Anadolu'nun Kayıp Şarkıları albümünde 'Eşrefoğlu' parçasını seslendiren Hozatlı Ahmet Yurt Dede yaşamını yitirdi.
Neyse ki Hozat’ta evinde bir gece sabahın ilk ışıklarına kadar süren muhabbeti ve çalıp söylemesini Hasan Akkiraz, Tunceli merkezde Huzur Restoran’ın terasında Mazgirtli Hüseyin Doğan Dede’nin de bulunduğu muhabbetimizi de sevgili meslektaşımız Ferit Demir kayda almıştı.
Ahmet Yurt Dede, arşivimize çok değerli eserler kazandırdı. Yörenin pek çok deyişi, önce Almanya göçü sonra da terörle mücadele adı altında köylerin boşaltılmasıyla yurdunu terk eden dedelerle birlikte yitip gitmişti. Bu kuşağın belki de son temsilcisi Ahmet Yurt Dede sayesinde önemli bir kısmı kayda geçti.
Onu geniş kitlelerin tanıması önce Musa Eroğlu’nun “Hasretin Beni Yakıyor” ile “Ela gözlü nazlı pirim” adlı deyişleri okuması ile oldu. Aynı deyişi Selda da seslendirdi. Sonraki yıllarda Sabahat Akkiraz da ondan “Fatma Ana’nın saç bağı”, “İçi Kâfir dışı Müslüman Çoktur” ve “Döktüğüm Kanlı Gözyaşım” deyişlerini seslendirdi. Radyo repertuvarında da bulunan ve çocukluğumuzdan beri bildiğimiz “Eşrefoğlu Al Heberi” deyişi Hasan Saltık’ın çıkardığı “Anadolu’nun Kayıp Şarkıları” albümünde yer aldı. Bu eseri okumayan kalmadı.
Ahmet Yurt Dede’nin çok etkili bir sesi vardı. Bir o kadar da gür. Hozat’ta o okuduğunda neredeyse Pertek’ten duyulurdu. Sazı da kendine özgüydü ve çok etkileyiciydi.
HAKEMLİĞİ KÖTÜYDÜ
Hozatlı Ahmet Dede’nin sesi, sazı, deyişleri ve erkan yürütmesi ne denli iyiyse hakemliği bir o kadar kötüydü. Bir Tunceli gezimizde Dede’yi de alıp Munzur gözelerine gitmiştik. Bir arkadaşımla Munzur Suyu’na ayaklarımızı sokup “Kim çok kalır” yarışına girmiştik. Kaybeden bir oğlak ziyafeti çekecekti. Dede’den hakem olmasını istedik. Ahmet Dede, “Kızım Miyase beni böyle kumar gibi işlere alet etme” dediyse de ikna ettik. Arkadaşımla paçaları sıvayıp suya girdik. Arkadaşım hile yaptı ve “Ben kazandım” dedi. Ahmet Dede de “Evet o kazandı” deyince “Aşk olsun dede ya, bal gibi hile yaptı. Yakışıyor mu sana? Bir de baba dede dostum olacaksın” diye çıkıştım. Eliyle yanına çağırdı. Kulağıma eğilip, “Bence de sen kazandın. Ama o mihman. Misafirden oğlak alınır mı?” diye bir diskur çekti. Sonunda oğlak ziyafetini Ahmet Dede’nin yeğeni Veli Saltık çekti de tartışma bitti.
Uğurlar olsun Ahmet Dede, seni tanımak, muhabbetlerinden nasiplenmek büyük bir onurdu.
Miyase İlknur / Cumhuriyet
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder