GÜNDEM -15 Mayıs 2026-

Diyanet de aile tartışmasına girdi: Hutbede dikkat çeken ayrıntılar-Birgün- 

Bosch'un hayvan sevgisi temalı Anneler Günü reklamının kaldırılmasının ardından Diyanet dikkat çeken bir hutbe yayımladı. Hutbede "Hiçbir sınır ve değer tanımayanlar tarafından; dijital mecralar, reklamlar, televizyon programları ve filmler aracılığıyla toplumun yapı taşı olan aile müessesesi zayıflatılmak istenmektedir" denildi. https://www.birgun.net/haber/diyanet-de-aile-tartismasina-girdi-hutbede-dikkat-ceken-ayrintilar-712804

Diyanet’ten yeni rekor: 4 ayda 60,5 milyar TL -Mustafa Bildircin/Birgün- 

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 60 milyar 545 milyon 682 bin TL harcadı. Başkanlık, aylık ortalama 15 milyar TL’lik harcaması ile Kültür ve Enerji bakanlıklarının da aralarında olduğu genel bütçe kapsamındaki 27 kamu idaresini geride bıraktı.    https://www.birgun.net/haber/diyanetten-yeni-rekor-4-ayda-60-5-milyar-tl-712726

Bütçe açığı 4 ayda 750 milyar lirayı aştı!-Birgün- 

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, bütçe gelirleri, nisanda 1 trilyon 186,2 milyar lira, giderleri 1 trilyon 524,9 milyar lira olarak hesaplandı. Bütçede nisanda 338,7 milyar lira, ocak-nisan döneminde 758,8 milyar lira açık oluştu. https://www.birgun.net/haber/butce-acigi-4-ayda-750-milyar-lirayi-asti-712717

Kızılay Şube Başkanı, "Evde kalsın kızlar ne olur Reis" paylaşımını sildi: "Sehven gerçekleşen bir etkileşim" savunması -T24-

Kızılay Kayseri Şube Başkanı Cafer Beydilli, sosyal medya hesabından "evde kalsın kızlar ne olur Reis" başlıklı bir video paylaştı. Videoda çalışan kadınların hedef alındığını görüldü. Beydilli, gelen tepki üstüne paylaşımını kaldırarak; "Kamuoyuna yansıyan paylaşım, şahsi sosyal medya hesabımda sehven gerçekleşen bir etkileşim sonucu oluşmuştur. Kurumsal değerlerimizi ve toplumsal hassasiyetleri yansıtmayan bu durum, fark edildiği anda kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı. CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, iktidara seslenerek Beydilli'nin görevden alınması gerektiğini belirtti. https://youtu.be/ApEGaFCOtKQ  Kızılay Kayseri Şube Başkanı Beydilli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çalışan kadınları hedef gösterdi. Beydilli, yayınladığı "evde kalsın kızlar ne olur Resi" başlıklı videoyu tepkilerin ardından sildi.  https://t24.com.tr/gundem/kizilay-sube-baskani-evde-kalsin-kizlar-ne-olur-reis-paylasimini-sildi-sehven-gerceklesen-bir-etkilesim-savunmasi,1322087?_t=1778855179603

İPA'dan okul saldırıları araştırması: Endişe oranı yüzde 88!-Birgün- 

İPA, Urfa ve Maraş'taki okul saldırılarının ardından yurttaşların güvenlik endişeleri ve beklentilerine mercek tuttu. Yapılan gündem araştırmasında katılımcıların yüzde 88,8’i okullarda yaşanan olaylar nedeniyle çok endişeli olduğunu ifade etti. Katılımcıların yarısından fazlası bu tür saldırıları, sosyal medya ve dijital içeriklerin tetiklediğini belirtirken şiddet olaylarının aile içi iletişim eksikliğinden kaynaklandığını düşünenlerin oranı da yüksek çıktı.  https://www.birgun.net/haber/ipa-dan-okul-saldirilari-arastirmasi-endise-orani-yuzde-88-712744

Avrupa’nın maaş haritası belli oldu: İsviçre zirvede, Türkiye son sırada -Cumhuriyet- 

OECD verilerinden derlenen güncel rapor, Avrupa genelindeki yıllık ortalama brüt maaş dengesizliğini ortaya koyarken, Türkiye kıta genelinde listenin en son sırasında yer aldı. Zirve ile dip arasındaki bu derin refah uçurumuna karşılık, satın alma gücü paritesi devreye girdiğinde yaşanan çarpıcı sıralama değişiklikleri ve ücret farklılıklarının arkasındaki temel nedenler dikkat çekiyor.

OECD verilerine göre Avrupa’da yıllık ortalama brüt maaşların en yüksek olduğu ülke İsviçre oldu. Euronews’in derlediği verilere göre, İsviçre’de yıllık ortalama brüt maaş 107 bin 487 Euro’ya ulaştı. Böylece ülke, 100 bin Euro sınırını aşan tek Avrupa ülkesi olarak öne çıktı. İsviçre’yi 85 bin 950 Euro ile İzlanda izlerken, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ilk sırada yer alan Lüksemburg’da ortalama maaş 77 bin 844 Euro olarak hesaplandı.  Danimarka’da ortalama yıllık maaş 71 bin 961 Euro, Hollanda’da 69 bin 28 Euro, Norveç’te ise 68 bin 420 Euro seviyesinde gerçekleşti.(ALMANYA VE İNGİLTERE ÖNE ÇIKTI) Avrupa’nın en büyük ekonomileri arasında Almanya, 66 bin 700 Euro’luk ortalama maaşla ilk sırada yer aldı. İngiltere’de yıllık ortalama ücret 65 bin 340 Euro olarak ölçüldü. Fransa’da ortalama maaş 45 bin 964 Euro, İtalya’da 36 bin 594 Euro, İspanya’da ise 32 bin 678 Euro seviyesinde kaldı. Almanya ve İngiltere’deki maaşların, İspanya’daki seviyenin iki katından fazla olması dikkat çekti. Avusturya, Belçika, İrlanda, Finlandiya ve İsveç gibi Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde de yıllık ortalama maaşların 50 bin Euro’nun üzerinde olduğu görüldü.(TÜRKİYE LİSTENİN SONUNDA YER ALDI) Rapora göre Türkiye, 18 bin 590 Euro’luk yıllık ortalama brüt maaş ile listedeki en düşük ücret seviyesine sahip ülke oldu. Avrupa Birliği ülkeleri içinde en düşük maaş ise 19 bin 590 Euro ile Slovakya’da kaydedildi. Macaristan, Letonya, Çekya, Portekiz ve Polonya gibi ülkelerde de ortalama maaşların 25 bin Euro’nun altında kaldığı görüldü.(SATIN ALMA GÜCÜ SIRALAMAYI DEĞİŞTİRDİ)  Raporda maaşların yalnızca nominal değerlerle değerlendirilmediği, satın alma gücü paritesi (PPP) hesaplamalarının da dikkate alındığı belirtildi.  PPP verilerine göre ülkeler arasındaki maaş farkı kısmen azalırken, Türkiye bu sıralamada dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Nominal sıralamada son sırada bulunan Türkiye, satın alma gücü hesabında 9 basamak yükselerek 18’inci sıraya çıktı. Almanya PPP sıralamasında 5 sıra yükselerek ikinci sıraya yerleşirken, İzlanda ve Estonya ise sıralamada gerileyen ülkeler arasında yer aldı.(MAAŞ FARKLARININ NEDENLERİ)  Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) uzmanlarına göre Avrupa’daki ücret farklarının temelinde üç ana unsur bulunuyor: 

*Ülkelerin üretkenlik seviyesi ve ekonomik yapısı, 

* İşgücü piyasası düzenlemeleri ve sendikal yapı, 

* Yaşam maliyetleri ve fiyat seviyeleri Finans ve teknoloji gibi yüksek katma değerli sektörlerin güçlü olduğu ülkelerde maaşların daha yüksek olduğu belirtilirken, güçlü sendikal sistemlerin de ücretleri yukarı taşıdığı ifade edildi.

(VERGİ SİSTEMİ NET MAAŞI ETKİLİYOR) Raporda ayrıca Avrupa genelinde gelir vergisi oranlarının ülkeden ülkeye önemli farklılıklar gösterdiği vurgulandı. Bu nedenle çalışanların eline geçen net maaşların, brüt ücret sıralamalarından farklı sonuçlar ortaya çıkarabildiği belirtildi.

Çadır satan Kızılay’dan dikkat çeken talimat: Sokak hayvanı görüntülerini paylaşmayın -Ufuk Sepetçi/Cumhuriyet- 

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde depremzedelere çadır sattığının ortaya çıkmasıyla uzun süre kamuoyunun tepkisini çeken Kızılay, şimdi de kurum içi bir mesajla gündemde. Kızılay şubelerine gönderildiği belirtilen mesajda, sokak kedi ve köpeklerinin beslenmesine ilişkin video ve görsellerin sosyal medya hesaplarında paylaşılmaması istendi. Mesajda gerekçe olarak ise “kurumsal itibarın korunması” ve “toplumsal hassasiyetler” gösterildi.  https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/cadir-satan-kizilay-dan-dikkat-ceken-talimat-sokak-hayvani-goruntulerini-paylasmayin-2504082

Görkemli zirveden sınırlı sonuç çıktı: Trump’ın Çin ziyareti beklentilerin altında kaldı -Cumhuriyet- 

ABD Başkanı Donald Trump’ın büyük beklentilerle yapılan Çin ziyareti, diplomatik gövde gösterilerine sahne olsa da ekonomik içerik açısından piyasaları ikna etmeye yetmedi. ABD Başkanı Donald Trump, Çin ziyaretini cuma günü tamamladı. Trump, piyasalarda sınırlı yankı uyandıran ticaret anlaşmalarını öne çıkarırken, Pekin yönetimi ise Tayvan konusunda Washington’a sert uyarılarda bulundu ve İran ile savaşın hiç başlamaması gerektiğini savundu. https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/gorkemli-zirveden-sinirli-sonuc-cikti-trump-in-cin-ziyareti-beklentilerin-altinda-kaldi-2503995

Turkcell’de promosyon kıyımı: 30 bin TL’yi kabul etmeyen işten atılıyor -Hasan Can Bilici / EVRENSEL-


İletişim-İş Sendikası, Turkcell Global Bilgi’de çağrı merkezi işçilerine 30 bin TL’lik banka promosyonunun dayatıldığını belirterek, itiraz eden işçilerin mobbing ve işten çıkarma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını açıkladı. DİSK'e bağlı İletişim-İş Sendikası, Turkcell Global Bilgi bünyesinde çalışan çağrı merkezi işçilerine dayatılan 30 bin TL’lik banka promosyonuna ve itiraz eden işçilere yönelik baskılara karşı bir açıklama yayımladı. Sendika, işçilerin hakkı olan tutarın en az 100 bin TL olduğunu vurgularken, sürece tepki gösteren emekçilerin mobbinge uğradığını ve haksız gerekçelerle işten atıldığını duyurdu. Mevcut ekonomik kriz koşullarında ve kârlılıklar göz önüne alındığında, işveren tarafından ödenen 30 bin TL'lik promosyonun kabul edilemez olduğunu belirten İletişim-İş, işçilerin asıl hakkının bu tutarın çok üzerinde olduğunu vurguladı. Açıklamada, “İşçilerin hak ettiği ve talep ettiğimiz net promosyon tutarı en az 100 bin TL'dir” ifadeleri kullanıldı. Sendika ayrıca, işveren tarafından işçilere sorulmadan otomatik olarak Ziraat Bankası hesaplarının açıldığına dikkat çekerek bu durumu bir “dayatma” olarak nitelendirdi. https://www.evrensel.net/haber/5984264/turkcell-de-promosyon-kiyimi-30-bin-tl-yi-kabul-etmeyen-isten-atiliyor

Türkiye'de madencilik patlaması su kaynaklarını kurutuyor -T24- 

Uşak'ın Güney köyü bir zamanlar 50 kaynaktan beslenen su zengini bir bölgeydi. Yirmi yıl önce açılan altın madeni tüm su kaynaklarının kurumasına neden oldu.

Çevre aktivisti ve köy sakini Uğur Sümer, "Önceleri su bulmak için sadece 60 metre kazmanız yeterli olurdu. Bugün 400 metre de kazsanız hiçbir şey yok. Maden bütün suyumuzu tüketti" diyor.

Kasım ayında BM İklim Zirvesi'ne (COP31) ev sahipliği yapacak olan Türkiye'nin çevre politikası tartışmalara yol açıyor. Çevre aktivistleri, giderek yoğunlaşan maden projeleriyle su kaynaklarının kuruduğu uyarısında bulunuyor.

Türkiye'de 2000 yılından bu yana başta altın ve kömür olmak üzere sondaj ve madencilik projelerinin sayısı hızla arttı. Temmuz 2025'te çıkarılan bir yasa ile madencilik ruhsat süreçlerinin kolaylaştırılması sonucu geçen yıl ruhsatlandırma sayısı 410 bine yükseldi.

Altın üretimini 100 tona çıkarma hedefi

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Mart ayında Kanada'ya yaptığı ziyarette bu yasanın yabancı yatırımın ülkeye gelişini hızlandıracağı beklentisini dile getirdi. Bayraktar, Kanada'da Uşak'taki altın madenini işleten, Vancouver merkezli Eldorado Altın firmasına bağlı Tuprag şirketinin yetkilileriyle de bir araya geldi.

Enerji Bakanı, altın üretimini "insan sağlığı ve çevreden taviz vermeden" yılda 28 tondan 100 tona çıkarmayı, ayrıca stratejik öneme sahip nadir elementlerde de dünyanın önde gelen aktörlerinden biri haline gelmeyi hedeflediklerini belirtti.

Ancak uzmanlar ve çevreciler, maden ruhsatlarındaki patlamanın su kaynaklarını ve madencilik bölgelerindeki yerel ekonomiyi tehlikeye attığı uyarısında bulunuyor.

Sağlık ve çevre için siyanür tehlikesi

Altın gibi madenlerin çıkarılma sürecinde sadece büyük miktarlarda su tüketilmekle kalınmıyor, aynı zamanda siyanür ve diğer kirletici maddelerin kullanımı sağlık ve çevre için büyük riskleri beraberinde getiriyor.

Uşak'ın Güney köyünden Sümer, su kaynaklarının korunmasının bir ölüm-kalım meselesi olduğunu vurgulayarak "2006 yılındaki yağışların ardından yaklaşık 2 bin köy sakini vertigo, görme bozuklukları ve bulantı şikayetleri yaşadı. Yapılan testlerde kanlarında siyanür çıktı" diyor. Kirliliğin, bir zamanlar yerel ekonominin bel kemiği olan hayvancılık ve üzüm hasadını yok ettiğine işaret eden Sümer, nasıl ayakta kalacaklarını bilemediklerini belirtiyor.

Resmî verilere göre 2024 yılında madencilik alanında kullanılan su, Türkiye'nin 20,3 milyar metreküplük toplam su tüketiminin yüzde 5,8'ini oluşturdu. Bu, 2016'daki payın dört katı anlamına geliyor.

Türkiye'de köylülerin direnişi

Son olarak Ordu'daki Aybastı yaylasında tarım için kullanılan alanlarda maden sondaj çalışmaları başlatılması, köylülerin yoğun protestosuna neden oldu.

Geçimini hayvancılıkla sağlayan 48 yaşındaki Nuriye Dilek, altın madeni için sondaj planları nedeniyle otlakların girişe kapatıldığını belirterek "Artık hayvan yetiştiremeyeceksek ne yapmamız bekleniyor? Toprağımızı bırakıp gitmemiz mi?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Tarım ve hayvancılık, bölge sakinlerinin en önemli geçim kaynağı. Bölge aynı zamanda tüm dünyaya ihraç edilen fındığıyla ünlü.

İkizköy'de jandarma ile karşı karşıya gelen çevre aktivistleri Fotoğraf: Ümit Turhan Coşkun/NurPhoto/picture alliance

"Artık fındık yetiştiremeyeceğiz" endişesi

Fındık üreticisi ve ihracatçısı Ömer Aydın, "Altın madeni açıldığında burada artık fındık yetiştiremeyeceğiz. Yerin üstündeki, altındakinden daha değerli. Asıl altın, bu ülkede yetişen fındıktır" diyor ve Ordu'da toprakların yüzde 80'inin maden alanı ilan edildiğini duyduklarını söylüyor.

Bu söylentiler karşısında hükümete bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Nisan ayında bir açıklama yaparak, farklı illerdeki arazi varlığının büyük bir kısmının maden sahası olarak ruhsatlandırdığı iddialarını yalanladı. Açıklamada, Türkiye genelinde fiili olarak maden üretimi yapılan toplam alanın, ülke yüz ölçümünün sadece binde 1,8'ine tekabül ettiği, Ordu'da bu oranın on binde 8 seviyesinde olduğu belirtildi.

"Türkiye hidrolojik kuraklıkla karşı karşıya"

Çevreciler ise maden ruhsat sayısındaki büyük artış karşısında öfkeli. Gazeteci Özer Akdemir, kirlenme riski ve yerel ekonomilere verilen zarar pahasına sektöre yapılan yatırımlara öncelik verildiğini belirtiyor.

Su bilimleri uzmanı Dr. Erol Kesici de madencilikte aşırı su ve kimyasal kullanımına işaret ederek suyun sadece kullanılmakla kalmayıp aynı zamanda kirletildiğini vurguluyor.

Yağış eksikliğinin su kaynaklarını, su kütlelerini ve yeraltı sularını etkileyerek tüm su sistemini zayıflattığına işaret eden Kesici, "Tüm dünya uzun süredir devam eden bir kuraklık yaşıyor ancak Türkiye aynı zamanda ciddi bir hidrolojik kuraklıkla da karşı karşıya. Göllerimiz, nehirlerimiz ve yeraltı su rezervlerimiz kötü su yönetiminin doğrudan bir sonucu olarak kurudu" diyor.

"Dağlar maden açmak için düzleştirildiğinde ekosistem tahrip olur, ısı adaları oluşur. Bu da yağışı azaltır ve dolayısıyla yeraltı su seviyelerini düşürür" diye devam eden Kesici, doğanın aşırı sömürüyle karşı karşıya bırakıldığını belirterek "Bu kadar çok maden ruhsatı vermek nasıl mümkün olabilir?" sorusunu yöneltiyor.

"Yasa durumu daha da kötüleştirecek"

Çevre aktivisti avukat Arif Ali Cangı da Temmuz ayında onaylanan ve şirketlerin tarım arazilerini madencilik için kamulaştırmasına veya yeniden imara açmasına izin veren yasanın durumu daha da kötüleştirdiği görüşünde.

Çevresel etki değerlendirmeleri ve denetim mekanizmalarının artık tamamen etkisiz hale geldiğini belirten Cangı, "Artık madenlerin her yerde kurulmasının önünde hiçbir engel kalmadı" diyor.

Cangı, Türkiye genelinde büyüyen protesto hareketine işaret ederek, protestoları zayıflatmak amacıyla acil durum prosedürlerinin devreye girdiğini ve madencilik ruhsat süreçlerinin hızlandırılabildiğini belirtiyor. Böylece şirketler araziye anında el koyabiliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

GÜNDEM -15 Mayıs 2026-

Diyanet de aile tartışmasına girdi: Hutbede dikkat çeken ayrıntılar-Birgün-  Bosch'un hayvan sevgisi temalı Anneler Günü reklamının kald...