Fransa’dan geldiler; IŞİD’e katılmak için Suriye’ye giderken nakliyeci Binali Aslan’ı katlettiler -Tolga Şardan / T24- -

Fransa’dan geldiler; IŞİD’e katılmak için Suriye’ye giderken nakliyeci Binali Aslan’ı katlettiler -Tolga Şardan- 

Nakliyeci Binali Aslan'ı katleden IŞİD'ci Aksoy ailesinin Fransa'dan nasıl geldikleri, Türkiye’de bulundukları süre içinde nerelerde kaldıkları ve işledikleri suçlarla ilgili soruşturma tamamlandı. Aksoy ailesinin altı üyesinin, 2024’te Hatay’da, 2025’te ise Osmaniye’de IŞİD üyesi olmaktan haklarında adli soruşturma yürütüldüğü de anlaşıldı. İşte, IŞİD’çi Aksoy Ailesi'yle ilgili bilinmesi gerekenler...

Radikal dinci terör örgütü IŞİD’çi ailenin, geçen eylülde Ankara’dan Hatay’a gitmek için kiraladıkları nakliyeci Binali Aslan’ı, “hunharca” katledip Suriye’ye geçtikleri olayı hatırlayacaksınız.

IŞİD saflarında mücadele etmek amacıyla “yaşananlarla hiçbir ilgisi olmayan” ve “sadece ekmek parası” peşindeki nakliyeci Binali Aslan’ı öldürüp Tarsus’ta gömen IŞİD’çi Aksoy ailesinin faaliyetleri sonunda ayrıntılı biçimde gün ışığına çıktı.

Aslan’ın ailesinin Ankara polisine yaptığı “kayıp” başvurusunun ardından olay aydınlatıldı. IŞİD’çi Aksoy ailesinden sekiz kişi Suriye’deki çatışmada öldürüldü. Ailenin iki üyesi yaralı halde, diğer dört üyesi ise sağlıklı şekilde yakalanarak MİT tarafından Türkiye’ye getirildi.

IŞİD çatısı altında Türkiye’de yasadışı faaliyet gösteren gruplardan Aksoy ailesinin merkezinde yer aldığı ve cinayetle sonuçlanan son dönemdeki en vahşi terör eylemiyle ilgili soruşturma tamamlandı.

İddianamenin ayrıntılarına girmeden evvel, IŞİD’çi Aksoy ailesiyle ilgili bilgi vermek, yaşananların anlaşılmasını kolaylaştıracak.

13 çocuklu aile!

Aksoy ailesi, aslen Kayseri’nin Talas ilçesinden. Baba Vahdi Aksoy ile eşi Hatice Aksoy’un sekiz erkek ve beş kız olmak üzere toplam 13 çocuğu var.

Ailenin bireyleri; baba Vahdi Aksoy (60), anne Hatice Aksoy (56) ile çocukları Abdüssamed Aksoy, Muhammed Aksoy, Ahmet Bahaaddin Aksoy, Abdullah Ömer Aksoy, Ubeydullah Aksoy, Yakub Aksoy, Abdurrahim Aksoy, Abdülkerim Aksoy, Esma Nur Aksoy, Fatma Betül Aksoy, Nuriye Aksoy, Meryem Aksoy ve Ayşe Aksoy.

Ailenin Suriye girişinden sonra aynı zamanda Binali Aslan’ın katledilmesi olayının failleri olması sebebiyle sınır ötesinde yürütülen takip sırasında yaşanan çatışmada, baba Vahdi Aksoy ve çocukları Ayşe Aksoy, Meryem Aksoy, Abdüssamed Aksoy, Yakub Aksoy, Ahmed Bahaaddin Aksoy, Muhammed Aksoy ile Abdürrahim Aksoy öldürüldü.

Fransa’dan yola çıktılar

Ailenin en önemli özelliği, uzun yıllardır Fransa’da yaşamaları. Ülkenin güneydoğusundaki Vienne kentinde yaşayan ailenin bazı çocukları burada dünyaya geldi.

Olayın ardından başlatılan araştırmalarda, Aksoy ailesinin Suriye’deki çatışma bölgelerine geçiş yapmak amacıyla topluca Fransa’dan yola çıktıkları tespit edildi. Özellikle MİT’in çalışmalarında ailenin 2 Temmuz 2023 günü Kırklareli’ndeki Dereköy Sınır Kapısı’ndan ülkeye giriş yaptıkları anlaşıldı.

Ailenin Kayseri’nin Talas ilçesinde ve Osmaniye’de birer evleri olduğu bilgisi var. Ancak yürütülen soruşturmada; ailenin Türkiye’ye geldikten sonra yerleşik düzene geçmediği, karavan tipi araçta yaşamaya başladığı belirlendi.

Ailenin Türkiye’ye geliş amacı öncelikli olarak Suriye’ye geçerek IŞİD içinde yer almaktı. İddianameye göre, bu hedefe ulaşmak için iki yıldan fazla süre boyunca çaba gösterdiler. Hatta bir süre Kahramanmaraş’ta yaşayan Aksoy ailesi, ilk olarak 8 Ağustos 2025’te Ankara’ya geldi. Buradan Vahdi Aksoy’un memleketi Kayseri’ye geçen aile, 20 Eylül 2025 günü yani Suriye’ye geçmeden iki gün önce yeniden başkente geldi.

Aynı evde 17 kişi!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen hazırlık soruşturmasında, ailenin Ankara’ya geldiği dönemde Demetevler’de Muhammed El Arac ile eşi Nur Şiho’nun yaşadığı evde konakladığı anlaşıldı. Savcılığın, iddianamede söz konusu evi, “örgütün hücre evi” şeklinde tanımlaması dikkati çekti.

El Arac, bir süredir Türkiye’de yaşayan Suriyeli. İkamet izni ile yabancı kimlik numarasına sahip. Aslan’ın öldürülmesi ve terör soruşturması çerçevesinde Ankara’da gözaltına alınıp tutuklanan Muhammed El Arac, bir dönem El Nusra bünyesindeki Cunda Aksa isimli grupta kendi ifadesine göre yedi ay boyunca silahlı görev yaptı.

El Arac’a ait cep telefonunda yapılan incelemede, el yapımı patlayıcı imalini anlatan paylaşımlar bulundu. Yakalandığı sırada kimliksiz halde denetim sorunuyla karşı karşıya kaldığı ortaya çıkan El Arac’ın aynı zamanda IŞİD’le temas kurmak için takibi oldukça zor olan Threema adlı cep telefonu uygulamasını kullandığı saptandı.

El Arac’ın imam nikâhlı eşi Nur Şiho’nun çocuğuyla birlikte evi terk etme şeklinde gösterdiği aile içi tartışmaya rağmen Aksoy ailesini evde barındırmaya devam etti. El Arac, yaklaşık 45 gün boyunca 15 kişilik Aksoy ailesini konuk etti. Ayrıca eski El Nusracı El Arac’ın, ailenin Suriye’ye geçişiyle birlikte kendi yaşam alanı olan Atme’de, Aksoy ailesine kalacak yer bulmak amacıyla bölgedeki irtibatlarını kullandığı tespit edildi.

Kızılay’dan sosyal yardım

İddianamede, sanık Muhammed El Arac’ın, “İkrime” kod adıyla IŞİD içinde “sorumlu” düzeyde faaliyet yürüttüğü ve gerek Türkiye’den gerekse Türkiye üzerinden örgüte katılma arayışında olanların konaklama ve ulaşım işlemlerine aracılık ettiği ifade edildi.

El Arac ve beraber yaşadığı imam nikahlı eşi Nur Şiho’nun, herhangi bir işte çalışmadıkları ancak Kızılay ve sosyal yardımlaşmadan aylık parasal destek aldıkları iddianamede yer aldı.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nca açılan davaya ait iddianamenin sanıkları, anne Hatice Aksoy, çocukları Abdüssamed Aksoy, Esma Nur Aksoy, Fatma Betül Aksoy ve Nuriye Aksoy ile ailenin Ankara’daki bağlantıları Muhammed El Arac ve imam nikahlı eşi Nur Şiho oldu. Yedi sanık da halen tutuklu.

İddianameye göre, El Arac ve eşi Şiho, yaşananlarla ilgili detaylı bilgiyi savcılığa aktardı. Ancak Aksoy ailesinin hiçbir üyesi ne kollukta ne savcılıkta ne de mahkemede ifade verdi. Zaten savcılık da bu durumu iddianamede, “örgütsel tavır” olarak tanımlandı.

Bu arada baba Vahdi Aksoy başta olmak üzere, Aksoy ailesinin Türkiye’de bulundukları süre içindeki suç sicilleri de iddianamede yer aldı. Buna göre, Baba Vahdi Aksoy ile oğulları Muhammed Aksoy, Ahmed Bahaaddin Aksoy, Abdüssamed Aksoy, Abdürrahim Aksoy ve Yakub Aksoy’un IŞİD’den işlem gördüğü görüldü. Aksoy ailesinin altı üyesinin, 2024’te Hatay’da, 2025’te ise Osmaniye’de IŞİD üyesi olmaktan haklarında adli soruşturma yürütüldüğü anlaşıldı.

Aslan’ın öldürüldüğü gün neler oldu?

Yazının girişinde ifade ettiğim üzere; IŞİD’le en küçük bir teması olmayan ve sadece ekmek parası peşinde koşan nakliyeci Binali Aslan’ın katledilmesine giden yol, iddianamede yer aldı.

Ankara’nın şehirlerarası yolcu otobüslerinin merkezi konumundaki AŞTİ’de kendisiyle görüşen sarıklı, sakallı ve cübbeli iki kişinin ödeyeceği 2 bin lira karşılığında 15 kişilik aileyi şehir merkezinden Haymana’nın Gökçehüyük Köyü’ne götürmek üzere anlaşan Aslan, yaptığı ticari pazarlığın aslında hayatına mâl olacağını elbette bilemedi.

Onun için aslolan evine ekmek götürmekti. Ama karşısındakiler, bir an evvel Suriye’ye geçmeyi hedefleyen, üstelik de kendisini katledip, cesedini Hatay yolu üzerinde gömüp, aracını gasp etmeyi planlayan, acımasız radikal dinci IŞİD’çi aileydi.

Daha önce şehir dışına insan taşımıştı Binali Aslan. AŞTİ’de 30 yıldır mesai yapan Aslan, işinin yabancısı değildi. Ama hesaplayamadığı, karşısındaki IŞİD’çilerin kendisinin hayatına son verecek uzun bir yolculuğa çıkmak istemesiydi.

İddianamede yer aldığı şekliyle, 21 Eylül 2025 günü Haymana’nın Gökçehüyük Köyü’nden başlayıp Suriye’de biten ve nakliyeci Binali Aslan’ın yaşamını yitirdiği “ölüm yolculuğu” şöyleydi:

“(…) 21.09.2025 günü saat 10:41’de Ankara Şereflikoçhisar - Evren istikametine geçiş olduğu, PTS görüntüsünde içerisinde oturan şahısların tespit edilemediği,

21.09.2025 günü saat 10:46’da Ankara Evren çıkışı olduğu, PTS görüntüsünde içerisinde oturan şahısların tespit edilemediği,

21.09.2025 günü saat 12:44’de Niğde - Adana otoyolu Eminlik Gişeler Çıkışı, PTS görüntüsünde aracın güneşliklerinin inik vaziyette olması sebebiyle yüzlerinin tam tespit edilemediği fakat görüntüde görünen iki kişinin Binali Aslan isimli şahıstan farklı olduğu,

21.09.2025 günü saat 13:33’de Mersin - Tarsus Çamalan Jandarma Karakol Komutanlığı lokasyonundan geçişin olduğu, PTS görüntüsünün sistemde bulunmadığı,

21.09.2025 günü saat 20:56’da Mersin - Tarsus Ankara yolu PTS geçiş olduğu, PTS görüntüsünde ön kısımda oturan iki şahsın olduğu, bu şahısların Binali isimli şahıstan farklı kişiler olabileceği,

21.09.2025 günü saat 21:35’de Turhan Cemal Beriker Bulvarı - Adana istikameti PTS geçişi olduğu; PTS görüntüsünde ön kısımda oturan üç şahsın olduğu,

21.09.2025 günü saat 21:58’de D - 400 Yakapınar Kavşağı - Ceyhan istikameti PTS geçişi olduğu; PTS görüntüsünde ön kısımda oturan üç şahsın olduğu,

21.09.2025 günü saat 22:31’de D - 817 Kısık Kavşağı PTS geçişi olduğu, PTS görüntüsünde ön kısımda oturan üç şahsın olduğu,

21.09.2025 günü saat 22:52’de Sanayi PTS - Dörtyol PTS geçişi olduğu, PTS görüntüsünde ön kısımda oturan üç şahsın olduğu,

21.09.2025 günü saat 23:04’de Rende Kavşağı — Rende İskenderun istikameti çıkış PTS geçişi olduğu,

21.09.2025 günü saat 23:21’de Hatay - İskenderun Yeni PTT PTS çıkış PTS geçişi olduğu,

21.09.2025 günü saat 23:30’da Hatay - Belen Sarımazı Şehir Merkezi Giriş PTS geçişi olduğu,

21.09.2025 günü saat 23:41’de Belen Gedik Şahin Tepesi Halil Bey Çıkış PTS geçişi olduğu,

22.09.2025 günü saat 06:49’da Hatay - Merkez Sinanlı Kavşağı Çevre Yolu istikameti PTS geçişi olduğu; PTS görüntüsünde araç içerisinde beş şahsın bulunduğu,22.09.2025 günü saat 06:50’de Hatay - Merkez Sinanlı Kavşağı Harbiye istikameti PTS geçişi olduğu,

Aracın son lokasyonunun 22.09.2025 günü saat 07:25’de Hatay Yayladağı mevkiinden geçişinin olduğu. (…)”

Savcılık; iddianamede, şüphelilerin Suriye çatışma bölgelerine geçme girişimlerinde bulundukları süre içinde yaptıkları faaliyetler ile IŞİD ile “aralarında organik bağın kurulduğu” konusunda kuşku bulunmadığına dikkati çekti.

İddianamede; yedi sanıktan Aksoy ailesinin beş üyesi için TCK’nın “kasten öldürme” ve “anayasal düzeni ortadan kaldırma”ya yönelik hükümleri çerçevesinde 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, yine TCK’nın “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” hükmüne göre 4 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası ile yağma suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.

Savcılık, Muhammed El Arac ve Nur Şiho hakkında ise Terörle Mücadele Kanunu’na göre 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talebinde bulundu.

* * *

Olayın başlangıç noktası olması nedeniyle soruşturma dosyası Ankara’da açıldı. Ancak, nakliyeci Binali Aslan’ın katledilmesi eyleminin Tarsus’ta işlendiğinin anlaşılmasıyla soruşturma dosyası Mersin’e devredildi.

Dosya, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütüldü ve geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlandı. Mahkemeye gönderilen iddianame kabul edildi. Fakat, yurt dışına yasa dışı geçiş ve Suriye’deki IŞİD faaliyetlerinin takibi Hatay’dan yürütüldüğü için aldığım bilgiye göre dosya, Hatay Adliyesi’ne gönderildi.

Süreç bundan sonra Hatay’dan devam edecek.

Tolga Şardan / T24


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

Fransa’dan geldiler; IŞİD’e katılmak için Suriye’ye giderken nakliyeci Binali Aslan’ı katlettiler -Tolga Şardan / T24- -

Fransa’dan geldiler; IŞİD’e katılmak için Suriye’ye giderken nakliyeci Binali Aslan’ı katlettiler -Tolga Şardan-  Nakliyeci Binali Aslan...