Bakan Tekin yazı göndermişti: Velilerden Ramazan kolisi istendi -İlayda Kaya-
Eğitimde gericilik tartışmaları sürerken okullarda “gönüllülük” adı altında Ramazan kolisi kampanyaları başlatıldı. Eğitimciler, uygulamanın kamusal eğitim ilkesine aykırı olduğunu belirterek tepki gösterdi.
AKP iktidarında eğitim, gericilik politikalarının en ağır yükünü taşıyor. Müfredat değişikliklerinden okulöncesi kurumlara mescit açılmasına, karma eğitimin hedef alınmasına kadar yapılan tüm gerici çalışmaların ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bir kez daha harekete geçti.
Tekin'in imzasıyla geçen günlerde 81 ile gönderilen yazıyla okullarda Ramazan boyunca eğitsel ve sosyal etkinlikler yapılacağı duyurulmasının ardından bazı okullarda Ramazan kolileri hazırlanmaya başlandı.
Bu okullardan biri de İstanbul’daki 75. Yıl Mahallesi Sultangazi Mehmet Altun Ortaokulu.
Okul, velilere Ramazan kolisi kapsamında talep listesi iletilerek “Sayın velilerimiz dileyen koli şeklinde dileyen istenilen malzemelerden birini veya birkaçını getirebilir. Toplanan malzemeleri öğrencilerimizle beraber koliye yerleştireceğiz” dedi.
İLKEMİZLE ÇELİŞİYOR
Ürünlerin okul aile birliğine teslim edileceği belirtilen duyuruda, şu liste iletildi:
*1 kilogram çay, *1 kilogram yağ, *1 kilogram salça, *1 kilogram mercimek, *1 kilogram nohut *1 kilogram fasulye, *1 kilogram şeker, *1 kilogram pirinç, *1 kilogram bulgur, *Makarna
Eğitim Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Barış Uluocak şunları söyledi:
“Milli Eğitim Bakanlığı bu sene okullara hayli ayrıntılı ve uzun bir ramazan etkinlikleri programı gönderdi. Bu program her ne kadar “gönüllülük” üzerinden uygulanacak dense de fiili olarak bunun pek mümkün olmadığını ve bu uygulamaların laik ve kamusal eğitimle çeliştiğini biliyoruz. Eğitim Sen olarak bu konudaki eleştiri ve uyarılarımızı dile getirdik. Bazı okullardaki Ramazan kolisi uygulaması da bu yeni pratiğin bir parçası olarak hayata geçirilmiş. Öğrencilerimiz için bir öğün ücretsiz yemek ve temel içme suyu talebimiz yıllardır yetkililer tarafından görmezden gelinirken Ramazan ayı araçsallaştırılarak bu tür kampanyaların okullarda düzenlenmesi kamusal eğitim ilkemiz ve talebimizle çelişmektedir. Öğrenciler arasında ayrım yaratacak ve en temel ihtiyaçlarına ancak bir hayırseverlik kampanyasıyla ulaşılabileceğini göstermek pedagojik açıdan da uygun değildir.”
***
40,6 milyon TL’lik temsil: Ortada çözüm yok ama harcama çok -Mustafa Bildircin-
Seçim dönemlerinde AKP için sahaya dökülen ve propaganda faaliyetleri ile eleştirilen bakanlıkların temsil faturası kesildi. Aile, Sağlık, Adalet ve Çalışma bakanlıkları 2025’te 40,6 milyon TL’lik temsil harcaması yaptı.
AKP iktidarında icracı bakanlıklar da dahil çok sayıda bakanlık, “İktidarın propaganda aracı” olarak kullanıldı.
Kabine, hemen her seçim döneminde AKP’ye oy istemek için sahaya döküldü, bakanlar kent ziyaretlerinde AKP il teşkilatlarına ziyaretlerde bulundu.
BirGün, faaliyet alanları itibarıyla kritik önemi bulunan dört bakanlığın, 2025 yılındaki temsil ve tanıtma harcamalarına mercek tuttu. Türkiye'deki dört kritik bakanlığın 2025 yılı temsil ve tanıtma harcaması 40 milyon TL'yi aştı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2025 yılı temsil ve tanıtma harcaması toplamı, 40 milyon 620 bin 782 TL oldu. En yüksek harcamaya 23 milyon 483 bin 865 TL’lik temsil ve tanıtma harcaması ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı attı.
AİLE ZİRVEDE
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın temsil ve tanıtma harcaması ise kayıtlara, 6 milyon 793 bin 757 TL olarak geçti. Dört kritik bakanlık içinde, 2025 yılındaki temsil ve tanıtma harcaması itibarıyla üçüncü sırada yer alan Sağlık Bakanlığı’nın temsil ve tanıtma harcaması ise mali tablolara, 5 milyon 718 bin 939 TL olarak yansıdı. Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılında 4 milyon 624 bin 221 TL’lik temsil ve tanıtma harcaması yaptığı belirtildi.
KABARIK FATURA
Faaliyetleri itibarıyla ülkede etkili olan ve en kritik bakanlıklarından sayılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2025 yılı temsil ve tanıtma harcaması toplamı 40,6 milyon TL olarak hesaplandı.
***
Kırmızı et fiyatları bir yılda 2 katına çıktı.
Süt ve süt ürünlerinin fiyatları sürekli artarken et fiyatları da geçen yıla göre yaklaşık yüzde 100 arttı. Kasaplarda kırmızı etin kilogram fiyatı geçen yıl 400- 500 TL bir fiyat aralığında satılırken bugün 700-800 TL fiyat aralığında satılıyor.
Kemikli etin fiyatı ise 650 TL'den başlıyor. Tavuğun kilogramı da geçen sene 40 TL'ye satılırken şu an 100-120 TL arasında satılıyor.
MA'nın haberine göre krizin fiyatların yükselmesine, alım gücünün ise düşmesine neden olduğunu söyleyen kasaplar, satışların az olması nedeniyle zarar ettiklerini belirtiyor.
Kasap Murat Sayaran, yurttaşların et almaya gücü yetmediğini belirterek "Alım gücü olmadığı için satışlarımız çok düşmüş durumda. Türkiye'de ekonomik krizden dolayı et fiyatları çok yükseldi. Geçen sene kırmızı eti 500 TL'ye satarken şu an da 700 TL'ye satıyoruz, tavuğun kilosunu geçen sene 40 TL'ye veriyorken şu an 100 TL'ye veriyoruz. Bu rakam yurttaşlara çok fazla. Bu nedenle satışlarımız yüzde 50 düştü. Gelir, giderlerimizi karşılamıyor ve zarar ediyoruz” dedi.
Kırmızı etin kilogramını geçen yıl 400-500 TL arasında bir fiyat aralığında satıldığını bu yıl ise bu oranın 700-800 TL bandına yükseldiğini ifade eden kasap Mehmet Tanrıverdi ise eskiden yurttaşların kırmızı eti bir gövde olarak aldığını şimdi ise ayda bir gelip yarım gövde aldığını söyledi.
Tanrıverdi, "Satışlar eskiye göre çok düşmüş ve yurttaşların alım gücü yok. Besicilik azalmış ve ekonomik krizden dolayı fiyatlar yüksek. Giderler çok ve kazançlar azaldı. Yurttaşlar için etin kilosu 700 TL yerine 400 TL olsaydı alırdı" diye konuştu.
***
BİRGÜN

.webp)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder