Sonsuz savaş peşinde + İran Meclis Başkanı Kalibaf: "İran'ın kaderini Epstein çetesi değil, İran halkı belirler" -BİRGÜN- 07 Mart 2026-

Sonsuz savaş peşinde 

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ne kadar süreceği ve hedefi belirsizliğini koruyor. Washington ve Tel Aviv’den “Savaş yeni başlıyor” açıklamaları gelirken Trump, “Tek seçenek koşulsuz teslimiyet” dedi.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş ilk haftasını geride bıraktı. ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminden gelen çelişkili açıklamalarla Washington’ın savaştaki nihai hedefleri ve savaşın süresine dair belirsizlik sürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un Tahran ile “koşulsuz teslimiyet” dışında herhangi bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini söyledi. Trump, İran’da mevcut yönetimin değişmesi ve “harika ve kabul edilebilir liderlerin” ortaya çıkmasının ardından “ABD ve müttefiklerinin İran’ın yeniden ayağa kalkması için çalışacağını” iddia etti.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonun bir sonraki aşamaya geçtiğini duyurdu. ABD ile koordinasyon içinde İran’ın yeni aşamada İran yönetiminin ve askeri kapasitesinin daha da zayıflatılmasının hedeflendiğini belirten Zamir, Lübnan’daki operasyonların da genişleyeceği sinyalini verdi. Pentagon’da basın toplantısı düzenleyen ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise İran’a yönelik saldırıların “daha yeni başladığını”, İran’ın, ABD’nin savaşı sürdüremeyeceğini düşünmesinin “yanlış bir hesap” olduğunu söyledi. Hegseth, operasyonların devamı için yeterli mühimmat stoklarının bulunduğunu kaydetti.

OLASI İSİMLERİ İZLİYOR

Daha önce İran’ın yeni liderinin belirlenmesi sürecine “bizzat dâhil olması gerektiğini” savunan Trump, İran’da “iyi iş çıkaracağını düşündüğü kişiler olduğunu” belirtti. Söz konusu isimlerin savaştan sağ çıkması için bazı adımlar attıklarını belirten Trump, “Onları izliyoruz” ifadelerini kullanmıştı. ABD ve İsrail’in saldırısına karşı Tahran’ın misillemeleriyle giderek yayılan savaşta Donald Trump yönetimi, saldırılara ilişkin henüz net bir hedef ortaya koymadı.

Bugünün BirGün'ü

SAVAŞ AYLARCA SÜRECEK

Politico’nun aktardığına göre ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a karşı operasyonlara “en az 100 gün süreyle destek için” Pentagon’dan daha fazla istihbarat subayı talep etti.

Haberde, askeri istihbarat subaylarının, Florida eyaletinin Tampa şehrindeki CENTCOM karargâhına sevk edilmesinin istendiği ve bunun “saldırıların eylüle kadar sürebileceğine” işaret ettiği aktarıldı. Talebin, Trump yönetiminin bölgede savaşa “tam hazır olmadığına” işaret ettiği kaydedilen haberde, bu durumun savaşa “insan ve kaynak ekleme telaşı” olduğu belirtildi.

Politico’ya göre diğer yandan “Saldırılar tüm hedeflerimize ulaşana kadar devam edecek” diyen Trump yönetiminin talebi, Washington’ın planladığından daha uzun bir savaşa hazırlandığını gösteriyor. Savaşın gerekçeleri ve hedefleri sürekli değişirken çelişkili söylemler, savaşın arkasındaki stratejiye dair soru işaretlerini artırırken farklı senaryolar gündeme geliyor.

FATURA BÜYÜYOR

Foreign Policy ve Al Jazeera’da yer alan analizlere göre, her ne kadar dinilider Ali Hamaney dâhil birçok üst düzey lider şimdiden öldürülmüş olsa da, liderlere yönelik suikastları da içeren hava saldırılarıyla İran’da siyasi sistemin çökertilmesi neredeyse imkânsız olarak görülüyor.

İran’a kara birliklerinin göndermeden Tahran’da rejimi değiştiremeyeceğine işaret edilirken uzayan savaşın ABD’ye faturası da her geçen gün katlanıyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’ne göre (CSIS) savaşın ilk 100 saati Washington’a yaklaşık 3,7 milyar dolara mal oldu. CSIS, Savaş Bakanlığı’nın mevcut bütçesinin savaşı sürdürmek için yeterli olmayacağını ve ek fon talebinde bulunulacağını öngörüyor.

***

KURTULUŞ TEL AVİV VE WASHİNGTON İLE GELMEYECEK

İran Komünist Partisi (Tudeh), İsrail Komünist Partisi (Maki) ve ABD Komünist Partisi (CPUSA), ortak bir açıklama yayımlayarak İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarına karşı birleşik mücadele çağrısı yaptı. Açıklamada, halkların kurtuluşunun Washington ve Tel Aviv’den değil, halkın mücadelesi ve yurtsever bir önderlikle geleceği belirtildi. Komünist partiler, ABD-İsrail saldırılarının hedefinde kukla bir tiranlık yaratmak olduğu belirterek “Netanyahu’nun suçlu hükümeti ve ABD emperyalizmi tarafından başlatılan saldırılar tam kapsamlı bir savaşı tetikleyerek bölgeyi ve bölge halklarını daha fazla felakete ve sivil kaybına sürükledi. Tüm bunlar emperyalist çıkarlar için halkları, bağımsızlıklarını ve kendi kaderlerini tayin haklarını hedef alarak, bölgeye ve dünyaya egemen olma ve kontrol etme çabasıyla gerçekleşti” denildi.

***

TRUMP SANAL ZAFERLE SEÇİME GİDECEK

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Ali TUĞTAN

Trump’ın bu çatışmanın içinde uzun süre kalmaya niyetli yok. Birincisi sadece İsrail’i değil, Körfez’deki bütün müttefiklerini korumak durumunda kalıyor ve bu onun için çok büyük bir maliyet. İkincisi, Amerika’da kasım ayında ara seçimler var. Kongre’nin üçte biri yenilenecek. Trump ara seçimlere, yüksek enerji maliyetleri ve savunma harcamaları, İsrail’in kendisini sürüklediği çok belli olan bir savaşta netice alamamış bir lider olarak girmek istemiyor. Dolayısıyla bir şekilde “sanal bir zafer” ilan ederek bu savaştan sıyrılmanın yollarını arıyor.

Savaş ise Trump’ın oylarını düşürüyor. Çünkü her şeyden önce Trump başta Ortadoğu olmak üzere bitmeyen savaşlara son verme vaadiyle iktidara geldi. Seçmenleri de ondan bunu bekliyor. Nitekim seçmenleri de Irak başta olmak üzere Amerika’nın Ortadoğu’daki ve Afganistan’daki pek çok macerasında bilfiil Amerikan ordusunda askerlik yapmış beyaz, alt sınıftan “MAGA” hareketinin üyeleri.

Trump’ın güncel olarak savaş bölgesinde iki derdi var. Birincisi, uçak gemisi görev grubunu savaş alanından çekmek. İkincisi bölgedeki ABD askeri üslerine ve bölgedeki müttefiklerine tehdidin sona ermesini sağlamak. İsrail’i katmanlı hava savunma sistemlerinin ve bölgede bırakacağı bir görev grubunun yardımıyla İran’a karşı savunmaya devam edecektir.

İran bir kara harekâtı mümkün değil. Çünkü İran kısa süre içerisinde kontrol altına alınabilecek ya da rejimi bir kara harekâtıyla devrilebilecek bir ülke değil. İran’ın boyutu, toplumunun karmaşası, devlet yapısının organizasyonu buna engel.

Ama İsrail’in de teşvikiyle çeşitli grupları, örneğin İran’daki Belucileri veya Kürtleri silahlandırıp rejimi zayıflatmak için bunlardan da faydalanabilir. "Black Ops" dediğimiz birtakım kimliği belirsiz özel kuvvet askerlerini ya da "contractor" denilen bu paralı asker gruplarını İran’a indirip karmaşa yaratmayı deneyecektir.

Bir de son günlerde ısıtılan Azerbaycan konusu var. Ancak Azerbaycan yönetiminin çok daha itidalli davranacağını öngörüyorum. Özellikle Rusya, Bakü’ye gerekli telkinlerde bulunmuştur. Çünkü Azerbaycan’ın şu anda ana odağı Ermenistan’la devam eden süreç. Bakü yönetimi bu tarihsel avantajı İran’la çatışma uğruna yitirmek istemeyecektir.

***

İran Meclis Başkanı Kalibaf: "İran'ın kaderini Epstein çetesi değil, İran halkı belirler" 

İran Meclis Başkanı Kalibaf, ABD Başkanı Trump’a seslenerek İran’ın kaderinin dış müdahalelerle belirlenemeyeceğini vurguladı. Hamaney’in öldürülmesinin ağır sonuçları olacağını belirten Kalibaf, "İran'ın kaderini Epstein çetesi değil, gururlu halkı belirleyecek" dedi.


İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, "ABD'nin, İran'ın kaderinin Epstein çetesi tarafından değil, İran halkı tarafından belirleneceğini acı bir şekilde öğreneceğini" söyledi.

Kalibaf, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e suikastla "kendisinin ve askerlerinin başına nasıl bir felaket getirdiğinin hâlâ farkında olmadığını" ifade etti.

İran Meclis Başkanı, "Amerikalılar şimdi İran'ın kaderinin Epstein çetesi tarafından değil, yalnızca gururlu halkı tarafından belirleneceğini acı bir şekilde öğrenecekler" ifadelerini kullandı.

Kalibaf'ın paylaşımında şunlar kaydedildi: "Trump, imamımızı şehit ederek hem kendisine hem de Amerikan askerlerine ne gibi zararlar verdiğinin hâlâ farkında değil ve bir millete kendi iradesini dayatmak istiyor. Amerikalılar asıl hassas noktayı vuramamışlardı ve şimdi anlayacaklar ki, canından daha değerli olan İran'ın kaderi, Epstein'in çetesi tarafından değil, yalnızca gururlu İran halkı tarafından belirlenecektir."

***
BİRGÜN


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

HSK'den ÇED davaları için ‘ihtisas mahkemesi’ kararı: ‘Yatırımcılara dikensiz gül bahçesi sunmak için kurulan mahkemeler’ -Gözde Tüzer Korkmaz/Özlem Songül Abayoğlu-EVRENSEL-

  HSK, acele kamulaştırma, özelleştirme, turizm ve ÇED kararları gibi çevre davaları için ‘özel mahkemeler’ belirledi. Avukat Arif Ali Cangı...