halkTV "Köşebaşı + Gündem" -9 Mart 2026-


İsrail’e ABD bombaları: Yüklenici Repkon USA -Serra Karaçam- 

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı savaşın ilk tam haftası sona ererken Beyaz Saray’da büyük savunma sanayi şirketlerinin CEO’larıyla bir araya geldi.

Toplantının ardından Trump “Üretim ve üretim takvimlerini görüştük” dedi.

Şirketlerin, “ulaşmak istedikleri ‘gelişmiş sınıf’ silahlarının üretimini mümkün olan en kısa sürede dört katına çıkarmayı kabul ettiğini” belirtti.

Ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail’e 12 bin adet BLU-110 tipi 450 kiloluk bomba gövdesini de içeren 151,8 milyon dolarlık “acil” silah satışını onayladı.

Satış Silah İhracatı Kontrol Yasası’nın 36(b) maddesi uyarınca Kongre inceleme gerekliliklerinden feragat edilerek gerçekleştiriliyor.

ABD Dışişleri açıklamasında “Ana yüklenici, Texas’ın Garland kentinde bulunan Repkon USA olacak. BLU-110 A/B ihtiyacının bir kısmı mevcut stoklardan karşılanacak” denildi.

Repkon USA, REPKON adlı Türk savunma şirketinin ABD’deki iştiraki.

Türk şirketi REPKON, dünya çapında top mermisi ve bombalar için mühimmat fabrikaları kurmakla tanınan uzman bir savunma mühendislik şirketi.

ABD Dışişleri açıklamasında Repkon USA, BLU-110 bomba gövdelerinin üretimi veya tedariki için ana yüklenici olarak listeleniyor.

2024’de ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Türkiye savunma sektöründen taşeron firmalarla işbirliğiyle ABD’de kurulan ve 2025’in sonuna kadar üretime başlaması planlanan mühimmat tesislerinde, 155 milimetrelik mühimmat için metal parçalar üretileceğini açıklamıştı.

Projenin inşaat, kurulum ve üretim sürecini üstlenen General Dynamics Mühimmat ve Taktik Sistemler firmasının Türk savunma sektöründen taşeron şirketlerle anlaşmalı olduğu kaydedilmişti.

ABD’de üretilen 155 milimetrelik mühimmatın yüzde 30’unun Texas’taki fabrikalardan sağlanacağı tahmin ediliyor. Bunlar 40-50 kiloluk bomba gövdeleri.

Şimdi İsrail’e satışı onaylanan bombalar daha ağır.

Çoğu da ABD stoğundan gelecek.

İsrail'e gidecek 12 bin bombanın aracısı Türk şirket açıklama yaptı.

https://halktv.com.tr/gundem/israile-gidecek-12-bin-bombanin-aracisi-turk-sirket-aciklama-yapti-1013637h

/././

Siyasi dava… Sansür yasası!-Mehmet Tezkan- 

Türk siyasetinin yarınını belirleyecek dava başlıyor. Çok ama çok önemli dava. Çünkü sonucu Türkiye’nin rejimini de belirleyecek.

İktidar kanadına göre yüzyılın yolsuzluk davası… CHP’ye göre iftira davası, Ekrem İmamoğlu’nun önünü kesme davası…

Hangi gözlükle bakarsanız bakın, sonuç aynıdır:

Bu dava siyasi dava…

105’i tutuklu 402 sanık var. İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri. 142 ayrı suçtan yargılanacak… Hakkında medeni kanuna muhalefetten tutun, çevreyi kasten kirletmek, kişisel verileri kaydetmek, icbar suretiyle irtikap, ihaleye fesat karıştırmak, dolandırıcılık, kamu malına zarar, suçtan elde edilen gelirin kullanılması kadar bir dizi suçlama var…

İddianamede siyasi bölümde var. İmamoğlu’nun asıl ve ilk amacının zenginleşme olduğu ama siyasi hedefinin CHP’yi ele geçirerek partide tek söz sahibi kişi olmayı hedeflediği belirtiliyor…

Partide tek söz sahibi olmak suç mu?

Suçsa tüm partileri bu gözle mercek altına alırsak önümüze uzun bir ‘partisinde tek söz sahibi olan liderler’ listesi çıkar…

İmamoğlu davası siyasi bir davadır. Geçen hafta karara bağlanan TÜSİAD davası da siyasi davaydı.

Eski TÜSİAD başkanı Turan ile TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ‘a TÜSİAD genel kurulunda yaptıkları konuşmayla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası verildi.

Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma aslında bir nevi sansür yasası. Ağzından iki kelime çıkan herkes bu kapsama sokularak yargılanabilir…

Çorum’da bir esnaf  öğle saati oldu çoğu esnaf siftah yapmadı. Öğle oldu dönere daha bıçak değmemiş, ama Sayın Şimşek cumartesi günleri bile vergi memuru gönderiyor. Ya siftah var mı ki ben fiş keseceğim. Fiş kesmedi diye ceza kesiyorsun.’ Şeklindeki sözlerini video çekerek yayınladığı için 4,5 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacak…

Suçu?

Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak… TCK 217/A….

Burada yanıltıcı bilgi çoğu esnafın öğle saatine kadar siftah yapmadığı mı, dönere bıçak atılmadığı mı

çeyrek ekmeğe kes diyen bile olmadığı mı, vergi memurlarının cumartesi denetim yaptığı mı, ceza kestikleri mi?

Hangisi?

Hepsi mi?

Bir başka örnek. Futbol yorumcusu Erman Toroğlu TV programında ‘Galatasaray Kulübü Başkanı TFF Başkanı’nı ziyaret etmiş şampiyonluk için destek istediğini’ söylemiş…

Bu bilgi doğru değilse karşılığı tekziptir. Tekzip müessesesi bunun için vardır. Kanal bu bilginin doğru olmadığına dair tekzip metnini yayınlar olur biter…

Böyle olmadı. Toroğlu’na ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan soruşturma açıldı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Meşhur TCK’nin 217/A maddesine sokuldu…

Nedir bu yasa maddesi?

Gelin şu maddeyi birlikte okuyalım…

Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bu yasa maddesi TBMM’de kabul edilince iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruldu. Mahkeme reddetti ama reddederken dedi ki…

Özetle; yanıltıcı bilgi…

Korku ve panik yaratmak saikiyle yapılmamışsa, özel kasıt yoksa suç teşkil etmez.

Ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili değilse. Bu üç unsurdan birine girmiyorsa fiil suç olmaz.

Kamu barışını bozmaya yönelik olduğu delil ve olgularla tespit edilecek. Yargı makamı tarafından gerekçelendirilecektir. Aksi takdirde suç ouşmaz.

Kamu barışı ne?

Toplumu oluşturan bireylerin sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet gibi farklılıklarının barış ve güven içinde korunduğu ve birlikte yaşama duygusunun sağlandığı düzen…

Sorum şu, TÜSİAD Başkanları, Çorumlu esnaf ve futbol yorumcusu söyledikleriyle…

Korku ve panik mi yarattılar…

Ülkenin iç ve dış güvenliğin tehlikeye mi soktular…

Kamu barışını mı bozdular…

Bunu bilerek kasten mı yaptılar…

Benim yanıtım hayır sizin ki…

Üç vakaya karşıda toplumda ne bir tepki oldu, ne panik havası esti ne de kamu barışı sarsıldı.

Dilerim Yargı bu maddeyi daha titiz yorumlarlar, daha hassas yaklaşır. Doğru olmayan, yanlış içerikli her sözü bu kapsama sokmaz…

Gerçekten panik yarattı mı, halkı sokağa döktü mü, millet birbirine düşürerek kamu barışını bozdu mu diye hassasiyetle bakar.

Dilerim TCK’nin 217/A maddesi sansür yasası gibi başımızın üzerinde sallanıp durmaz…

/././

600 TL’ye el bombası atılır!-İsmail Saymaz- 

İstanbul Kağıthane; Gündoğmuşlar, Demirler ve Anucurlar adlı üç suç örgütünün kanlı savaşına sahne oluyor.

İçlerinde en bilineni Gündoğmuşlar…

Liderleri Uğurcan Gündoğmuş, 31 yaşında.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iki hafta önce hazırladığı iddianameye göre Gündoğmuş, 2014 yılından 2020’ye kadar çok sayıda silahlı saldırıya karıştı. Zamanla gücü ve ünü Kağıthane’nin dışına taştı.

Gündoğmuş, 2020 yılında Mücahit Kanat’ı öldürünce yasadışı şekilde yurt dışına gitti.

Barış Boyun grubuyla ittifak kurdu.

Birlikte Anucurlar’dan Cumali Aslan’ı öldürdüler.

Sonradan Barış Boyun’dan ayrılan Daltonlar ile hareket ettiler.

İki grubun en ses getiren saldırısı, 6 Ekim 2025’te avukat Serdar Öktem suikastiydi.

İntihar savaşçısı gibi

İddianameye göre…

Gündoğmuşlar silah ve uyuşturucu ticareti ile cinayet, yaralama ve yağmadan finansal kaynak sağlıyor. 15-20’li yaşlardaki gençler intihar savaşçısı gibi kullanıyorlar. Tetikçiler ayrım gözetmeden silahlı eylemler gerçekleştiriyor. Eylemlerde araç, motosiklet ve uzun namlulu silahlar ve el bombaları kullanılıyor.

Kağıthane’de uyuşturucu ticaretini tekelleştirmek istemeleri ve rant paylaşımı nedeniyle Erdoğan Demir liderliğindeki Demirler ve Anucurlarla çatıştılar.

20’yi aşkın eylemleri var.

İddianamede yalnızca 16’sına yer veriliyor.

Gündoğmuşlar-Demirler hesaplaşması

Çatışmada iki taraf da can aldı.

2024’te Gündoğmuşlar’dan 20 yaşındaki Serhat Tekin Kantele, Belgrad Ormanı’nda başından vurulmuş halde bulundu.

Rıdvan Özyer ile Erkan Aslan, cinayete kurban giden diğer isimler.

Gündoğmuşlar iki eylemle karşılık verdi.

Önce Enes Aslan’ı öldürüldü.

Ardından 6 Şubat 2024’te Caser Kara’ya ateş açıldı.

50 yaşındaki Kara, ölümden döndü.

İki gün sonra Demirlere ait şarküteriye ses bombası atıldı.

Lüks sitedeki çocuk hücresi

Aynı yıl 17 Nisan’da Çağlayan Mahallesi’ndeki bir otoparka el bombası atıldı.

Bombayı E.K. adlı çocuğun attığı tespit edildi.

E.K.’nin saldırıdan sonra Bağcılar’da lüks siteye girdiği belirlendi.

Bu hücre evinde E.K.’den ayrı Ö.Y., Ö.F.K. ve M.B. adlı örgüt üyesi üç çocuk daha kalıyordu.

E.K., ifadesinde, Ö.Y. ve M.A. ile okuldan, Ö.F.K. ile mahalleden arkadaş olduklarını ifade etti. “Bir haftadır evde kalmaktaydık. Evi ‘Dayı’ temin etti. “Kalacak yerim olmadığından kabul ettim. İki ay dışarıda kaldığım ve iç çamaşırlarımı değiştirmediğim için 600 TL karşılığında bomba atmamı istediler. Eylemi ‘Dayı’ yaptırdı” dedi.

E.K.’nin ‘Dayı’ diye söz ettiği kişi ‘Daltonlar’ın yöneticilerinden Sinan Memi’ydi.

Memi, ifadesinde, Gündoğmuş’la arası iyi olduğu için Erdoğan Demir’in kendisini hasım ilan edip halasını öldürmekle tehdit etmesi üzerine el bombalı saldırıyı planladığını söyledi.

E.K.’nin kendisine Instagram’dan ulaştığını ifade eden Memi, şöyle dedi:

“Kendisi sempatizandır. ‘Bir isteğin olursa’ diye mesaj atıyordu. Otoparka el bombası atıp atamayacağını sordum. Atabileceğini söyledi. Gazi Mahallesi’nden birileriyle irtibata geçtim. Uzun sakallı, devrimci bıyıklı bir şahıstı. E.K.’yi el bombasını alması için ona yönlendirdim. Parasını elden teslim ettirdim. Olay esnasında E.K. ile görüntülü konuşuyordum. Ona cesaret verdim. El bombasının pimini çekerek attı. E.K.’ye para vermedim.”

