Resmi Gazete'de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla kapatıldı! (T-24) + Bilgi Üniversitesi öğrencilerinden tepki: 'Binlerce öğrenci geleceksizlikle baş başa bırakıldı' (EVRENSEL)

Resmi Gazete'de yayımlandı: Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla kapatıldı! 

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan ve 2025 Eylül ayından beri kayyım tarafından yönetilen, Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla kapatıldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince faaliyet izni kaldırıldı. Kararda, "Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi garantörlüğü

Üniversite Rektörlüğü’nün T24’e geçmişte yaptığı açıklamada; eğer Bilgi Üniversitesi hakkında faaliyetinin durdurulması kararı verilecek olursa, 2021 yılında üniversitenin garantör üniversitesi olarak belirlenen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) garantörlüğü üstleneceği ifade edilmişti.

Bilgi Üniversitesi'nin Can Holding'e satılma ve kayyım süreci

Bilgi Üniversitesi, 7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kuruldu. Okulun yönetimi 2006 yılında dünyanın dört bir yanında üniversiteleri bulunan Laureate International ağına geçti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı. Üniversite, o dönemde ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler bünyesinde bulunuyordu. Kemal Can'ın şahıs şirketi aracılığıyla gerçekleştirilen bu devir işlemiyle Can Holding, üniversitenin işletmecisi konumuna geldi.

Can Holding, 2025 yılının Mart ayında Habertürk, Show TV ve Bloomberg TV'yi Ciner Grubundan satın alarak medya sektörüne de girdi. Böylece holding; eğitim, medya ve enerji gibi birden fazla stratejik sektörde güçlü bir konuma geldi.

2025 yılının eylül ayında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Can Holding'e yönelik "suç örgütü kurmak", "kaçakçılık", "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğine başvurarak holdinge ait şirketlere kayyım atanmasını talep etti.

MASAK raporları, sahte belgeler ve faturasız işlemlerle vergi yükümlülüğünün azaltıldığını ortaya koydu. Soruşturma kapsamında ayrıca ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, bu artırımların kaynağı olarak gerçekte olmayan "ortaklara borçlar" hesabının gösterildiği de tespit edildi.

Operasyon kapsamında Habertürk ve Show TV'nin yanı sıra Doğa Koleji, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Energy Petrol dahil 121 şirkete el konuldu; şirketlerin yönetimi TMSF'ye devredildi. 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı; bunların 4'ü yakalandı. YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve Avukat Mehmet Çiçek'ten oluşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Kayyım Heyeti oluşturuldu. Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı gereği 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun EK-11. Maddesi uyarınca, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı'nı yönetmek ve temsil etmek üzere kayyım atandı; mütevelli heyetinin görevi sona erdirildi. YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyım atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurdu.

Can Holding yöneticilerinin yargı süreci 

Küçükçekmece Başsavcılığı, 11 Eylül 2025'te holding sahipleri Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında olduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. 

15 Eylül 2025'te savcılık tarafından mahkemeye sevk edilenlerden 5'i tutuklandı; Kenan Tekdağ ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, 25 Eylül 2025'te gözaltına alındı. Can, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından tutuklaması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi; hakimlik tutuklanmasına karar verdi.

28 Eylül 2025'te Kemal Can, sulh ceza hakimliğinin kararıyla resmen tutuklandı. Aynı gün soruşturma genişledi; Can Holding ile bağlantılı Ciner Grubuna ait Park Holding ve bağlı şirketlerde de eş zamanlı operasyon düzenlendi, 12 kişi hakkında gözaltı ve arama kararı uygulandı.

20 Ekim 2025'te İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen ikinci operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edildi. Aralarında Mehmet Kenan Tekdağ ve Mehmet Remzi Sanver'in de bulunduğu 11 şüpheli tutuklanırken, 14 kişi adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında toplam gözaltına alınan isimler arasında Zaman Han Can, Mehmet Şakir Can, Kemal Can, Cemal Can, Murat Can, Devran Can gibi aile üyeleri ile çeşitli şirket yöneticileri yer aldı. 

6 ay sonra tahliye geldi

28 Eylül 2025'te "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçlarından tutuklanan Kemal Can, yaklaşık 6 ay tutuklu kaldıktan sonra 2 Nisan 2026'da "konutu terk etmemek" şeklinde ev hapsi adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi. Tahliye kararında mahkeme, dosyadaki mevcut delil durumu ve tutukluluk süresini göz önünde bulundurdu. Avukatlarının itirazının değerlendirilmesinin ardından karar çıktı.

                                                           ***

Bilgi Üniversitesi öğrencilerinden tepki: 'Binlerce öğrenci geleceksizlikle baş başa bırakıldı' 

Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasının ardından Evrensel'e konuşan öğrenciler, bir gecede okulsuz bırakılmalarına tepkili. "Garantör okul" uygulamasının mağduriyeti gidermeyeceğini söyleyen öğrenciler, "Geleceksizlikle baş başa bırakıldık" diyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, bu gece yarısı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kapatıldı. Garantör üniversite olarak Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) işaret edilse de, iki okul arasındaki devasa kontenjan, kampüs ve bölüm farkları öğrencileri büyük bir kaosla karşı karşıya bıraktı. Öğrenciler tedirgin bir biçimde okuldan bir açıklama bekliyor.

“Bugün okula gittim ve şimdi kapandığını öğrendim”

Gazetemize konuşan Bilgi Üniversitesi öğrencisi, kararın tam anlamıyla bir “gençlik düşmanlığı” olduğunu ifade etti.

“Daha bugün okula gittim ve şu an okulun kapandığını öğrendim. Bu ne saçmalık. Bir gecede üniversite mi kapatılır? Şaka gibi ama gerçek. Resmen bilerek, bayram tatili öncesine denk getirerek tepki örgütlenmesinin önüne geçmeye çalıştılar. Ortada kaldık.”

“Kontenjan yok, bölüm yok”

YÖK’ün garantör üniversite yönergesine göre öğrencilerin mağdur edilmeyeceği iddia edilse de, pratik gerçeklerin kendi kaygılarını haklı çıkardığını anlatan başka bir öğrenci de Karşılaştırmalı Edebiyat gibi spesifik bölümlerin alternatifinin olmamasının mağduriyetin önünü açacağını anlatıyor:

“Mimar Sinan küçücük bir okul, Bilgi ise kocaman. Biz oraya nasıl sığacağız? Daha da kötüsü, Karşılaştırmalı Edebiyat bölümü İstanbul’da sadece bizim okulda ve bir de vakıf okulu olan Koç Üniversitesi'nde var. Benim puanım ya da not ortalamam oraya yetmiyor. Biz şimdi ne yapacağız? Sırf okul kapatıldı diye istemediğimiz, geleceğimizin olmadığı bölümlere mi zorlanacağız? Not ortalaması düşük olan, yatay geçiş şartlarını sağlayamayan yüzlerce arkadaşımız var. Kötü bir okula gitmek ya da eğitim hakkımızın gasp edilmesini istemiyoruz.”

Bilgi Üniversitesi öğrencileri, bu kararın sadece idari bir karar olmadığını, doğrudan eğitim hakkına vurulmuş bir darbe olduğunu belirtiyor. Kafalardaki düzinelerce soru işaretiyle baş başa bırakılan öğrenciler ne yapacağını bilemez halde.

                                                              ***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

İşçiler ‘Koç’lardan 109 kat fazla vergi ödedi + Okulun, özgürlük zamanının karşıtına dönüştürülmesi: Despotluk, boş zaman, tatil ve turizm + Emperyalist diplomasideki trafik neyi ifade ediyor? -EVRENSEL-

  İşçiler ‘Koç’lardan 109 kat fazla vergi ödedi - Uğur Zengin- Siyasal iktidarın yeni vergi paketi TBMM’de yasalaştı. İstanbul Finans Merkez...