Üç yılın enkazına bak -EVRENSEL MANŞET- 6 Şubat 2026-

 Üç yılın enkazına bak -EVRENSEL MANŞET-

En az 53 bin kişinin hayatını kaybettiği 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. İktidar ‘yeniden inşa’ propagandasını ‘Türkiye’nin gücüne bak!’ hamasetiyle sürdürüyor. Oysa deprem bölgesindeki yıkım sürüyor. Devasa bir şantiyeye dönen bölgede, en temel ihtiyaçlara erişim ise hâlâ sağlanamıyor: Eğitim, sağlık, barınma, hatta içme suyu...

* Deprem bölgesinde halen 360 bin kişi, yaşamını 21 metrekarelik konteynerlerde sürdürüyor.

* Depremde hasar alan 632 bin konuta karşın, bir kısmı halen oturulamaz halde olan 433 bin konutun kurası çekildi.

* Kiracılara konut hakkı tanınmıyor. Kiraları karşılayamayan işçi aileleri; OSB civarlarında yapılan TOKİ’lerde, toz içinde yaşıyor.

                                                          ***

6 Şubat depremlerinin üç yılı: Yurttaş enkazda, sermaye ‘ayağa kalktı’ -Nisa Sude Demirel- 

6 Şubat depremlerinin ardından üç yıl geçti ancak yüz binler konteynerde, su ve iletişim altyapısı eksik, istihdam güvencesiz.

https://youtu.be/1xS5QfuxgOU

Bugün Türkiye’nin 11 ilini yıkan, resmi rakamlarla en az 53 bin yurttaşın hayatını kaybettiği 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü. Başta Hatay, Malatya ve Adıyaman olmak üzere depremin vurduğu kentlerde hayat normale dönmüş değil. Altyapı, eğitim, sağlık hâlâ daha erişilebilir değil. İstihdam rejimleri güvencesiz, deprem için ayrılan yatırım ise oluk oluk sermayeye akıyor. Yani üç yılın ardından bölgede sermaye için ‘İşler yolunda’, milyonlarca depremzede ise en temel gereklere dahi ulaşamayarak yaşantısını sürdürmeye çalışıyor. Cumhurbaşkanlığına bağlı Strateji ve Bütçe Başkanlığının depremin üçüncü yılında yayınladığı “Kahramanmaraş ve Hatay depremleri yeniden imar ve gelişme raporu” da imar övgülerinin satır aralarında durumu gösteriyor.

Depreme ayrılan pay faizin dörtte biri

Rapora göre 2026 yılı bütçesinde afet risklerinin azaltılması, depremlerin yol açtığı hasarların giderilmesi ve deprem bölgesinde yaşayan yurttaşların ihtiyaçları ve depreme dayanıklı şehirlerin inşası için toplam 653 milyar TL kaynak ayrıldı. Buna karşın merkezi bütçeden faize ayrılan miktarsa 2 trilyon 742 milyar TL. Yani deprem bölgesinin ayağa kalkması ve deprem riskli illerin planlanması için ayrılan toplam miktar, faiz harcamalarının dörtte biri dahi etmiyor.

360 bin yurttaş konteynerde

Rapora göre, deprem bölgesinde halen 360 bin yurttaş hâlâ konteynerlerde yaşıyor. Bu sayının yarısı, yani 156 bini Hatay’da. Hemen ardından Malatya’da 67 bin 664 kişi, Maraş’ta ise 55 bin 264 yurttaş yaşamını konteyner kentlerde sürdürüyor.

Depremde orta ve üstü hasarlı konutların sayısı 632 bin 667’ydi. Buna karşın toplamda 433 bin 667 konut için kura çekildi. Bu konutların tümü oturmaya hazır durumda da değil. Oysaki depremin ardından, tüm konutların bir yılda teslim edileceği söylenmişti. Vaatler zaman içinde azaldı. Erdoğan depremin ardından “1 yıl içinde inşallah biz bu konutları tamamlayacak ve sahiplerine teslim edeceğiz” demişti. Bir süre sonra “Bir senede 319 bin konut ve köy evi teslim edeceğiz” demiş; dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ise bu rakamı depremin ilk yıl dönümünde iki ay içerisinde 75 bin konuta düşürmüştü.

Madene var, haberleşme altyapısına yok

En temel ihtiyaç olan içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri de ayağa kalkmış değil. Bu hizmet için toplanan 105 milyar TL’lik yatırımın sadece 25 milyar TL’si kullanıldı. Depremin ilk gününden bu yana en başta gelen sorunlardan biri de iletişim altyapısı. Ancak burada da durum aynı. Haberleşme için toplam yatırım ihtiyacı 3 milyar 843 milyon 991 bin 64 TL iken rapora göre haberleşme altyapısı için 581 milyon 684 bin 261 TL yatırım yapılmış. Buna karşın bölgede madencilik faaliyetleri için ayrılan miktar, haberleşme altyapısı için ayrılandan fazla. Rapora göre bölgede 732 maden işletme izinli ruhsat var. TPAO tarafından Adıyaman’da 637 milyon TL, MTA tarafından deprem sonrasında Malatya’da 17.4 milyon TL, Gaziantep’te 2.9 milyon TL, Adıyaman’da 196 bin TL, Hatay’da 593 bin TL ve diğer illerde 8.7 milyon TL olmak üzere madenler için toplam 667 milyon TL harcandı.

Sermayeye teşvik, işçiye güvencesizlik

Bölgede ortalama ücret asgari ücret civarında seyrederken bir diğer sorun da işsizlik. Rapora göre Türkiye genelinde iş gücüne katılım oranı yüzde 54.2 ve istihdam oranı yüzde 49.5 iken bölgede iş gücüne katılım oranı yüzde 49.2, istihdam oranı ise 44.2. Kilis ve Hatay’da işsizlik oranı yüzde 12.5 ve yüzde 12’yle 2024 yılında Türkiye ortalaması olan yüzde 8.7’nin üzerinde seyrediyor. İktidarın duruma ‘çözümü’ ise güvencesizliği yaygınlaştırmak. Toplum yararına program (TYP) gibi işbaşı eğitim programlarındaki istihdam yükümlülükleri gevşetildi. Adıyaman, Hatay, Maraş, Malatya ve Antep’te istihdam yükümlülük süresi üç kat yerine bir kat olarak uygulandı, istihdam taahhüt oranı yüzde 70’ten yüzde 30’a düşürüldü.

Ayrıca patronlar için pek çok esneklik sağlandı. İş kazası ve meslek hastalığı olaylarını bildirme yükümlülüğünün süresi uzatıldı. Altyapıya gitmeyen kaynaklar, büyük imalat sanayisine aktı. Şubat-aralık 2025 döneminde deprem bölgesinde imalat sanayisi yatırımları için toplam 476.8 milyar TL sabit yatırım tutarı öngören 4 bin 88 teşvik belgesi düzenlendi.

***

EVRENSEL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

T-24 "Köşebaşı + Gündem" -6 Şubat 2026-

Belediye Başkanı Böcek, Emniyet Müdürü Arslan ve iş takipçisi Ateş, okey masasında!-Tolga Şardan-  Sanık Fazlı Ateş’in ifadesiyle, Böcek ve ...