Yaşamı borçla döndürme düzeni -Havva Gümüşkaya-
Alım gücündeki erime, yurttaşları kredi kartlarına daha fazla yönelmeye zorluyor. Batık kredi kartı borçları ise geçen yıla göre 2,5 kat arttı. Eylül ayında kredi kartıyla yapılan harcama banka kartlarıyla yapılan ödemeyi beşe katladı.
Yüksek faiz ve yüksek enflasyon döneminde kredi kartı kullanımı daha da arttı. Temel ihtiyaçlar artık sadece kredi kartları ile karşılanıyor. Borcunu ödeyebilmek için kredi kartlarını ‘döndüren’ dar gelirlilerin cebindeki kart sayısı arttıkça borç bakiyesi de kabarıyor.
Özellikle bireysel kredi kartlarıyla yapılan harcamalarda, gündelik ihtiyaçlara yönelik taksitsiz harcamalar dikkati çekici biçimde arttı. BDDK’nin 7 Kasım haftasına ilişkin verilerine göre, bireysel kredi kartı borçlarının 1 trilyon 610 milyar lirasını taksitsiz harcamalar, 939 milyar lirasını taksitli harcamalar oluşturdu. Taksitsiz harcamalarda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47’lik artış yaşandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve geldiği Haziran 2023’te bireysel kredi kartı borçlarının 403,4 milyar lirasını taksitsiz harcamalar, 390,4 milyar lirasını ise taksitli harcamalar oluşturuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıllık süreçte taksitsiz harcamalarda dört kat artış meydana geldi.
BANKA KARTLARINI 5’E KATLADI
Geçim sıkıntısı çeken geniş toplum kesimleri, artık temel ihtiyaçlardan faturalara kadar tüm harcamalarını kredi kartlarıyla karşılamaya çalışıyor. Eylül ayında banka kartlarıyla yapılan harcamanın 5 katı kredi kartlarıyla gerçekleştirildi. Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre 1 trilyon 848 milyar liralık kredi kartı harcamasına karşın banka kartlarıyla 359 milyar liralık ödeme yapıldı. Kredi kartlarıyla yapılan bu harcamaların yaklaşık yüzde 25’lik bölümünü market ve gıda harcamaları oluşturdu.
Borçları ödeyememe krizi ise bireysel kredi kartlarında takibe giren alacak oranını artıyor. Bireysel kredi kartlarında batık borç tutarı 115 milyar 236 milyon liraya ulaştı. Bu tutar geçen yılın aynı döneminde 46 milyar 855 milyon lira düzeyindeydi. Son bir yılda batık bireysel kredi kartı borçlarında 2 buçuk kat artış meydana geldi.
GIDA FİYATLARINA MAAŞ YETİŞMİYOR
Her ay yükselişini sürdüren gıda fiyatları, borçsuz market alışverişini imkânsız hale getiriyor. Farklı kurumların açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri de yükselişi tekrar gözler önüne seriyor. Son olarak dün Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), ekim ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırını verilerini paylaştı. Dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 26 bin 925 liraya çıkarak asgari ücreti neredeyse 5 bin lira aştı. Gıda harcamasının yanı sıra eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma ve ulaşım gibi yaşamsal harcamaları ifade eden yoksulluk sınırı da 93 bin 135 lira olarak gerçekleşti. Bu tutar, asgari ücretin 4 katından daha yüksek. BİSAM’a göre tek başına yaşamanın maliyeti de 43 bin lirayı buldu.
BİSAM verilerine göre, günlük gıda harcaması tutarı en az 898 lira olurken bunun 297 lirası süt ürünlerine, 227 lirasını et, yumurta ve baklagil grubuna harcandı. Ekmek ve makarna grubu için günlük harcama tutarı 123,74 lira oldu.
***
Yoksullukla övündüler -Mustafa Bildircin-
AKP’li vekiller, sosyal yardımlara ilişkin “Dünya bizden eğitim istiyor” iddiasında bulundu. AKP’li Baykan, “Tek tuşla yardım başvurusu yapılıyor” dedi. https://www.birgun.net/haber/yoksullukla-ovunduler-668708
***
Bakan Bak’a göre yurtlar konforlu!-Mustafa Bildircin-
Bakan Bak, hijyen ve güvenlik sorunlarıyla gündeme gelen yurtlarla ilgili, “Konforlu ve güvenli barınma ortamı” yorumunu yaptı. Bakanlığın bütçe sunumunda bahis skandalıyla ilgili tek kelime yer almadı. https://www.birgun.net/haber/bakan-baka-gore-yurtlar-konforlu-668711
***
Halk oturuyor, parası uçuyor -Mustafa Bildircin-
“Afyon-Uşak-Kütahya kentlerinin hava ulaşım sorununu çözmek” iddiasıyla projelendirilen ve Kasım 2012’de açılan Zafer Havalimanı, Yap-İşlet-Devret (YİD) modelinin bütçede yarattığı tahribatın sembolü oldu. Havalimanı için müteahhide ölçüsüzce verilen yıllık yolcu garantisi, 2012 itibarıyla tek bir yıl bile yakalanamadı. Garanti edilen yolcu sayısının uzağında kalarak kamu bütçesinde karadelik açan Zafer Havalimanı, 2025 yılında da geleneği bozmadı. Garanti edilen 878 bin 489 yolcuya karşın Zafer’i Ocak-Ekim 2025 döneminde yalnızca 60 bin 154 yolu kullandı. Toplam 60 bin 154 yolcudan 30 bin 77’sinin, giden yolcular olduğu tahmin edildi. Sözleşmeye göre, garanti ödemeleri giden yolcu sayısı üzerinden yapılırken gerçekleşmeyen yolcu garantisi nedeniyle şirkete Ocak-Ekim 2025 dönemi için en az 5 milyon avro ödeme yapılacağı öngörüldü. Havalimanı için verilen garantideki hata payı yüzde 96,6 oldu. https://www.birgun.net/haber/halk-oturuyor-parasi-ucuyor-668719
***
TOKİ’nin çözüm bulamadığı kriz -İsmail Arı-
TOKİ’nin Kanal İstanbul bölgesindeki inşaatları tamamlanma aşamasına geldi. İSKİ ise "kaçak" olduğu için bu konutlara su ve kanalizasyon bağlantısı yapmıyor. Krizi çözemeyen TOKİ, “İnceleme için talimat verdik” diyor.
HÂLÂ ÇÖZÜM BULAMADILAR
Konut projesinin bazı etaplarının yıl sonunda tamamlanacağı iddia edilse de konutların hâlâ kanalizasyon ve temiz su bağlantısı yapılmadı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ ve Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü yetkilileri ise krize karşı çözüm ararken bir yurttaş, Kanal İstanbul bölgesinde milyarlarca lira harcanan ancak kaçak olduğu için su ve kanalizasyon bağlantısı yapılmayan konutları 16 Eylül’de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) sordu. https://www.birgun.net/haber/tokinin-cozum-bulamadigi-kriz-668718
***
Kirletenlerin zirvesi COP30 -Gökay Başcan-
Türkiye’de yağma ve talanı kolaylaştıran düzenlemeleri hayata geçiren iktidar temsilcileri ile doğayı tahrip eden projeleri yürüten şirketlerin yöneticileri COP30’a gitti. Kirletici aktörler zirvede “çözüm” masasında.
Eleştirilerin ve protestoların damga vurduğu Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 30. Taraflar Konferansı (COP30), Brezilya’nın Belem şehrinde sürüyor.
10 Kasım’da başlayan zirve, 56 bin 118 delegenin kayıt yaptırdığı COP30, 80 binden fazla kişinin katıldığı Dubai'deki COP28'in ardından tarihin en büyük ikinci COP'u oldu . Dünyanın en büyük kirleticisi ABD ise ilk kez görüşmelere heyet göndermedi.
3 bin 805 kişiyle, zirveye en çok delegasyon yollayan ülke ev sahibi Brezilya oldu. Bunu sırasıyla Çin, Nijerya, Endonezya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti izledi. Türkiye’den ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra şirket yöneticileri, sivil toplum temsilcileri ve iklim aktivistlerinin de yaşam savunucularının bulunduğu 326 kişi zirveye kayıt yaptırdı.
TALANCILAR BELEM’DE
Ülkedeki ormanları, tarım ve sulak alanlarını sermayeye peşkeş çeken AKP iktidarı, Brezilya’da iklim krizine ilişkin neler yapılması gerektiğini tartışırken Türkiye’den zirveye katılan şirketler de COP’a ilişkin uzun yıllardır yapılan eleştirilerin haklılığını ortaya koydu.
Dünyayı kirleten fosil yakıt devlerinin sponsor olduğu, maden şirketlerinin söz sahibi olduğu, dev gıda şirketlerinin VIP’lerde ağırlandığı zirveler elitlerin çıkarları doğrultusunda hareket eden ritüellere dönüştü. Zirveye Türkiye’den de ülkenin dört bir tarafındaki projelerle ekosistemi tahrip eden, iklim krizini derinleştiren Limak Holding gibi şirketler katıldı. Limak Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ve holdinge bağlı şirketlerin üst düzey yöneticilerin yanı sıra Kroman Çelik Sanayi A.Ş. ve Doğuş Holding adına üst düzey yöneticiler zirvede yer aldı.
ET DEVİ VIP DAVETLİ
Türkiye’nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesinden gelen büyük kirletici şirketlerin temsilcileri, COP30’un “VIP listesine” girdi. Dünyanın en büyük et üreticisi olan ve çok sayıda skandalın odağında bulunan küresel et devi JBS’in sahipleri de bu özel listede yer aldı. Latin Amerika’yı sarsan uluslararası rüşvet soruşturması Lava Jato’dan, Amazon Ormanları’ndaki yasadışı çiftliklerde yetiştirilen hayvanların “aklanmasına” kadar pek çok olayla anılan JBS’in sahipleri Joesley ve Wesley Batista kardeşler, BM İklim Değişikliği Sözleşmesi’ni imzalayan yaklaşık 200 ülkenin yürüttüğü diplomatik müzakerelerin yapıldığı sınırlı alana davet edilen isimler arasına girdi.
SERMAYE İKLİM MASASINDA
Ev sahibi ülkenin belirli sayıda kişiye davetiye verdiği bu özel listede ayrıca Brezilya devlet petrol şirketi Petrobras ile ABD merkezli petrol devi ExxonMobil’in yanı sıra Vale, Samarco ve Sigma gibi madencilik şirketlerinin temsilcileri de bulunuyor. Devasa sera gazı emisyonu nedeniyle iklim değişikliğinde büyük payı olduğu belirtilen sığır endüstrisinin baş aktörlerinden biri olan JBS ve diğer sermaye temsilcilerinin, COP30 zirvesinde sera gazı emisyonlarının düşürülmesine dair görüşmeleri etkileyeceği eleştirileri yapıldı.
***
Bakan Işıkhan'dan "borçlu belediyeler" açıklaması
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, 2025 yılı ağustos ayı itibarıyla belediyelerin, bağlı kuruluşlarının ve şirketlerinin SGK'ye toplam borcunun 234,2 milyar lira olduğunu açıkladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçelerinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı. Bakan Işıkhan, belediyelerin SGK'ye olan prim borçlarına ilişkin soru üzerine, "2025 yılı Ağustos ayı itibarıyla belediyelerin, bağlı kuruluşlarının ve şirketlerinin SGK'ye toplam borcu 234,2 milyar liradır. SGK'ye borcu olan belediyeler arasında hiçbir şekilde ayrım yapılmamakta olup, belediyelerin SGK'ye olan borçlarını ödeme noktasında irade beyan etmeleri durumunda ilgili mevzuat kapsamında gereken tüm kolaylıklar gösterilmektedir" dedi.
Bu konuda tüm siyasi partilere 'eşit mesafede' olduklarını ve borcunu ödeme gayretinde bulunan tüm belediyelere kapılarının açık olduğunu söyleyen Işıkhan, "SGK borçlarını tahsil etmek için adımlar attığımızda, borçları dile getirdiğimizde ne yazık ki bundan rahatsız oluyorlar. Biz SGK'ye olan borçları tahsil ederek SGK'yi mali olarak güçlü tutmak, vatandaşlarımıza ve emeklilerimize daha iyi hizmet etmek ve onların maaşlarını ödemek durumundayız" ifadelerini kullandı.
SGK'ye en borçlu kurumların neredeyse tamamının belediyelerin şirketleri olduğuna işaret eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye genelinde SGK'ye en çok borcu olan ilk 10 belediyenin 8'i Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, biri AKP'li belediye, biri de Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyken kayyum atanan Şişli Belediyesi'dir. SGK'ye borcu olan ilk 50 belediyeye bakacak olursak, bunların 35'i Cumhuriyet Halk Partili, 12'si AKP'li, 2'si Cumhuriyet Halk Partili, biri de DEM Parti'deyken kayyum atanan belediyelerdir. SGK'ye prim borcu olan belediyeler: birinci sırada İzmir Büyükşehir Belediyesinin 16 milyar lira, Ankara Büyükşehir Belediyesinin 8 milyar lira, Adana Büyükşehir Belediyesinin 7 milyar lira, Şişli Belediyesinin 5,5 milyar lira, Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin 4,7 milyar lira, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 4,5 milyar lira, AKP'de Sakarya Büyükşehir Belediyesinin 3,5 milyar lira borcu var. Beşiktaş Belediyesinin 3,2 milyar lira, Ataşehir Belediyesinin 3,2 milyar lira, Sarıyer Belediyesinin de 2,9 milyar lira olmak üzere belediyelerin SGK'ye toplam 59 milyar lira ödenmeyen prim borçları söz konusu."
***
BİRGÜN








.jpg)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder