2 Kasım 2026 Pazartesi

GÜNDEM -2 Kasım 2026-

Fenerbahçe Stadı’nın taşınması tartışması: Kent hafızası ranta kurban edilmesin -Sibel Bahçetepe/Birgün-

Fenerbahçe Stadı’nın Kadıköy’den Maltepe’ye taşınması tartışması sürüyor. Kent savunucuları ve mahalle temsilcileri, taşınmanın hem Kadıköy’ün tarihsel hafızasını zedeleyebileceği hem de Maltepe’de yeni çevresel ve kentsel sorunlar yaratabileceği uyarısında bulundu.

Fenerbahçe Stadı’nın Kadıköy’den Maltepe’ye taşınması önerisi, stadın geleceği ve iki ilçenin nasıl etkileneceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.

Stadın bulunduğu alanın nasıl değerlendirileceği, Maltepe’de gündeme gelen yeni tesisin çevresel etkileri ve Kadıköy’ün tarihsel hafızasının korunması tartışmanın öne çıkan başlıklar arasında geldi.

Stadın taşınmasının yalnızca bir spor tesisinin yer değiştirmesi olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken kent savunucuları, mimarlar ve mahalle temsilcilerinin ortak kaygısı Kadıköy’deki değerli arazinin yeni rant projelerine açılması ve mevcut sorunların çözülmek yerine başka bir ilçeye aktarılması. Açıklamalarda ‘‘Boşalacak stat alanı ve ve çevresi için ne planlanıyor? Maltepe’de hangi alan, hangi koşullarla kullanılacak? Asıl hedef ne?’’ soruları da soruldu.

Taşınma tartışmasının başlamasının ardından Kadıköy’de bir araya gelen kent savunucuları ve çok sayıda bileşen, önümüzdeki günlerde akademisyenlerin, bilim insanlarının, gazetecilerin ve meslek odalarının katılımıyla geniş kapsamlı bir toplantı düzenleyeceklerini açıkladı.

MEKÂNSAL HAFIZA YOK SAYILAMAZ

İBB ve Kadıköy Belediye Meclis Üyesi mimar Barış Antik, olası taşınmanın yalnızca bir spor tesisinin yer değiştirmesi olarak ele alınamayacağını söyledi. Antik, bunun İstanbul’un kültürel hafızasını ve kentsel yaşamını doğrudan ilgilendiren bir şehircilik meselesi olduğunu vurguladı. Fenerbahçe Stadı’nın Papazın Çayırı’ndan bugüne uzanan tarihinin İstanbul’un kolektif hafızasının parçası olduğuna dikkat çeken Antik, Kadıköy’de maç günlerinde oluşan buluşmaların, sokaklardan stada yürüyüşlerin ve çevredeki işletmelerin yıllar içerisinde bir spor kültürü yarattığını anlattı. Antik, stadın başka bir ilçeye taşınmasının tarihin oluştuğu mekânsal sürekliliği ortadan kaldıracağını vurgulayarak, temel sorunun stadın kent merkezinde bulunması değil, kapasitesi ile çevresindeki ulaşım altyapısının uyumsuzluğu olduğunu söyledi. Maltepe’de 75-80 bin kişilik bir stadyum ve bağlantılı tesisler için uygun büyüklükte alan bulmanın kolay olmadığını belirten Antik, Maltepe sahili ve deniz üzerindeki dolgu alanları ile ilçenin kuzeyindeki ormanlık veya düşük yoğunluklu bölgelerin gündeme gelebileceğini söyledi. Sahil ve dolgu alanlarına büyük bir stadyum yapılmasının deniz ekosistemi, zemin güvenliği ve deprem riski açısından sorunlar yaratabileceğini kaydeden Antik. stadın kuzeydeki ormanlık alanlara yapılması durumunda ise yeni yollar, otoparklar ve tesislerin doğal alanları parçalayabileceği uyarısında bulundu. Taşınma tartışmasının önemli başlıklarından birinin de Kadıköy’deki mevcut stadın bulunduğu arazinin geleceği olduğunu söyleyen Antik, alanın ticari yapılaşmaya açılması halinde maç günlerinde yaşanan dönemsel yoğunluğun yerini haftanın her günü sürecek trafik ve altyapı baskısının alabileceğinin altını çizdi. Antik, şöyle devam etti:

‘‘Öncelikle mevcut stadın iyileştirilerek kullanılmaya devam edilmesi seçeneği bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Mesele Fenerbahçe ve bakanlık arasındaki pazarlık gibi sürdürülüyor. Ancak bu meselenin hem demokratik plan ilkeleri olarak hem de İstanbul’un ve Kadıköy’ün siyasi iradesi olarak yerel yönetimlerle sürdürülmesi şarttır. Kadıköy, Kadıköylülerindir. Kadıköylüler bu kentin müşterisi değil sahibidir.’’

HER TÜRLÜ RANT PROJESİNE KARŞIYIZ

Fenerbahçe Kalamış Dayanışması’ndan Alev Ataç ise stadın yalnızca bir spor tesisi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Fenerbahçe’nin tarihsel ve toplumsal kimliğinin Kadıköy’le iç içe geçtiğini söyleyen Ataç, stadın başka bir ilçeye taşınmasının bu mekânsal aidiyeti zedeleyeceğini söyledi. Ataç, bazı semt sakinlerinin belirttiği gibi maç günlerinde yaşanan trafik ve kalabalık sorunlarının kamu idarecilerinin çözmesi gereken sorunlar olduğunu belirterek, Maltepe’de dolgu alanına stat yapılması ihtimalini de eleştirdi. Ataç, şöyle devam etti: “Kamuya ait alanlar üzerinde rant yaratan, halka zarar veren, halkı rahatsız eden her türlü projenin karşısındayız. Kadıköy’ün ulaşım sorunlarının da akademisyenlerin görüş ve önerileri doğrultusunda çözülebileceğine inanıyoruz. Bu tartışmada taraftarları ya da yurttaşları karşı karşıya getiren bir dil yerine, herkesin görüşünü gözeten, halktan ve kamusal yarardan yana bir yaklaşım benimsenmelidir. Bizim temel ölçütümüz açıktır: Kamusal alanlarda rant yaratan, kamusal alanları halkın elinden alan, halka zarar veren ve halkı mağdur eden, aynı zamanda kent hafızasını da yok eden her türlü projeye karşıyız.”

Stat meselesinin Kalamış Marina, Söğütlüçeşme Terminal, Kadıköy Cami gibi projelerle birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. 

***

BÜTÜN YARIMADA RİSK ALTINDA

Kadıköy Kent Dayanışması’ndan Üzeyir Uludağ, stadın yüz yılı aşkın süredir spor kültürüne ev sahipliği yaptığını ve kentin kolektif hafızasının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Maç günlerinde yaşanan trafik, otopark, gürültü ve çevre kirliliği gibi sorunların farkında olduklarını belirten Uludağ, bu sorunların stadı taşıyarak değil, ortak çözümler üreterek giderilebileceğini ifade etti. Tartışmanın statla sınırlı olmadığını vurgulayan Uludağ, ‘‘Mesele stat değil. Kalamış Marina’dan Haydarpaşa Garı’na, cami projesine kadar bütün yarımadanın ranta açılması söz konusu. Stadın taşınması da bu bölgenin tümüyle ranta açılmasının bir parçası olabilir. Stadı taşıyarak aynı sorunları Maltepe’ye ihraç etmek ve Kadıköy’de boşalacak alana devasa rant projeleri dikmek, mevcut sorunları çözmeyecek, aksine yeni sorunlar yaratacaktır" dedi. Uludağ, stadın taşınmasıyla boşalacak alanın geleceğine ilişkin soru işaretlerine dikkat çekti. Uludağ, 2005 yılından bu yana bölgede lüks konut, rezidans, yat limanı ve AVM projelerinin gündeme geldiğini anımsatarak, Kalamış Marina, Terminal Kadıköy, Haydarpaşa, Rıhtım projesi ile Kurbağalıdere ve Yoğurtçu Parkı çevresindeki gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydetti. Uludağ, İBB, Kadıköy Belediyesi, ilgili kamu kurumları ve kulüp yönetimine çağrı yaparak mahalle sakinleri, taraftar örgütleri ve uzmanların katılımıyla çözüm üretilmesini istedi.

***

YANIT BEKLEYEN SORULAR

• Kadıköy’deki stadın arazisi ve çevresi ne olacak?

• Taşınma gerçekleşirse değerli arazi hangi amaçla kullanılacak, ticari projelere mi açılacak?

• Maltepe’de yeni stat nerede yapılacak? 75-80 bin kişilik tesis için dolgu alanı mı, ormanlık alanlar mı gündemde?

• Dolgu alanına stat yapılmasının riskleri araştırıldı mı?

• Yeni proje kime, ne kazandıracak?

• Kadıköy’deki trafik sorunları çözülmeden Maltepe’ye taşınmak yeni bir ulaşım ve altyapı krizine yol açmayacak mı?

***

TOPLUMSAL HAFIZANIN BİR PARÇASIDIR

Caferağa Mahallesi Muhtarı ve mimar Hanife Dağıstanlı da stadın bulunduğu bölgenin tarihsel ve toplumsal hafızanın önemli bir parçası olduğunu belirterek, taşınmaya karşı çıktı. Futbolun Türkiye’deki geçmişinin Moda ve Papazın Çayırı’na uzandığını söyleyen Dağıstanlı, Fenerbahçe’nin bir semt takımı olduğunu ve stadın bu aidiyetin önemli bir parçasını oluşturduğunu söyledi. Galatasaray Stadı’’ın Mecidiyeköy’den taşınmasını örnek gösteren Dağıstanlı, stat sonrasında bölgedeki yoğunluğun azalmadığını, aksine haftanın her günü süren bir trafik ve yapılaşma baskısının oluştuğunu belirtti. Dağıstanlı, "Stadın buradan taşınması, burada stat nedeniyle yaşadığımız sorunları çözmeyecek. Aksine bizi daha büyük sorunlarla karşı karşıya bırakacak. Bir stat sadece stat değildir; oranın aidiyeti, tarihi, hikâyesi ve erişilebilirliğinin kıymeti var. Stadın gitmesini istemiyoruz" dedi.

***

YENİ PROJELERE DE KARŞIYIZ

Zühtüpaşa Mahallesi Muhtarı Çağla Göksu ise stadın şehir merkezinde, ana arter üzerinde ve konutların bulunduğu bir bölgede yer almasının ciddi sorunlara yol açtığını belirterek taşınmasını desteklediğini söyledi. Maç günlerinde trafik nedeniyle mahalle sakinlerinin evlerine ulaşmakta, araçlarını kullanmakta ve sağlık hizmetlerine erişmekte zorlandığını anlatan Göksu, mevcut stadın arazisinin AVM, otel veya rezidans gibi yeni yoğunluk yaratacak projelere açılmasına karşı çıktığını söyledi. Göksu, şu değerlendirmeyi yaptı: “Stadı taşıyıp oraya başka devasa projeler dikmek hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Aksine bölgenin yükünü artıracak. Burada ihtiyaç duyulan şey, olası afetlerde insanların kullanabileceği açık alanlar ve toplanma alanları.”

***

NE OLMUŞTU?

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 24 Ekim’de düzenlenen Yüksek Divan Kurulu toplantısında, mevcut stadın kapasitesini artırmak için hazırladıkları projeleri Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunduklarını açıklamıştı. Yıldırım, bakanlıkla yapılan görüşmelerde Maltepe’de 75 bin kişilik yeni bir stat yapılması ve kulübün buraya taşınması önerisinin gündeme geldiğini söylemişti.

***

Skandalın ucu aynı yere uzanıyor -Birgün- 

Asrın vurgunu olarak değerlendirilen fon skandalının ortaya çıkışından bu yana yaklaşık 2 ay geçti. Kamuoyunu ikna edecek bir soruşturma yürütülmezken yanıt bekleyen sorular güncelliğini koruyor.

Abdülkadir Özkan, Erkan Kilimci, Ertan Aydın, Fatma Betül Sayan Kaya, İhsan Çimen, Muhammed Yarız, Mustafa Aksu ve Özdemir Ataseven.

Cumhuriyet tarihinin en büyük örgütlü soygunu olarak değerlendirilen fon vurgunu iktidarın ayağına dolandı. Hükümetin tüm imkanlarıyla vurgunun üzerine gidiliyor algısı kamuoyunu ikna edemezken AKP cephesinde panik artıyor. İktidarın oy kaybı yaşadığı kamuoyu yoklamalarına yansırken anketlerde skandalın perdelendiği görüşleri öne çıkıyor.

Soruşturma devam ederken son olarak Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un ardından dün Dünya Gazetesi sahibi Umut Güner gözaltına alındı. Dünya Gazetesi’nin de bağlı olduğu Dünya Holding’in, fon skandalının ortaya çıkmasının ardından müdahale edilen Bulls Yatırım Holding’in yüzde 20’sine sahip olduğu iddia ediliyor. Borsa İstanbul’un başına ise vekaleten Atila Türeli getirildi.

Ülke ekonomisinin fişini çekecek düzeyde gerçekleşen vurgun soruşturmasına siyasi mercilerin yeterince dahil edilmeyişi soruşturma sınırlarının da rejim tarafından çizildiği algısını güçlendiriyor. Soruşturmada bugüne kadar tutuklu sayısı 120’yi aşarken, 280’den fazla şüpheli hakkında işlem yapıldı. Skandalın ortaya çıktığı günden bu yana gözaltına alınan ve soruşturmaya dâhil edilen siyasi isimlerin ise yalnızca iktidarın çeperinde kalmış eski isimlere odaklanması ise dikkat çekiyor.

‘YANLIŞLAR VEYA HATALAR OLACAKTIR’

Meclis Başkanvekili ve AKP Tokat Vekili Yusuf Beyazıt, fon vurgununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Beyazıt: "Elbette ki bir yönetim esnasında bazı uygulamalarda eksikler, yanlışlar veya hata edenler olacaktır. Kasıtlı veya ihmalinden, kusurundan dolayı bu tür durumlar yaşanabilir. Fon olayı ortaya çıktığı ilk andan itibaren Cumhurbaşkanımız net bir tavır koymuştur. Bu olayın üzerini örtmek kesinlikle söz konusu değildir. Bu kapsamda adli, idari ve yasal süreçler eş zamanlı olarak başlatılmıştır" diye konuştu. Beyazıt ayrıca mağdurların zararlarının Hazine’den karşılanacağı iddialarını reddederek, "Sizlere temin ederek söylüyorum; asla ve asla devletten tek bir kuruş verilmemiştir, verilmeyecektir. Ödemeler tamamen bu süreçte manipülasyon yapan kişilerin varlıkları ve paraları üzerinden gerçekleştirilecektir” dedi. Öte yandan AKP'nin kurucularından ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç sosyal medya hesabından 2012 yılında yaptığı konuşmayı yeniden paylaştı. Fon skandalının gündemde olduğu dönemde gelen paylaşımında, “Siyaset zenginleşme yeri değil, millete hizmet yeridir” ifadelerini kullanan Arınç, 50 yıllık siyasi hayatında hiçbir harama el uzatmadığını savundu.

***

HANGİ İSİMLER LİSTEDE?

• AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya

• Eski Tarım Bakanı Yardımcısı Mustafa Aksu

• AKP eski Milletvekili ve seçim kampanyaları yöneticisi Dr. Ertan Aydın gözaltına alınıp tutuklandı.

• Kültür ve Turizm Bakanlığı eski Strateji Geliştirme Başkanı İhsan Çimen

• Hazine Bakanlığı Eski Gelirler Başkontrolörü Eren Yeşilyurt

• Eski Hazine Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı İskender Balcı

• Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci

• Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül

• Eski AKP Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı ve Özata Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven

• Pusula Portföy Yöneticisi ve eski AKP İstanbul Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Yarız

• Eski Başbakan Başdanışmanı Abdülkadir Özkan

• Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Konseyi eski üyesi Prof. Emre Alkin

• Türkiye Varlık Fonu’na bağlı Türkiye Sigorta/Türkiye Hayat Emeklilik eski Genel Müdürü Taha Çakmak ve Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer tutuklandı

• AKP Ekonomi İşleri üyesi Erdin Özel

• Eski SPK Daire Başkanı Erman Çete

• Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen

• Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan

• AKP MKYK üyesi Mehmet Kırmızı’nın kuzeni ve Doğa Sigorta Başkanı Nihat Kırmızı

• Eski Büyükelçi ve Eski Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Kerem Alkin

***

İŞSİZLİĞE VE BATIŞA NEDEN OLACAK

Bankacılık Düzenleme Kurulu’nun bültenine göre, Fon krizi döneminde batık kredilerde 118 milyar liralık büyüme yaşandı. Batık kredilerdeki artış bu yılsonunda önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 66,6 arttı. Anka’ya konuşan TOBB Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ramazan Aktaş, batık kredilerde görülen yükselişi değerlendirerek “Borçların ödenememesi, bankaları daha sık haciz ve yasal takip yollarına yöneltir" dedi. Aktaş, bu sürecin sonunda borçlu vatandaşın elindekini avucundakini yitireceğini, servetinin sıfırlanacağını söyledi. Bankaların sorunlu kredi oranının yüzde 10 seviyelerini aştığında öz sermayesini yitirme riskiyle karşı karşıya kalacağını ifade eden Aktaş, "Bankaların yükümlülüklerini karşılayamaması durumunda mevduat güvencesi nedeniyle yük Hazine'ye devrolur. Hazine borçlanmayı artırmak ya da enflasyon yaratmak zorunda kalır. Dönüp dolaşıp vatandaşa daha yüksek enflasyon ve vergi yükü olarak yansır" dedi. Aktaş, bankaların batıklar nedeniyle krediyi kesmesinin yaratacağı sorunlara da dikkati çekerek, "Faaliyetlerini kredi ile döndüren işletmeler batabilir. Bütün ekonomide sistemik risk gündeme gelebilir" dedi. Aktaş, bu süreçte borç krizinin doğrudan işsizlik artışına evrileceğini kaydederek, "Geniş kesimler işsizlik dalgasıyla karşı karşıya kalır" uyarısını yaptı.

***

YANIT BEKLEYEN BAZI SORULAR

• Fonlara kimler büyük miktarlarda para yatırdı?

• Kimler olağanüstü kazanç sağladı?

• Kimler soruşturma veya piyasa çöküşünden hemen önce çıktı?

• Kamu görevlileri veya siyasetçiler arasında önceden bilgi sahibi olduğu düşünülen kişiler var mı?

***

Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okullara 'cuma namazı' formu gönderdi: Eğitim-İş'ten fişleme tepkisi -Birgün-

Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer

Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara gönderilen formda, cuma namazı kılınıp kılınmadığı, nerede ve ne zamandan beri kılındığı soruldu. Namaz kılınmayan okullardan ise gerekçe istendi. Uygulamaya tepki gösteren Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, “Okullardaki öğretmen açığını, eğitimdeki fırsat eşitsizliğini, okullardaki deprem riskini, temizlik ve güvenlik sorunlarını çözmesi gereken Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, eğitimin gerçek sorunlarını bir kenara bırakıp cuma namazının çetelesini tutuyor” dedi.https://www.birgun.net/haber/bursa-il-milli-egitim-mudurlugu-okullara-cuma-namazi-formu-gonderdi-egitim-is-ten-fisleme-tepkisi-743989

***

Vur patlasın çal oynasın: Bando ve kuşam alımında rekor -Mustafa Bildircin/Birgün-

Çoğunlukla yabancı heyetlerin karşılanmasında kullanılan bando malzemesi ile kuşam alımları iki kat arttı. Kamunun bando malzemeleri ve kuşam alımları, NATO Zirvesi’nin de etkisiyle 29,4 milyon TL’ye fırladı. https://www.birgun.net/haber/vur-patlasin-cal-oynasin-bando-ve-kusam-aliminda-rekor-743915

***

Diyanet’te fon tartışması: Neden özel şirket?-Mustafa Bildircin/Birgün- 


Diyanet Vakfı’nın Gazze bağışlarını fona yatırdığı iddiası, vakıf yönetimindeki görevden almalar ve Din İşleri Yüksek Kurulu’nun fetvasına yönelik açıklamalarla yeni bir tartışmaya dönüştü. Kurumdaki sessizliği eleştiren Diyanet kaynakları, “Paralar neden özel portföy şirketinde değerlendirildi?” sorusuna yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.
(YANIT BEKLEYEN SORULAR) Başkanlık kaynakları, “Yanıt bekleyen sorular” olarak nitelendirdikleri şu soruların vakit kaybedilmeden yanıtlanması gerektiğini dile getirildi:

• Israrla, ‘Eldeki kaynaklar fona yatırıldı’ deniyor. Gazze bağışları fona yatırıldı mı?

• Devletin katılım bankaları varken bir şahsa ait Aktif Portföy neden tercih edildi?

• Diyanet'in fon fetvasına rağmen eğer yatırıldı ise bağış paraları neden fona yatırıldı?

• Fon krizi patlayınca fondan apar topar neden çıkıldı?

• Vakıftaki üç üst düzey görevlinin görevden alınması bu iddiaları kabul etmek değil midir?

• Diyanet Vakfı ısrarla zarar edilmediğini ifade ederken ne kadar kar elde edildiği niçin açıklanmıyor?

https://www.birgun.net/haber/diyanette-fon-tartismasi-neden-ozel-sirket-743757

***

100 TL’den yatırıma 9 TL kaldı -Mustafa Bildircin/Birgün- 


2027 yılı için 248,8 milyar TL olarak öngörülen Sanayi Bakanlığı bütçesinin yalnızca %9’unu yatırımlar için ayrılan tutar oluşturuyor. 2027’de sanayi ve teknoloji alanında kullanılacak her 100 TL’nin 55 TL’si cari transferlere ayrılırken yatırımlar için yalnızca 9 TL kalacağı görülüyor. https://www.birgun.net/haber/100-tlden-yatirima-9-tl-kaldi-743908

***

ABD'li gazeteci Tucker Carlson: Netanyahu Trump'a, İran'a nükleer saldırı yapması için baskı yapıyor -Birgün- 


ABD'li gazeteci Tucker Carlson, ABD'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun baskısıyla birkaç gün içerisinde İran'a nükleer saldırı başlatabileceğini öne sürdü.

ABD'li gazeteci Tucker Carlson, ABD'nin birkaç gün içerisinde İran'a nükleer saldırı başlatabileceğini iddia etti.

Carlson, X platformundaki hesabından konu hakkında bir paylaşımda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Netanyahu'nun baskısı altında olduğunu ifade eden Carlson, bunun sonucunda Washington yönetiminin İran'a yönelik birkaç gün içerisinde nükleer saldırı başlatabileceğini iddia etti.

Carlson, "Hedef, İsrail istihbaratının İran hükümetinin nükleer zenginleştirme programını yeniden başlattığını iddia ettiği, İran’ın merkezindeki Kazma Dağı olacaktır. Amerikan cephaneliğindeki hiçbir konvansiyonel silah, zenginleştirme faaliyetlerinin yapıldığı varsayılan tünelleri yok etmek için yaklaşık 90 metre kalınlığındaki yekpare graniti delemez, eldeki tek askeri seçenek nükleer saldırıdır" ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun bu seçeneğin hayata geçirilmesi için Trump'ı "her gün aradığını" öne süren Carlson, Tel Aviv yönetiminin köşeye sıkışmış ve çaresiz durumda olduğunu ifade etti.

CARLSON'DAN BAE İDDİASI

Carlson, İsrail'deki seçim sonuçlarının ardından Trump'ın İsrail siyasetine doğrudan müdahil olup yardım etmediği sürece Netanyahu'nun bir hükümet kurmasının mümkün olmadığını ifade ederek, "Aksi takdirde başbakanlık koltuğunu kaybedecek. Onu utanç verici bir son, soruşturmalar ve muhtemelen hapis cezası bekliyor. Netanyahu, Trump'a yakın durmak zorunda. Bu savaşa ihtiyacı var" görüşünü paylaştı.

Bu amaç doğrultusunda Netanyahu'nun ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Amiral Brad Cooper dahil olmak üzere Washington yönetiminin üst düzey yetkililere "azami baskı" uyguladığını ileri süren Carlson, "Her ikisi de, son derece kötü yönettikleri savaşın müzakere yoluyla çözülmesine karşı çıkıyor ve büyük çaplı muharebe operasyonlarının yeniden başlatılması için bastırıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Carlson, Netanyahu'nun 27 Eylül'de İran'a yönelik "nihai saldırıya" Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) dahil etmek istediğini ancak BAE'nin bunu reddettiğini iddia etti.

"NÜKLEER BİR SALDIRI, YIKIMI KÖKTEN HIZLANDIRACAKTIR"

Kazma Dağı'nda gerçekleşecek bir yer üstü patlamasının yol açacağı radyoaktif serpintinin, Basra Körfezi'ni kirleterek 100 milyon insanın su kaynağını zehirleyeceğini vurgulayan Carlson, "Nükleer bir saldırı, yıkımı kökten hızlandıracaktır" yorumunu yaptı.

Carlson, ABD dışında hiçbir ülkenin savaşta nükleer silah kullanmadığına dikkati çekerek, kullanmak isteyen başka ülkelerin olduğunu ve ABD'nin olası böyle bir saldırısının da bu ülkelere örnek teşkil edeceğini belirtti.

İlk nükleer saldırının, "Üçüncü Dünya Savaşı'nı kaçınılmaz hale getireceğini" öne süren Carlson, "Washington'da her iki partiden de kimse bu durumdan rahatsız görünmüyor. Şu an ise uçurumun kenarındayız. Konuyu yakından takip edenler, Trump'ın önümüzdeki hafta sonuna kadar nükleer silah kullanıp kullanmama konusunda bir karar verebileceğini belirtiyor" ifadelerini kullandı.

***

Hastane ihalelerinin değişmeyen adresi -İlayda Sorku/ Birgün- 

Trabzon’da deniz dolgusu üzerine yapılan şehir hastanesinin zemini için kayma uyarıları gündeme gelirken projeyi üstlenen YDA İnşaat bu kez Hatay Şehir Hastanesi’nin ihalesini aldı. AKP’ye yakınlığıyla bilinen şirket, 11,3 milyar liralık kamu ihalesinin yeni sahibi oldu. https://www.birgun.net/haber/hastane-ihalelerinin-degismeyen-adresi-743921

***

‘Hangi çocuk şantiyede 6’ncı kata gönderilir?’-Nisa Sude Demirel/Evrensel-

Antep’te Şehitkamil ilçesindeki filesiz şantiyede baretsiz halde çalıştırılan MESEM’li Halil İbrahim Yağız MESEM’deki ilk gününde gönderildiği 6. Kattan düşerek hayatını kaybetti.https://www.evrensel.net/haber/6007587

***

Halk TV kayyımından 'medrese' yayını: 'Diplomasıyla' gündem olan isim ekrana çıkarıldı -Evrensel- 

Kayyım atanan Halk TV'de, AKP'li belediyelerde 'Tarihçi Yazar' sıfatıyla etkinliklere katılan ve 'sahte diploma' iddialarıyla gündeme gelen Nermin Taylan Erkutlu 'Sahn-ı Seman Medreseleri' programı yaptı. https://www.evrensel.net/haber/6007636

***

Adana'da domatesin kilosu 100 liraya çıktı: 'İki domatesi nasıl alacağız?'-Evrensel- 

Adana'nın Kozan ilçesinde domatesin kilogram fiyatı bazı tezgahlarda 100 liraya ulaştı. Pazardaki fiyatlara tepki gösteren yurttaşlar, temel gıda ürünlerini almakta zorlandıklarını belirterek geçinemediklerini söyledi.  https://www.evrensel.net/haber/6007612

***

MHP'li Feti Yıldız'dan anket şirketleri için 'yaptırım' çağrısı: 'Düzmece araştırmalar, sahte içerikler...'-Cumhuriyet- 


MHP'li Feti Yıldız sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kamuoyu araştırmalarına yönelik yaptırım çağrısında bulundu. Yıldız "Araştırmacı; veri toplama, analiz etme ve yayınlama dahil her aşamada doğru bilgi vermekle yükümlü olmalı, düzmece araştırmalar, sahte içerikler müeyyideye bağlanmalıdır" dedi.
https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/mhp-li-feti-yildiz-dan-anket-sirketleri-icin-yaptirim-cagrisi-duzmece-arastirmalar-sahte-icerikler-2552435

***

Çin Komünist Partisi'nde sıkı denetim: Parti üyelerinin aileleri ve servetleri mercek altında -Cumhuriyet-

Çin Komünist Partisi, parti içi disiplini güçlendirme k ve yolsuzlukla mücadeleyi genişletmek amacıyla yeni kararlar aldı. Devlet Başkanı Şi Cinping'in siyasi bağlılık vurgusunun öne çıktığı düzenlemeler kapsamında, parti yetkililerinin özel yaşamları, sosyal ilişkileri, ailelerinin mal varlıkları ve mali faaliyetleri daha sıkı denetlenecek.  https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/cin-komunist-partisi-nde-siki-denetim-parti-uyelerinin-aileleri-ve-servetleri-mercek-altinda-2552412

***

(Derleyen: mstfkrc)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

ÇİZGİLERİN DİLİ -3 Kasım 2026-

  (Derleyen: mstfkrc)