Epstein Belgeleri’ne ilişkin yazı dizisinin bu ikinci bölümünde isimlere giriyoruz. Önce iş insanları ve teknoloji devlerinin patronları. X’in sahibi Elon Musk, Google’ın kurucu ortağı Sergey Brin, Microsoft’un kurucusu Bill Gates. Hepsinin yolu bir şekilde Epstein’le kesişmiş, hepsi “Epstein’in ne mal olduğunu anlayınca uzaklaştım” diyor.

Epstein belgelerinde son dalgayla ilgili mini yazı dizisinin ikinci bölümünde size öne çıkan isimleri ve bu isimlerin ortalığa saçılan belgelere verdiği tepkileri anlatmak istiyorum.
Ama önce belgelerin geneliyle ilgili birkaç bilgi daha paylaşayım.
ABD Adalet Bakanlığı ellerinde 6 milyon belge olduğunu lakin çok fazla tekrarlayan ve konuyla ilgisiz belgeyi elediklerini açıklamıştı. Demokratlar duruma tepki gösterdi ve her belgenin yayımlanmasını talep etti.
Eğer böyle bir durum yaşanırsa 3 milyon yeni içerik daha sisteme yüklenecek demektir. Fakat bakanlığın böyle bir niyeti yok gibi. O nedenle bu son partiyle birlikte Epstein dosyalarının sonuna gelinmiş gibi görünüyor.
Masumlar ve hatta bazı kurbanların kimliklerinin belgelerde yeteri kadar sansürlenmediğini yazmıştım. Manhattan’da federal bir hakim bu şikayetlerle ilgili duruşma kararı aldı. Adalet Bakanlığı sitesine erişim engellenirse şaşırmayın.
Şimdi geçelim isimlere... Şunu belirtmek isterim, günlerce yazsam isimlerin sonunu getiremem. O kadar kalabalık bir liste ve fazla detay var. En acayip bulduğum, en çok konuşulan ve bu işlere en bulaşmış kişiler üzerinden ilerleyeceğim. Bazen kişisel yorumlarımı da ekledim yazarken. İnsanda öyle bir nefret uyandırıyor ki bu rezillikler, tepkisiz kalmak mümkün değil. Belirtmiş olayım.
Elon Musk
Onun bu kadar konuşulmasının nedeni geçen yılki seçimden kısa süre sonra Trump’la kapışınca hemen “Bomba düşmek üzere. Epstein dosyalarında Trump da var” diye tweet atması.
Şimdi artık kendi de var o dosyalarda.
Neredeyse tüm yazışmalarını okudum. Epstein’le bir “muhabbeti” olduğu kesin. Epstein onu adasında ağırlamayı çok istiyor, aradan yıllar geçse bile soruyor: “N’oldu? Hani gelecektin? Nisanda adada olacağım, gelsene.”
Epstein ilk olarak Musk’la bir iş yemeği yemek istiyor, belli ki o yemek yenmiş, sonra e-posta trafiği başlamış. 2013’ün hemen ilk günlerinde adaya çağırıyor Musk’ı. Epey bir yazışıyorlar. Musk “1 Ocak’ta geleyim” diyor, Epstein “2’sinde gel, ben 2’sinde orada olacağım” diye cevap veriyor. Musk, “Ya 2’si de olur aslında, 3’ünde ayrılmam gerekiyor ama sabah erkenden ayrılırım” diye devam ediyor. Sonra Epstein “Helikopterle aldırırım seni” diyor. “Her zaman bu adada yerin hazır” diye ekliyor.
Musk bir şekilde adaya gitmiyor, anladığımız kadarıyla. Bu yazışmalar çıkınca bu tip adamların hep yaptığını yaptı ve “Beeeeen… Çocuklar için canımı verdimmmm… O yüzden bana bu tuzaklar kuruluyor” tadında bir tweet attı.
Asıl Linkedin’in kurucu ortağı Reid Hoffman’la X’teki kapışmalarında söyledikleri ilginçti: “Ben sapıklığa gidiyor olsam, yanımda eşimi götüreceğimi söylemem” diyor. “Bu tuzağa ben düşmedim ama sen düştün Reid. O adaya gittin, hem de birden fazla kez” diye de ekliyor.
Şunu anlamazlıktan geliyor tabii: Arkadaş, sen bu belgelere kadar orada adı çıkan herkesi, hatta sevgili başkanını bile hedefe koyuyordun. E şimdi senin de adın çıktı. Hem de Epstein’in “Bu adada her zaman yerin hazır” yahut “Sana helikopter göndereyim” diyeceği biçimde yakınmışsın adamla. Hani adı geçen herkes suçluydu?
Bill Gates
Çok kısa ifade edeyim: Bu hikâyede kaçacak yeri olmayanların başında geliyor. Epstein’le de arkadaş, beraber iş de konuşmuş, adaya da gitmiş, her naneyi de yemiş belli ki. “Yapmadım, etmedim” açıklamaları yapıyor ama en son bir süre önce boşandığı karısı Melinda Gates bir podcast’e konuk oldu ve yani neredeyse tüm iddiaları doğruladı. “Çok üzgünüm olanlara” dedi, “Ben zaten bu adamı bu yüzden boşadım, hatta ortak vakfımızdan da ayrıldım en son” dedi. Dedi de dedi.
Son belgelerde Epstein’in 18 Temmuz 2013’te kendine gönderdiği bir e-postada şunu yazdığı ortaya çıktı. “(Gates’e) …Rus kızlarla yaşadığı cinsel ilişkilerden kaptığı hastalıklar için ilaç bulmada ve evli kadınlarla gizlice buluşabilmesi konusunda yardımcı oldum.”
