Kavga büyüyor: Asıl hedef kim ya da Fatma Betül Sayan Kaya yalnız mı?
900 milyar liralık fon vurgunu ortaya çıktığı ilk andan itibaren patlak veren AKP içi krizin ilk kurbanı Fatma Betül Sayan Kaya oldu. Bu kadar ağır bir tablonun ardından derhal gözaltına alınması gerektiği belirtilen Kaya, şimdilik sadece görevinden “af” talep etmiş oldu. Öte yandan kriz yandaş isimlerin yazdığı üzere AKP içinden yeni kelleler almaya aday.
Ülke çok ağır bir yoksullaşma tablosuyla karşı karşıya.
Bir emeklinin eylemde canına kıyması bu ağırlığın geldiği patlama noktalarından biri olurken, diğer yandan da ülkede inanılmaz bir yağma ve vurgun tablosu yaşanıyor.
Bu vurgun tablosunun son örneklerinden biri fon başlığında gerçekleşti.
900 milyarlık vurgun ortaya çıktığı ilk günden itibaren olayın AKP içi kavgayla da doğrudan bağlantılı olduğunu gösteren çok fazla başlık gündeme geldi.
Birçok yandaş yazar, yanında hizalandığı AKP içi kliklerin yararına “kelle istemeye” başladı, “sonuna kadar gidilsin” yazıları her yanı kapladı.
Bu ilk dalga görece “zayıf” bir ismin, Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasıyla ilk dönemeci aldı ancak devamı gelecek gibi görünüyor.
Erdoğan tartışmaları ve bir Zelenskiy yazısı
Biriken güvensizlik, Ukrayna’da olduğu gibi, siyasetin dışından gelen bir ismin ülkenin başına geçmesinin önünü açabilir
Bu sözler Yeni Şafak’tan Ersin Çelik’e ait.
Fon vurgunu doğrudan Erdoğan’ı yıpratıyor diyen Çelik, sonuna kadar gidilsin diyen bir grup yandaş yazarın izinden giderek olayın Erdoğan’ın koltuğunu tehdit eder noktaya geldiğini yazmıştı.
Çelik’in yazısı AKP içinde ciddi bir savaş konusu olurken, Yeni Şafak, “Çelik’in ifade özgürlüğüne” çubuk büken bir paylaşım yapmak zorunda dahi kaldı.
Ancak ilk taşı atan Çelik değildi.
Şamil Tayyar, Aydın Ünal, İsmail Kılıçarslan gibi isimler de “sonuna kadar gidilmeli” yazıları kaleme aldı, diğer onlarcasıyla birlikte.
Peki, kim, kimin kellesini istiyor?
Fon krizi patladığı ilk anda Yeni Partili vekil Deniz Yavuzyılmaz, kavganın arkasında Hakan Fidan ve Akın Gürlek’in olduğuna dair bir paylaşım yaptı.
Ancak sadece Yavuzyılmaz değil, sosyal medyadaki bazı AKP trolleri de ilginç biçimde Gürlek’in eşinin SPK üyesi olmasını gündem ederek konuyu AKP’nin tam ortasına doğru büktü.
AKP içinde uzun süredir Gürlek karşıtı bir ekip olduğu, bu ekibin Erdoğan’a da bu yönde girdiler yapmaya çalıştığı, çeşitli konularda, örneğin CHP operasyonları sırasında da gündeme gelmiş, Gürlek’in attığı adımların Erdoğan’a zarar verdiği öne sürülmüştü.
Ancak sadece AKP içinden değil… Örneğin Özgür Özel de bu konuda daha önce açıklamalarda bulunmuş, şunları söylemişti:
Yakınlarına çevresine ‘Erdoğan’ı da dinliyorum bana bir şey yapamazlar’ diyor. Akın Gürlek Erdoğan’ı da dinlediğini söylüyor. Sayın Erdoğan, duymadıysa ihbar ediyorum. Erdoğan'ın ailesinin bu işten rahatsız olduğunu ve Erdoğan'a bir şeyler anlatmaya çalıştığını duyuyorum.
Şimdi bu kazan yine doğrudan AKP içinde kaynamaya başladı.
Ancak Gürlek bu olayla gündeme gelen, hedefte olan tek isim değil.
AKP içinde yine uzun süredir Mehmet Şimşek’i, Hakan Fidan’ı hedef alan aktörler bulunuyor.
Fon vurgunu sürecinde bu iki aktörden Mehmet Şimşek, en fazla yerden yere vurulan isimlerden biri haline gelmiş durumda.
Üstelik tüm bu isimler darbe üstüne darbe alırken AKP içi liderlik yarışında olan bazı aktörlerin hiç “yıpranmaması” da “olağan” değil notunu düşmek gerekiyor.
Kısacası zaten son derece karışık olan AKP’nin içi daha büyük bir kaos görüntüsü vermeye başladı.
Hedefte kim var?
Ersin Çelik'in hepinize selamı var. Diyor ki: 'Memleket için ve Tayyip Erdoğan’a çekilen kumpasa karşı durduğumdan dolayı linç yemek şereftir.
“Erdoğan yerine Zelenskiy gibi birini bulabilirler” diyen Çelik’e destek veren İsmail Kılıçarslan bunları yazıyor.
Yani kısacası yandaş yazarlara göre hedefte doğrudan Erdoğan var.
Sürekli bu yönde yazılar yazıyorlar, bu yazılar üzerinden AKP içindeki savaşta konum alıyor, hazırlık yapıyorlar.
Ancak fon krizinde iş öyle bir noktaya doğru gidiyor ki, bu hazırlığın kendisi AKP içi dağılma görüntüsüne güç kazandırıyor.
Fatma Betül Sayan Kaya yalnız mı?
Gelinen noktada iş fon krizinin nereye bağlanacağından çok kimin kellesinin alınacağına, kimin Erdoğan sonrasına ilişkin şimdiden daha büyük alan tutacağına kilitlenmiş görünüyor.
Tablo böyle olunca herkesin herkesi satabileceği büyük bir kriz de açığa çıkmış oldu.
Şimdilik ilk giden isim Kaya oldu ancak yandaş yazarların tansiyonuna bakınca, Kaya’nın son isim olmayacağı da kısa sürede anlaşılıyor.
Tüm bu kavganın ve AKP içi krizin nereye bağlanacağı, hangi yeni krizlilerin tetikleneceği şimdilik belirsiz.
Ancak bir konu, daha doğrusu asıl önemli olan yine gözden kaçırılıyor.
Sonuç olarak ortada milyarlarca liralık bir vurgun var ama bu vurgun “biricik” bir olay da değil. Bu son olay bir iç krizin tetiklediği şekilde herkesin gözü önünde cereyan etmiş oldu sadece ama bu düzende patronlar zaten her gün vurgun yapmaya, halk da yoksullaşmaya devam ediyor.
Asıl mesele bu patron düzeninin ta kendisi yani.
Ali Şekeroğlu’nun ölümü bize bu yalın gerçeği anlatmıyor mu zaten?
***
Fon soruşturmasında savcılıktan geri adım: IC İçtaş’tan Pasifik İnşaat’a çok sayıda şirkete yönelik tedbir kararları kaldırıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında aralarında Akkuyu Nükleer Santrali'nin ana yüklenicisi IC İçtaş'ın ve AKP milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşinin şirketi Pasifik İnşaat’ın da bulunduğu çok sayıda şirkete yönelik talep edilen tedbir kararları yeni bir kararla kaldırıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında, bazı firmalara yönelik mal varlığı ve para hareketleri üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasına karar verildi. Kararın, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurulların yeni değerlendirme ve bildirimleri doğrultusunda alındığı belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Cumhuriyet Başsavcılığımızın 5237 sayılı TCK'nın 282. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlarına dair yürütülen 2026/149004 sayılı soruşturma dosyası kapsamında;
Cumhuriyet Başsavcılığımızca 26.09.2026 tarihinde yazılan müzekkerede özetle; aşağıda belirtilen kişi ve kurumların hesaplarında bulunan Sermaye Piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği,
İlgili kurumları nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yapılan yeni değerlendirme ve bildirimler doğrultusunda, söz konusu tedbirlerin ve dondurma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir."
IC İçtaş ve Pasifik İnşaat da aralarında
Soruşturma kapsamında daha önce 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi hakkında malvarlığı tedbiri uygulanması talep edilmişti. Savcılığın yazısına göre tüzel kişiler ve fonlar üzerindeki tedbir kararları kaldırılırken, gerçek kişiler üzerindeki tedbir kararlarına dair belirsizlik sürüyor.
Tedbir kararı kaldırılan şirketler arasında Akkuyu Nükleer Santrali’nin ana yüklenicileri arasında yer alan IC İçtaş İnşaat'ın da yer aldığı ortaya çıktı.
IC Holding daha önce yaptığı yazılı açıklamayla holdinge, bağlı şirketlerine ve Çeçen ailesinin mal varlığına yönelik tedbir uygulandığı iddialarını "asılsız" diye niteleyerek reddetmiş, hukuki yollara başvuracağını duyurmuştu.
Tedbir kararının kaldırıldığı şirketlerden biri de AKP Ankara milletvekili Asuman Erdoğan’ın eşi Fatih Erdoğan’ın sahibi olduğu Pasifik Gayrimenkul Yatırım İnşaat A.Ş. oldu.
Tedbir kararı kaldırılanlar arasında Astor Enerji, Yayla Agro Gıda, Emin Evim, Tatilbudur, Enuygun.com, Eker Süt Ürünleri, Inavitas Enerji, Zen Girişim, Katılımevim, Keskinoğlu Tavukçuluk, Alfa Solar Enerji gibi firmalar da yer alıyor.
SPK'nin bildirimiyle malvarlığı ve para hareketlerine yönelik tedbirleri kaldırılan firmalar şöyle sıralandı:
- Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
- Ulusoy Un Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Pusula Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
- Tatilbudur Seyahat Acenteliği ve Turizm A.Ş.
- Astor Enerji A.Ş.
- Enuygun.com İnternet Bilgi Hizmetleri Teknoloji ve Ticaret A.Ş.
- Emin Evim Tasarruf Finansmanı A.Ş.
- Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş.
- Midas Hediyelik Eşya San. ve Tic. A.Ş.
- Mehmet Ali Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. / Tera Yatırım Bankası A.Ş.
- Tera Yatırım Bankası A.Ş.
- Yayla Agro Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Fit Turizm Emlak İnşaat Ticaret A.Ş.
- Eker Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Türkiye Sigorta A.Ş.
- Anadolu Akaryakıt ve Ticaret Ltd. Şti.
- Havatek Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Doga Sigorta A.Ş.
- IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Ofisfinans Finansman A.Ş.
- Kıbrıs Kapitalbank Ltd.
- Inavitas Enerji A.Ş.
- Geoks Harita Proje Danışmanlık İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Pasifik Gayrimenkul Yatırım İnşaat A.Ş.
- Hekimoğlu Un Fab. Ticaret ve Sanayi
- Baylan Ölçü Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Pusula Finans Holding A.Ş.
- Zen Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş.
- Atalay Fındık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Özgenç Tarım Ürünleri İhracat İthalat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- 3E Elektro Optik Sissan ve Tic. Ltd. Şti.
- Ali Acar İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Türkmen Turizm İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.
- Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş.
- Rıfat Talay Mücevherat Ltd. Şti.
- Pttem Teknoloji ve Elektronik Hizmetleri A.Ş.
- Göral Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.
- Eurocad S.A.R.L.
- Türkiye Menkul Kıymetleştirme Şirketi Fibabanka Beşinci Varlık Finansmanı Fonu
- Alfa Solar Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Stokis Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri Sanayi Ticaret A.Ş.
- Armadillo Holding A.Ş.
- Bilpa Ticaret ve Sanayi İnşaat Ltd. Şti.
- Özgür Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Rentech Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Savcılığın tedbir kararını kaldırdığı sorumlu fon listesinde ise Tera Portföy Hisse Senedi Fonu, Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu, Pusula Portföy Birinci Değişken Fon, Pusula Portföy Üçüncü Hisse Senedi Serbest Fon, Tera Portföy Dördüncü Hisse Senedi Serbest Fon, Hedef Portföy Doğu Hisse Senedi Serbest Fon ve Atlas Portföy Serbest Fon gibi fonlar yer aldı.
Astor Enerji patronu Feridun Geçgel dahil 42 kişinin mal varlığına tedbir kararı
Öte yandan savcılık yazısında daha önce mal varlıklarına tedbir kararı verilen kişiler hakkında tedbir kararının kaldırıldığına dair bir ibare yer almadı. Savcılığın tedbir kararı aldığı ve aralarında Astor Enerji patronu Feridun Geçgel'in de bulunduğu 42 kişilik liste şöyle: Muhammed Yarız, Serdar Turhan, Abdullah Ercan, Melis Sandal, Emrullah Ercan, Ömer Bedir Çetinel, Mustafa Dedik, Hakan Yıldız, Erdin Özel, Enver Geçgel, İsmet Öğüt, Tarzan Tarık Sarvan, Tolga Aydin, Ezgi Kaya, Burhan Tunç Özkan, Mehmet Selçuk Aksoy, Turgay Ceylani, Rıza Kandemir, Cengiz Avcı, Furkan Talay, Metehan Ülgener, Ali Yıldız, Kazım Kocapınar, Hakan Diravacı, Şeyhmus Yeşilmen, Şadi Türk, Nihat Kırmızı, Mahmut Vural Erkoç, Ali Acar, Hale Elpe, Alim Bilen, Ayşe Gökdemir, Ercan Çömez, Çağlayan Yağcı, Feridun Geçgel, Mehmet Emre Çamlıbel, Caner Bingöl, Enes Can Demir, Türker Tekten, Salih Tuncer Mutlucan, Egemen Sönmez,Gül Ayşe Çolak
***
MKE Gazi Fişek Fabrikası’nda iş cinayeti: Bir işçi yaşamını yitirdi, 1’i ağır 3 işçi yaralandı.
Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) Gazi Fişek Fabrikası’nda meydana gelen iş cinayetinde Ferhat Öz adlı işçi yaşamını yitirdi. Yaralı 3 işçiden birinin durumu ağır.
Ankara’nın Etimesgut ilçesindeki Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) Gazi Fişek Fabrikası’nda bugün meydana gelen iş cinayetinde bir işçi yaşamını yitirdi. Olayda 1’i ağır 3 işçi yaralandı. MKE'den yapılan yazılı açıklamada, "27 Eylül 2026 tarihinde Gazi Fişek Fabrikamızın su ısıtma merkezinde yürütülen rutin bakım ve onarım çalışmaları sırasında bir iş kazası yaşanmıştır. Kazada 2’si ağır olmak üzere toplam 4 personelimiz yaralanmıştır. Yaralı personelimiz derhal sağlık kuruluşlarına sevk edilerek tedavi altına alınmıştır. Personelimizden biri ayakta tedavisinin ardından taburcu edilmiş, ağır yaralanan bakım onarım işçimiz Ferhat Öz ise yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir” denildi. Açıklamada olayın nedeninin belirlenmesine yönelik teknik ve idari incelemelerin devam ettiği aktarıldı.
***
Kozinoğlu soruşturmasında gözaltına alınmıştı: Eski cezaevi doktoru evinde ölü bulundu.
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan eski cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu.
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, iki hafta önce gözaltına alınan ve adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan eski cezaevi kampüs doktoru Turgay Tamer (66), Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu.
DHA'nın aktardığına göre Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, iki hafta önce gözaltına alınan Turgay Tamer, "yurtdışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Tamer, bugün Büyükçekmece Sinanoba Mahallesi’ndeki evinde eşi tarafından yerde yatarken bulundu. İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Tamer’in hayatını kaybettiği belirlendi.
Tamer’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bahçelievler Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Polis ekiplerinin ilk incelemesinde ölümün şüpheli bulunduğu öğrenildi. Tamer’in eşi Marina Tamer’in 12 gün önce Moldova’ya gittiği, bugün eve döndüğünde kapının açılmaması üzerine camdan içeri girdiği ve eşini yerde bulduğu öğrenildi. Marina Tamer’in, eşinin bacaklarında kan dolaşımı rahatsızlığı bulunduğunu ve el ve ayaklarındaki iltihap şişliğinden dolayı yürümekte de zorlandığını söylediği belirtildi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı: Kozinoğlu'na tıbbi müdahalede bulunmadı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Turgay Tamer’in, Kaşif Kozinoğlu’nun tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde kampüs doktoru olarak görev yaptığı belirtildi. Açıklamada, Tamer’in adli tıp doktoru olmadığı ve Kozinoğlu’nun sağlık durumunun kötüleştiğinin kendisine bildirilmediği, bu nedenle Kozinoğlu’na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Turgay Tamer’in bazı sağlık sorunlarının bulunduğu ve bu nedenle bir süredir doktorluk mesleğini icra edemediği belirtildi.
Kurtlar Vadisi'nin yapım şirketi Pana Film'in direktörüne yurtdışına çıkış yasağı
Öte yandan, ANKA'nın aktardığına göre Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, "Kurtlar Vadisi" dizisinin yapım şirketi Pana Film Direktörü İhsan Karademir'in şüpheli olarak ifadesinin alındığını ve Karademir'in yurtdışına çıkış adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını bildirdi.
Ne olmuştu?
12 Kasım 2011'de Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlanarak hastaneye götürülürken hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya yeniden açılmıştı.
Kozinoğlu soruşturması kapsamında Turgay Tamer, 10 Eylül'de jandarma ekiplerince gözaltına alınmış, 4 gün sonra serbest bırakılmıştı.
Silivri Başsavcılığı'nın talebiyle, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla fethi kabir işlemi yapılmıştı.
Soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade verirken, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine de karar verilmişti.
Olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, cezaevi savcısı Necip Doğan ile Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alınmıştı. Doğan ve İşgören tutuklanırken, Ataman ve Uğur hakkında ev hapsi kararı verilmişti.
Soruşturma kapsamında gazeteci Selahattin Günday ve eski muhabir Osman Arslan'ın da aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklanmıştı.
***