Ancak E.K.’nin ev arkadaşları ‘Dayı’ diye seslendikleri kişinin B.P. olduğunu belirttiler.

Ö.F.K., ifadesinde, bir ay önce Balıkesir’den geldiğini, kalacak yeri olmadığı için ‘Dayı’nın yönlendirmesiyle Bağcılar’daki evi tuttuğunu ileri sürdü. El bombalı saldırıdan önce ‘Dayı’nın E.K.’ye “Çağlayan’da bir yere bomba atılacak” dediğini anlattı. (Muhtemelen E.K., o gece hem B.P., hem de Sinan Memi ile görüştü.)

Bu arada Ö.F.K., E.K. ile Esenler’de kıraathane kurşunladıklarını, silahı ‘Dayı’dan aldıklarını itiraf etti.

M.A. ve Ö.Y. ise 10 Nisan 2024’te Gaziosmanpaşa’da bir inşaat şirketinin ofisine silahlı saldırıda bulundu.

Sahte pasaportla araç kiraladılar

Bir diğer saldırı 28 Mart 2024 gecesi Ümraniye’de gerçekleştirildi.

Enes Demir ve Y.Y.’nin aracı tarandı.

Demir hayatını kaybederken, Y.Y. yaralı kurtuldu.

Saldırıdan iki üç gün önce de Demir’in aracına ateş edildiğini anlatan Y.Y., şöyle dedi:

“Enes abi ile 2-3 gün önceki olayı konuştuğumuzda Kuzucu ve Gündoğmuş’un kendisine husumet beslediğini söylemişti.”

Demir, ölmeden önce saldırıyı Kuzucu'nun azmettirdiğini ileri sürdü.

Saldırganların sahte pasaportla araç kiraladığı belirlendi. Daha sonra aracı kundakladıkları anlaşıldı.

Ü.E.’ye de 24 Mayıs 2025 gecesi kalaşnikof silahlarla ateş edildi.

Ü.E., ifadesinde iki gün önce kızını anaokuluna bıraktığı sırada aracının altına GPS cihazı yerleştirildiğini ifade etti. Bir veli haber verince cihazı bulup attığını, korkup yanına silah aldığını ve o gece saldırının gerçekleştiğini anlattı.

Türkü bara el bombası

‘Son Kadeh’ adlı türkü bar da hedef oldu.

Suriyeli A.Y., 27 Mayıs 2025’te barın içine el bombası attı.

İçeride 10 çalışan ve 30 müşteri vardı.

Dördü kadın, yedi kişi yaralandı.

A.Y., ifadesinde, barın önündeki kişileri silahla korkuttuğunu, el bombasını atacakken vazgeçtiğini, olay yerinden ayrıldıklarını, eylem talimatını veren Ş.E. tarafından tehdit edilince geri dönüp bombayı attığını anlattı.

Bar sahibi Barış Yamaç ise şunları anlatı:

“Bir müşteri ‘Abi kapının önünde maskeli birileri var, haberin olsun' dedi. Hızlı şekilde sokağa çıktım ama kimseyi göremedim, döndüm. 10-15 saniye sonra kapının açıldığını duydum. Arkamı dönüp bakamadan işletmemin ortasında patlama gerçekleşti. Yere yığıldım. Müşteri ve çalışanlar yere savruldu.”

Saldırıdaki tek çocuk, bombayı atan değildi.

Motosikleti kullanan, silahı getiren ve saklanacak evleri bulan da çocuktu.

Yanlış kişiyi öldürdüler

Gündoğmuşlar ile Anucurlar arasındaki savaş da oldukça kanlı geçti.

Anucurlar 2022’de 19 yaşındaki Mehmet Emin Kalkan’ı, ertesi yıl 20 yaşındaki Fırat Öncü’yü öldürdü.

Gündoğmuşlar da 14 Mart 2024’te Sarıyer’de G.Ç. ve E.Y.’nin aracına çalıntı ve sahte plakalı araçtan ateş açtı.

Yaranan E.Y., Anucurlar Davası’nda yargılandığı için Gündoğmuşlar’ın saldırılarına uğradığını ileri sürdü. Teşhis ettiği Y.A.’nin daha önce de saldırdığını söyledi.

Gündoğmuşlar 29 Mart 2025’te bir teşebbüste daha bulundu.

Gel gör ki araçta E.Y. değil, 17 yaşındaki arkadaşı Aber Karademir vardı.

Karademir, 11 kurşunla öldü.

Babası Ersin Karademir, şunları söyledi:

“E.Y.’nin illegal işlerle uğraştığını duyduğum için hem oğlumu hem E.Y.’yi arkadaşlık etmemeleri için uyarmıştım. Bir gün E.Y. ile tartıştık. Sık sık evimizin önüne oğlumun öldürüldüğü araçla geliyor ve onu alıp gidiyordu. Oldukça rahatsızdım. Ancak engel olamadım. Oğlum E.Y.’ye ait araçta olduğu için öldürüldü.”

İddianamede dört kişiye örgüt kuruculuğu, 55 kişiye üyelik ve 19 kişiye de yardım suçlaması yöneltiliyor.

/././

Akaryakıt zamları doğrudan pompaya! Eşel mobil sistemi geçici çözüm oldu 

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş yüzünden petrol fiyatları sert yükseldi. Brent petrolün 115 doları aşması akaryakıt piyasasında tedirginliği de beraberinde getirdi. Mevcut fiyatlar korunursa benzin ve motorine 10 liranın üzerinde zam beklenirken, zamların ‘eşel mobil’ sisteminin sınırını aşma ihtimali de güçlendi. Bu zamların olması halinde doğrudan pompaya da yansıması bekleniyor.

ABD-İsrail ve İran arasında devam eden savaşın 10. gününe girilmesiyle  enerji  piyasalarında sert hareketler yaşandı. Haftaya hızlı başlayan Brent petrol, yüzde 25’e yakın artışla 115 dolar seviyesini de gördü.

Küresel petrol fiyatlarındaki sıçrama, doğrudan akaryakıt maliyetlerini etkiledi. Türkiye’de akaryakıt fiyatları döviz kuru ve uluslararası petrol fiyatlarına bağlı olarak belirlenirken, yükseliş pompaya yeni zamların yolda olduğu şeklinde okunuyor.

DEV ZAM BEKLENTİSİ VAR

Sözcü'deki habere göre, petroldeki bu fiyatlar korunursa motorin ve benzin grubuna salı ya da çarşamba gecesi 10 liranın üzerinde zam yapılmasının gündemde.

qweqweq.jpg

EŞEL MOBİL SİSTEMİ SINIRDA

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın pompaya doğrudan yansımaması için uygulanan eşel mobil sistemi de kritik bir eşiğe dayandı.

Sisteme göre akaryakıt fiyatları yükseldiğinde artışın bir kısmı Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) düşülerek karşılanıyor ve zamların tamamı pompa fiyatına yansıtılmıyor. Böylece akaryakıt fiyatlarındaki artışın enflasyona etkisinin sınırlandırılması amaçlanıyor.

Ancak mevcut hesaplamalara göre akaryakıtta yalnızca 5,24 TL’lik zam marjı kaldı. Bu sınırın aşılması halinde sistem fiilen devre dışı kalacak.

Zamlar doğrudan pompaya

Motorine 5,24 TL’lik zam gelmesi durumunda bu artış pompaya yaklaşık 1,31 TL olarak yansıyacak ve akaryakıtta ÖTV tamamen sıfırlanmış olacak.

Bu noktadan sonra ise gelecek zamların tamamı doğrudan pompa fiyatına yansıyacak.

***

halkTV

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

soL "Köşebaşı + Gündem" -9 Mart 2026-

Marka bilincine karşı sınıf bilinci -Cem Demirok-  Gelin görün ki reklam panolarının kendilerine ait fikirleri olamaz; isyanları ya da ahlak...