Gates’in normal şartlarda bu dosyadan kendini kurtarması pek mümkün değil. Ama tabii para ve güçle bu isimler paçayı kurtaracak mı, göreceğiz.
Bill Gates
Bill Clinton
Kısa ifade edeyim: Bir başka “kaçacak yeri olmayan” isim de Bill Clinton. Hani Epstein’in bir numaralı “kankası” desek yeridir. Adada jakuzide, “lolita express” diye bilinen özel uçakta, bahçede, New York’taki evde… Epstein belgelerinin her yerinden Clinton “fışkırıyor.”
Demokratların eski başkan adayı eşi Hillary ise Epstein’le hiç tanışmadığını söylüyor. Şimdi bu ikili konuyla ilgili olarak Kongre’de ifade vermeyi kabul etmek zorunda kaldı. Zira aksi takdirde hapis cezası alabilirlerdi. Ne çıkacak, göreceğiz ama adada yaşanan sapkınlıkların cezalandırılması halinde adanın daimi müdavimi Bill Clinton’ı da zor günler bekliyor. Orası kesin.
Bill Clinton
Prens Andrew
Bir “olağan şüpheli” daha... Bu yeni belgelerde Epstein prense “26 yaşında bir Rus arkadaşım seninle tanışmak istiyor” diyor. Prensteki heyecanı görmelisiniz. Önce “Harika” diye cevap veriyor, hemen ardından dayanamayıp bir mesaj daha göndererek “E-postamı verdin mi” diye soruyor. Transatlantik bir “tanışma” için İngiliz Kraliçesi’nin oğlunun düştüğü hâl akıl alır gibi değil ama oluyor işte.
Sergey Brin
Brin, Google’ın kurucu ortağı, dünyanın en zengin insanların ve son dokümanlarla birlikte onun da sapkınlıklar adasını ziyaret ettiği ortaya çıktı. Epstein’in partneri ve suçlarının ortağı Ghislaine Maxwell ta 2003’te Brin’i New York’taki evde bir akşam yemeğine davet etmiş.
Ayrıca Epstein’i ilk suçlayanlardan biri olan Sarah Ransome, Brin ve o dönemki nişanlısıyla adada tanıştıklarını açıklamıştı. Epstein’in teknesinde kaptanlık yapan bir isim de daha önce Brin’i adada birden fazla kez gördüğünü söylemişti. Epstein’in Brin’i JP Morgan bankasının yöneticileriyle tanıştırdığı da biliniyor. Sergey Brin tüm suçlamalara karşın sessiz kalmayı sürdürüyor. Nereye kadar, göreceğiz.
Richard Branson
Virgin Group’un milyarder sahibi, çılgın işadamı olarak bilinen Richard Branson da Epstein’le ilişkisi ifşa olan isimlerden. Epstein’le bir yazışmasında onu kendi adasına davet ediyor ama bir de şart koşuyor: “Haremini de getireceksin!” Epstein sahiden de Branson’ın adasına gitmiş. Beraberinde üç kadınla birlikte!
Richard Branson (sağda) ve arkada Epstein
Steve Tisch
New York Giants, Amerikan futbol takımının sahibi ve mesela Denzel Washington’ın “The Equalizer” serisi gibi filmlerin yapımcısı. Epstein’le en berbat yazışmaları yapanlardan biri. Epstein’le, evinde tanıştığı -ve Epstein’in sekreterinin arkadaşı- Ukraynalı bir kadın hakkında bir yazışmaları var ki… Bir noktada şöyle yazıyor mesela Tisch: “İletişime geçeceğim ama ‘profesyonel’ mi, ‘sivil’ mi?” Epstein’in bu e-postaya verdiği cevap da ilgili çekici: “Bana aramam için bir numara ver. Bu yazışmaların kayda geçmesi hoşuma gitmiyor.” İğrenç işler. Yazışmalar ortaya çıkınca Tisch de çoğu kişi gibi adaya gitmediğini ve Epstein’i tanımaktan dolayı pişman olduğunu açıkladı.
Reid Hoffman
Linkedin’in kurucu ortağı ve yukarıda Elon Musk’la X üzerinden atışan kişi. Adaya ve Epstein’in New Mexico’daki çiftliğine, New York’taki evine gitmek için çeşitli rezervasyonlar yaptırdığına dair belgeler bu son dalgada ortaya çıktı. Hoffman da masum olduğunu, her şeyin yayınlanması gerektiğini söyleyenlerden.
Peggy Siegal
Diğer isimler kadar ünlü biri değil Siegal aslında. Ama Epstein’e yazdığı bir mesaj var ve o mesaj o kadar kan dondurucu ki siz de öğrenin istedim. 2009’da Kenya gezisindeyken Epstein’e gönderdiği e-postada şöyle diyor Siegal: “Dönerken sana bir bebek getirebilirim. Belki iki. Kız mı olsun, erkek mi?”

Başka kimler var?
Liste bitecek gibi değil. Bugün iş insanları ve Silikon Vadisi patronlarını anlatmış oldum. Yarın da New York Belediye Başkanı Mamdani, mevcut Ticaret Bakanı Howard Lutnick, eski Beyaz Saray danışmanı Steve Bannon gibi siyasi isimlere bakalım.
Bitirmeden sadece isimlerini paylaşarak dosyalarda adı geçen birkaç tanınmış kişiyi daha aktarayım istiyorum: Woody Allen ve eşi (eski üvey kızı) Soon-Yi Pervin, Mick Jagger, David Copperfield, Kevin Spacey, Chris Tucker, Noam Chomsky, Michael Jackson, Stephen Hawking, Mehmet Öz, Peter Thiel.
Woody Allen ve Epstein
YARIN: HANGİ SİYASİLER VAR, EN ÇARPICI BELGELER NE ANLATIYOR?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder