulunan fezlekeler işleme alınarak başta Özgür Özel olmak üzere CHP'li siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması eskisinden daha yoğun bir şekilde gündeme getirilebilir.
CHP'ye göre kabine değişikliği aynı zamanda seçim sürecine dönük bir stratejinin parçası.CHP'li bir siyasetçi son değişimi "Türkiye fiilen seçim sürecine girdi. Ancak bu süreç projeler üzerinden değil, muhalefeti parçalama ve baskılama üzerinden yürütülecek gibi görünüyor" sözleriyle okuyor.

İstanbul’un en değerli arazisi olarak kabul edilen Zincirlikuyu’daki arazisini Zorlu Holding’e satmasıyla gündeme gelen ancak 10 Kasım 2022’de iflasına karar verilen Çiftçiler Holding, iflasa karşı açtığı iptal davasını kazandı.
Kuruluşu 1949’a dayanan ve 1964’te Türkiye’de ilk kez kamyonet montaj faaliyetlerine başlayan Çiftçiler Holding, adını daha çok İstanbul’un en değerli arazisi olarak bilinen ve 90 dönümlük kısmı 1974 yılında yapımı biten Boğaziçi Köprüsü (15 Temmuz Şehitler Köprüsü) nedeniyle kamulaştırılan Zincirlikuyu’daki Karayolları arazisiyle duyurdu.
Yönetim Kurulu Başkanlığımı Hakan Mehmet Çiftçi, Başkan Vekiliğini de Hatice Paksoy Çiftçi’nin yaptığı holdingin, çoğu kısmına sahip olduğu bu emsalsiz arazi, Zorlu Holding’e satılmış ve üstünde Zorlu Center’in yükseldiği bugünkü halini almıştı.
Çiftçiler Holding, uzun yıllar Volkswagen kamyonet ve minibüslerinin montajını bu arazi üzerindeki tesislerinde yapmış, Türkiye’nin otomotiv sanayisinin geçmişinde dair izler bırakmıştı.
Patronlar Dünyası'ndan Murat Kaya'nın haberine göre, Çiftçi ailesi, Zincirlikuyu’da kendilerine ait, Zorlu’ya komşu başka bir değerli araziye de Çiftçi Towers adıyla proje yaptı. Bu projenin müteahhitliğini Türkerler İnşaat üstlendi. Ancak dev holdingi iflas sürecine götüren ekonomik zorlukları da bu ortaklıkla başlamış oldu.
Türkerler İnşaat’ın ortaklıktan ayrıldığı haberleri gündeme gelirken, inşaat 2018 yılından bu yana bir türlü tamamlanamadı. Projenin sahibi Çiftçiler Gayrimenkul ile ilgili devam eden iflas davaları sorun teşkil etti. Bu süreçte, iflas kararları çıktı ve şirketin tasfiye işlemleri başladı.
10 Kasım 2022'de iflas etti
Ana şirketin iflas etmesiyle birlikte holding de, bu durumun dışında kalamadı. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 10 Kasım 2022’de Çiftçiler Holding Anonim Şirketi’nin iflasına karar verdi. Ve bu holdingin tasfiyesi için de İstanbul 1. İflas Dairesi görevlendirildi.
Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılar ve enflasyonist ortamda irili ufaklı birçok şirketin iflası haber olurken, kuruluşu 1949’a dayanan 75 yıllık dev holdingin iflası iptal ederek geri gelmesi ise şaşkınlık yarattı. Ekonomi için olumlu bir haberi yansıtma şansı verdi.
İflasın iptaline yönelik kararı, ailenin iflasa itirazlarını değerlendiren istinaf mahkemesine uyan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi aldı.
Mahkeme kararında, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı, Beşiktaş Zincirlikuyu Meydanı’nda faaliyet gösteren müflis Çiftçiler Holding AŞ’nin, 10 Kasım 2022 tarihli iflas kararının, itiraz üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi’nce (istinaf) değerlendirildiğini hatırlattı.
İflas dairesi iflası kaldırdı
Hukuk Dairesinin 5 Haziran 2024’te iflası kaldırdığı bilgisini veren mahkeme, bu karara uyarak dosyayı tasfiyeyle görevlendirdiği İstanbul 1. İflas Dairesi’ne gönderdi. İflas Dairesi de, iflasın kaldırılmasına yönelik hüküm kurdu.
İflas Dairesi bu kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-a-6.maddesinde yer bulan, “ İlk derece mahkemesince, davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, esasa ilişkin inceleme yapılmadan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verileceği düzenlenmiştir” hükmüyle verdi.
***
Hukukun tabutuna bir çivi daha!-Mehmet Y.Yılmaz-
Ayşe Barım’ın yargılandığı iddianame “olsa olsa böyle olmuştur” varsayımıyla yazılmış bir iddianameydi. Savcıya göre ise hükümet çok aciz. Her şey onu yıkacak bir sonuç yaratabilir! Bu yargılama da Türkiye’de hukuk devletinin tabutuna çakılan çivilerden biri olarak tarihteki yerini alacak.
Ayşe Barım (Fotoğraf: Fatoş Erdoğan, X)





